Topbaş'tan 3. köprüye şartlı evet

Topbaş'tan 3. köprüye şartlı evet.8510
  • Giriş : 15.01.2007 / 00:00:00

İstanbul'da 3. köprüye ihtiyaç olduğunu söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, bunun yapılmasını da şarta bağladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul'da 3. köprüye ihtiyaç olduğunu belirterek, ''Ama doğru yerde ve doğru zamanda yapmak koşuluyla. Ormanlar veya başka alanlar yağmalanıyorsa, köprü olsun olmasın yağmalanır'' dedi.

Topbaş, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, 3. köprünün güzergahına ilişkin sorular üzerine, güzergahın belirlendiğini, ancak bunu açıklayamayacağını belirterek, ''3. köprü bir ihtiyaç ama doğru yerde ve doğru zamanda yapmak koşuluyla'' diye konuştu.

''Köprünün kuzeyde olmasının orman alanlarını yok edeceği'' yönündeki eleştirilerle ilgili olarak da Topbaş, şunları kaydetti: ''Ormanları her zaman yağmalatırsanız yağmalatırsınız, köprünün geçip geçmemesi önemli değil ki... Bu sizin yönetimdeki kararlılığınıza bağlıdır. Ormanlar veya başka alanlar yağmalanıyorsa, köprü olsun olmasın yağmalanır. Siz yönetimdeki gücünüzü koymuyorsanız, taraf oluyorsanız, engel olmuyorsanız köprü bahane. Köprüyle hiç alakası yok. Onu da ona göre yaparsınız, ormanları da korursunuz.

Dünyada ormanların içinden geçen birçok yol var. Özellikle ağır vasıtaları by-pas eden transit geçişe 'evet' diyoruz. RO-RO dediğimiz deniz ulaşımıyla da bunlar düşünülüyor ama kara yoluna da ihtiyaç var, 3. Köprü gerekiyor. Belki 4. 5. köprüyü gelecek nesiller yapabilir.'' Topbaş, ''Tüp geçidi bitirelim, gözleyelim. Ondan sonra gerekirse 3. köprüyü yapalım'' yönündeki anlayışın da yanlış olduğunu belirterek, ''Böyle yaptığınız zaman geç kalıyorsunuz. Eş zamanlı çok hızlı bir şekilde götürmek durumundasınız. Biz de kara yollarını ve raylı sistemi eş zamanlı yapıyoruz. Köprü de aynı şekilde. Hatta kara yolu geçişli ikinci tüp geçişin yapımı başlayacak'' dedi.

-''KORUMA KURULU, SURLARIN TAŞINMASINA ONAY VERDİ''-

Topbaş, Taksim-Yenikapı arasında yapımı süren metronun Haliç geçişi için yapılacak köprü güzergahındaki Galata kara surlarının taşınmasına 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun onay verdiğini bildirdi. Kurulun ifadesine göre, taşların numaralandırılıp tek tek fotoğraflanıp bir yerde istifleneceğini belirten Topbaş, ''Metro geçtikten sonra da bir düzenleme yapılabilir.

Sağına soluna olabilir veya ötelenebilir. Harcı nasıl yapılacağı konusunda özgün malzemeyi o tarzıyla yeniden üretebilirsiniz. Özgün malzemeyle yeniden yapabilirsiniz, çimentoyla olmaz'' diye konuştu. Metro güzergahını DLH'nın belirlediğini ve burada ısrar ettiğini dile getiren Topbaş, şöyle devam etti: ''Zamanında metronun Şehzadebaşı'ndan, Bozdoğan kemerinin altından, Unkapanı Köprüsü üzerinden geçmesi daha doğruydu.

Vezneciler'de üniversite ve Beyazıt bölgesinin yükünü almak adına böyle bir yay çizerek getirildiği için, Süleymaniye'nin yakınından geçmesinin kaygıları ve tartışmaları gündeme geldi. Demek ki hattı çekerken iyi bir fizibilite yapılsaydı, Haliç geçişi için Unkapanı Köprüsü'nü rehabilite ederek bunun içinden geçirebilir miyiz, bunların hesabı yapılsaydı, bugüne kadar bu tartışmalar yapılmaz, metro da 50 kere kullanılır duruma gelmiş olurdu. 7-8 yıldan beri Haliç metro köprüsünü konuşuyoruz. Böyle bir köprü de gerekmezdi.''

-OTOPARK VE ULAŞIM-

İstanbul'daki otopark sorununa da işaret eden Topbaş, değnekçi olayının kentte bitirildiğini, şu anda 23 katlı otopark ihalesinin yapıldığını ve böylece toplam otopark sayısının 50'yi bulacağını söyledi. Topbaş, Ulaşım Zirvesi'nde taleplerinin ciddiye alındığını büyük bir bölümünün de gerçekleşeceğine inandığını belirterek, ''Ben bu konuda çok mutluyum. Çünkü çok talebimiz oldu. Hemen hemen tamamına yakını gerçekleşecek'' dedi. İstanbul'un su probleminin bulunmadığını da dile getiren Topbaş, hiç yağmur yağmasa bile 2007 Ağustos ayına kadar kentin su sıkıntısı yaşamayacağını kaydetti.

-''İSTANBUL'A KÖMÜR GİRİŞİNİ YASAKLAYABİLİRİZ''-

Kentin hava kirliliği sorunu da olmadığını dile getiren Topbaş, bu kış itibariyle bazı bölgelerde biraz kirlilik görüldüğünü, ancak bunun rahatsız edici boyutta olmadığını söyledi. İstanbul'da şu anda kapısının önünden doğal gaz geçmiş olmasına rağmen 600 bin ailenin henüz doğal gaz almadığına işaret eden Topbaş, ''Kentte doğal gaz kullanımını daha da artırarak olumsuzlukları ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz. İstanbullulardan bunu istiyoruz. Buna tedbir olarak daha ileride belki kömür girişlerini yasaklayabiliriz. 'Kesinlikle kömür kullanımı olmayacak' diyebiliriz'' dedi.

-''İGDAŞ'I EN KISA SÜREDE SATMAK İSTİYORUM''-

Topbaş, belediye şirketlerinin özelleştirilmesine yönelik çalışma başlattıklarını da belirterek, ''İGDAŞ'ı en kısa sürede satmak istiyorum. Şu anda İstanbul'da yüzde 90 gaz kullanımı var. 3 milyon 350 bin abonesi var. Yatırım boyutunu tamamlamış, rahatlıkla satılabilecek duruma gelmiş. EPDK'nın uyguladığı birtakım değerler var. Orada ufak bir değişiklik yapılırsa, çok daha iyi bir rakama satabileceğimizi biliyoruz. Bir taraftan görüşmeler devam ediyor. Diğer taraftan şirketin değerlendirme çalışmaları devam ediyor. İyi bir paraya satmalıyız. Diğer şirketlerimizden KİPTAŞ ve İDO halka açılabilir'' şeklinde konuştu.

Şirketlerle ilgili basında yanlış değerlendirmelerin yapıldığını ''Sayın Başkan İstanbul'u bitirdi, yurt dışında yatırım yapıyor'' ifadelerinin kullanıldığını dile getiren Topbaş, güven duyulan, başarıya ulaşan bir şirketin uluslararası boyutta iş yapmasının onların marka değerini artıracağını söyledi. İSBAK'ın Yunanistan'da sinyalizasyon yaptığını dile getiren Topbaş, ''(Bu şirketiniz niye yurt dışına satıyor) mu demek lazım? Ne güzel ihracat yapıyor, ekonomiye katkıda bulunuyor. Bunları düşünmek lazım ama maalesef bu yok'' dedi.

-SİİRT'E YATIRIM-

Topbaş, ''KİPTAŞ'ın neden başka kentlere değil de Siirt'e konut ve cadde düzenlemesi yaptığı'' yönündeki sorular üzerine de konut talebi gelen her yere gittiklerini, Siirt'ten gelen talepte belediye başkanının kendilerine arsa tahsis ettiğini, ayrıca küçük bir çarşının modernize edilmesini istediğini söyledi. Kiptaş'ın kasasından bir harcama yapılmayacağını, Siirt'in kaynaklarını kullanarak çalışma yapılacağını ifade eden Topbaş, ''Kalkınma adına İstanbul'un Türkiye'ye böyle bir katkısı olmalı.

Göçü önleme adına bunu önemsiyorum. Spesifik olarak bir tek Siirt'i görmek doğru değil. Başka illerden 'yatırım yapın' diye talep geliyor. Yatırımı kendi kaynaklarımızla yapmanın imkanı yok. Türkiye'nin her tarafına yetişemeyiz'' dedi. Topbaş, ''İstanbul'a girişlerde vize uygulanması'' yönündeki görüşlerin hatırlatılması üzerine de şunları kaydetti: ''Gelişigüzel, gerekçesiz İstanbul'a gelinmemeli. Bunu mutlaka bir sisteme koymak lazım.

Eğer İstanbul'a öğrenim amacıyla geliyorsanız belgeniz olmalı. İşiniz var, iş için geliyorsanız dilekçe verebilirsiniz. Bir gerekçe konmalı. Ben de bu öneriye katılıyorum. Turist olarak da gelinebilir ama bunu bir sisteme koymak lazım. Çünkü gelen vatandaş da yaşamını rahat sürdüremiyor. İstanbul'un taşı toprağı altın diye, 'her nasılsa bir şekilde geçinirim' anlayışıyla geliniyor. Göçü önlemek için Anadolu'nun kendi kendine yeterli hale gelmesi gerekiyor."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious