Toplarken cefası çok, yerken şifası

Toplarken cefası çok, yerken şifası.8834
  • Giriş : 05.12.2006 / 00:00:00

Bir hamsi bir de zeytin. İkisi de hem vazgeçilmez, hem de yiyecek alanında çok farklı çeşitleri yapılır oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Karadenizliler büyük bir keyif içinde söylerler, hamsinin etinden, sütünden, yününden faydalandıklarını; 40 çeşit yemek çıkarmakla kalmayıp, reçelini de yaptıklarını. Zeytin de, artık kahvaltı sofralarının temel gıdası ve dolmalarla salataların lezzet iksiri olmanın ötesine geçerek yemek kültürümüzün ayrılmaz bir parçası haline gelmeye başladı. ‘Sağlıklı yaşam’ vurgusuyla yükselen bu trend, bu işi yapan insanların dışındaki, profesyonel işlerini bırakan önemli bir kitleyi de kendine çekiyor. Son yıllarda özellikle büyük kentlerde zeytinyağı butikleri oldukça revaçta. Zeytinin ve zeytinyağının iksiri ile tüketiciyi buluşturan butiklerin alıcı kesimi ise genellikle gelir grubu yüksek kesim. Oysa büyük zeytinyağı üreticileri her mutfağın zeytinyağı ile sıkı bağ kurmasını ve sağlık açısından zeytinyağının öneminin kavranmasını istiyor. Fakat yine de güzelliğin ve sağlığın iksiri zeytinyağı tüketim alışkanlığı belirli bölgelerle sınırlı kalıyor. Bu yüzden de sektördeki büyük isimler zeytinyağı ile bir yandan dünya piyasasında yer almaya uğraşırken diğer taraftan yerli tüketici ile de daha sıkı bağ kurmaya çalışıyor.
İtalyan markası Verde ile 1996 yılında zeytinyağı sektörüne giren ve bugün öncü konuma gelen Ali G. Ulukartal bu isimlerden biri. Daha önce makarna sektöründe çalışan, makarna konusunda geniş bilgilere sahip olan Ulukartal, Pastavilla markası ile Türkiye’yi tanıştıran bir isim. Ulukartal, Pastavilla’yı Koç Grubu’na sattıktan sonra zeytinyağı sektörüne adım atmış. Şimdiye kadar büyük oranda ihracat ile Verde’yi büyüten Ulukartal, yerli tüketicinin zeytinyağının pahalı ve lüks olduğu algısını yıkmaya çalışıyor. Verde, geçtiğimiz hafta onuncu yılı dolayısı ile basın mensuplarını zeytin hasadında ağırladı. İzmir Torbalı’da gerçekleşen bir günlük zeytin toplama işlemi bile aslında zeytin işçiliğinin hiç kolay olmadığını anlamak için yeterliydi. İzmir’de genellikle zeytin işçileri köylerden geliyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan zeytin toplama işlemi akşamın geç saatlerine kadar sürüyor. Torbalılı Asım Uyar, zeytin toplarken kadınlar ve erkeklerin ortak çalıştığını söylüyor. Erkekler zeytinleri dalından düşürürken kadınlar da yerden topluyor. Sabahın 8’inde zeytinlikleri dolduran işçiler 4’e kadar çalışmaya devam ediyor. Zeytin olduğu zamanlar 20-30 gün çalışıyor işçiler. Günlük yevmiyeleri ise 20-25 YTL arasında değişiyor. Köylüler için zeytin geçim kaynağı olmasının yanı sıra bereketin de göstergesi. Güneydoğu’dan fındık toplamak için Karadeniz’in yolunu tutan işçiler olmasına rağmen zeytin daha çok yerli halkına teslim etmiş kendini. Zeytini, ağaçlarının dallarının hırpalanmaması, bir sonraki yıl tekrar verimli olması için işi bilenlerin toplaması gerekiyor. “Güneydoğulular bu işi beceremiyor.” diyen Asım Uyar, artık zeytinde rekabetin arttığını söylüyor.

Her ne kadar zeytinyağı sektöründe birkaç büyük firmanın ismi duyulsa da küçük çaplı girişimcilerin sayısının arttığı da bir gerçek. Mühendis, doktor, tekstilci, bankacı gibi farklı mesleklerden birçok kişi mesleğini bırakarak zeytinlik alıp kollarını çoktan sıvadı bile. Fakat dünyada, zeytin ağacı dağılımı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde daima ilk beş sırada olan Türkiye’de ne yazık ki zeytinyağı tüketimi hâlâ yılda 1-1,5 kilo civarında. Bu yüzden zeytinyağcılar bir araya gelip “Zeytinyağı Tanıtım Grubu” kurmaya karar verdiler. Ali G. Ulukartal, her eve zeytinyağını sokmak için bu grupta şartsız yer alacağını söylüyor. Bu tanıtım grubu faaliyet göstermeye başladıktan sonra tüketicinin ilgisini nasıl etkileyeceğini önümüzdeki günler gösterecek. Fakat sağlıklı yaşlanmak isteyenlerin zeytinyağına mutfakta daha geniş yer açması gerektiği bir gerçek.

Sağlıklı yaşam ve güzellik için zeytinyağı

2-3 kaşık sızma zeytinyağını 1 yumurta sarısı ile çırpıp saç diplerinize parmak uçlarınızla masaj yaparak sürün. 20 dakika bekletip yıkayın.

Altınotunu (kantoron çiçeği) bir miktar zeytinyağında 15 gün kadar bekletin. Sonra süzüp bir şişeye koyun. Bu yağı yanıklara ve yaralara sürebilirsiniz. İyileştirici özelliği vardır.

Tırnak uçlarınızı ve diplerini haftada 1-2 kez zeytinyağı ile ovarsanız sağlıklı bir görünüm kazanır, kırılmalar önlenir.

Zeytinyağını sofraya şişe ile getirin. Besin değerini kaybetmemek için salataya yiyeceğiniz zaman ekleyin.

Bağırsak sistemini çalıştırıcı özelliği nedeniyle aç karnına 1 kaşık sızma zeytinyağı içildiğinde kabızlığı giderir. Yemekten önce içilen 1 kaşık zeytinyağı mideyi ülsere karşı korur.

Zeytinyağı, anne sütüne çok yakın değerlerde içeriğe sahip olduğundan anne sütü almayan bebeklere doktora danışarak zeytinyağı ile besin takviyesi yapılabilir.

Bir miktar zeytinyağı birkaç defne yaprağıyla ezilip macun haline getirilir ve ağrıyan eklemlere veya yorgun ayaklara sürülürse ağrıyı azaltıcı etkisi vardır.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious