'Toprak değil konut satıyoruz'

  • Giriş : 25.04.2007 / 00:00:00

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş, ''Türkiye, hiçbir ön yargının esiri olmadan, yabancı yatırımcılara konut sektörünün kapılarını ardına kadar açmalıdır'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) tarafından gerçekleştirilen ''Gayrimenkul Zirvesi 7'', ''Geleceği İnşa Ederken'' temasıyla İstanbul'da başladı.

İTO Başkanı Yalçıntaş, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, gayrimenkul yatırım ortaklıklarının (GYO), konut sektöründeki ''likit'' finansal enstrüman olarak kabul edildiğini, Türkiye gibi her anlamda bakir ve gelecek vaat eden bir ülkede, ekonomik istikrara paralel bir şekilde GYO'ların da gelişme göstererek yerleşmeye başladığını söyledi.

Gayrimenkullerin, uzun vadeli, sabit yatırımlar olmaları sebebiyle makro ekonomik dengesizliklerden ve piyasalardaki günlük, spekülatif amaçlı, iniş-çıkışlardan en az biçimde etkilendiklerini belirten Yalçıntaş, araştırmaların gayrimenkul fiyat artışlarının enflasyon oranları altında kalmadığını gösterdiğini bildirdi.

Türkiye'nin, 1995'te başladığı GYO uygulamalarında bugüne değin önemli bir yol aldığını, başlangıçta GYO girişimleri için önemli bir risk faktörü olarak görülen enflasyonun da makul ve kontrol edilebilir bir düzeye indiğini hatırlatan Yalçıntaş, ''Şüphesiz GYO meselesi, Türkiye'deki en önemli dezavantajından da yavaş yavaş kurtulmaktadır. O da, hepinizin bildiği gibi GYO şirketlerinin yeterince tanınmaması ve bilinmemesinden kaynaklanıyordu'' dedi.

Son 3 yıldır konut sektöründe gittikçe artan bir canlanma yaşandığını belirten Yalçıntaş, şöyle devam etti:

''En son TBMM tarafından kabul edilen ipotekli konut kredisi yasası da, sektörün canlanması için önemli bir yasal altyapı hazırlamaktadır. Aynı zamanda tutsat sistemi konut arzını, konut üretimini destekleyecektir. Dar gelirlilerin de konut edinmelerini kolaylaştıracaktır. 'Dünyada mekan, ahirette iman' anlayışının yerleşik olduğu bir toplumda ev sahibi olma arzusu da uygun ekonomik ve mali ortam sayesinde önemli bir ivme kazanmıştır.''

2006'da 550 bin konut yapımına başlanan Türkiye'de bu yıl, 600-650 bin yeni konut ihtiyacı olacağının öngörüldüğünü dile getiren Yalçıntaş, bunun önemli bir piyasa olduğunu ve bu piyasada hedef kitlenin, orta ve alt gelir grubu olacağını kaydetti.

TOKİ'nin projelerine de değinen Yalçıntaş, ''Neredeyse Türkiye'nin tüm illerine yayılan ve belediyelerle işbirliği halinde gerçekleştirilen TOKİ projeleri, sektörün lokomotifi haline gelmiştir'' dedi.

''YABANCILARA KAPILAR ARDINA KADAR AÇILMALI''

''Bence bu noktada dikkat çekilmesi gereken bir başka nokta da yabancıların yatırımıdır'' diyen Yalçıntaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Türkiye, hiçbir ön yargının esiri olmadan, yabancı yatırımcılara konut sektörünün kapılarını ardına kadar açmalıdır. Tüm dünyada, başta İspanya gibi ülkeler olmak üzere yabancılara sağlanan kolaylıklar, bizim ülkemizde de sağlanmalı, bu konuda direnç noktaları oluşturulmamalıdır. Çünkü biz toprağımızı değil, konutu satıyoruz. Çünkü biz bu ülkenin ekonomisi ve refahına katkıda bulunacak sermayeye kapılarımızı açıyoruz. Şunu unutmamak gerekir ki, siz normal piyasa koşullarında yatırımcı olarak bu ülkeye yabancı sermayeyi sokmazsanız, daha sonra uluslararası kuruluşlardan aldığınız borçlarla, sokuyor ve böylece de belirleyici olmaktan da uzaklaşıyorsunuz.''

Konuşmasında İstanbul'un önemine de değinen Yalçıntaş, kentin Türkiye ekonomisinin ağırlık merkezi durumunda olduğunu anlattı. Yalçıntaş, ''Ekonomik anlamda İstanbul demek, Türkiye demektir'' dedi.Göç alan İstanbul'da, çarpık kentleşmenin yanı sıra önemli oranda konut sorunu da yaşandığına dikkat çeken Yalçıntaş, İstanbul'un bugün çok hızlı bir değişim sürecine girdiğini kaydetti.

Yalçıntaş, İstanbul'un uluslararası bir ticaret, turizm, kongre, fuar ve finans merkezi olma vizyonunun, şehirdeki gayrimenkul fiyatlarına da yansıyacağını söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious