Toptan'dan Arıtman'a 'köken' tepkisi

Toptan'dan Arıtman'a 'köken' tepkisi.13524
  • Giriş : 21.12.2008 / 17:30:00
  • Güncelleme : 21.12.2008 / 17:22:43

TBMM Başkanı Köksal Toptan, CHP'li Canan Arıtman'ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün kökenine yönelik sözlerini sert çıktı. Toptan, Arıtman'a ettiği yemini hatırlattı:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


''BİRBİRİMİZİN KÖKENİNİ ARAŞTIRMAK VE ORALARDAN BİRTAKIM YERLERE VARMAK GİBİ BİR DAVRANIŞIMIZ OLAMAZ''

TBMM Başkanı Köksal Toptan, 1915 olaylarına ilişkin ''Tek yanlı olarak Türkiye'yi mahkum etmeye çalışmak, Türkiye'yi yargılamadan, özür dileme noktası olarak ifade edilebilecek infaza götürmek, en azından haksızlıktır'' dedi.

Toptan, resmi temaslarda bulunmak üzere özel uçak ''GAP'' ile saat 11.30'da Makedonya'ya gitti.

Köksal Toptan'ı, Esenboğa Havalimanı'nda Ankara Valisi Kemal Önal ve diğer yetkililer uğurladı. Toptan ile eşi Saime Toptan ve bazı milletvekilleri de Makedonya'ya gitti.

Hareketinden önce ziyaretine ilişkin açıklama yapan ve gazetecilerin sorularını yanıtlayan Toptan, ''Ermenilerden özür dileme'' kampanyasını ve bu kampanya üzerine CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman'ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e yönelik sözlerini değerlendirdi.

Toptan, Arıtman'ın ifadesini, seçtiği sözcükleri kesinlikle onaylamadığını vurgulayarak, ''Fevkalade yakışıksız. Bildiğim kadarıyla dayanaksız ama daha önemlisi siyasetçinin, TBMM Genel Kurulu'nda yapmış olduğumuz yemin çerçevesinde değerlendirdiğimizde kesinlikle ağzından çıkmaması gereken sözcükler çıktı. Bizim birbirimizin kökenini araştırmak ve oralardan birtakım yerlere varmak gibi bir davranışımız olamaz'' diye konuştu.

Türkiye'de çeşitli etnik gruplar bulunduğunu ancak herkesi Türk kimliğinin birleştirdiğini ifade eden Toptan, bu kimliğin dışında kimlik arayışlarının bir iddia ve itham meselesi sayılmasının hiç kimseye, Türkiye'ye yararı olmayacağını vurguladı. Toptan, ''O bakımdan ben, Sayın Arıtman'ın, 'Maksadımı aşan bir ifadede bulundum' demesini beklerken, bugün gazetelerde niyetini teyit eden yeni beyanlarını çok üzüntüyle okuduğumu ifade etmek istiyorum'' dedi.

''Özür bildirisi'' ile ilgili daha önce değerlendirme yaptığını anımsatan Toptan, Türkiye'nin Ermenistan ile ilişkilerini yeni bir aşamaya getirmeye çalıştığını ve bu amaçla çok iyi niyetli girişimlerde bulunduğunu kaydetti. Toptan, Türkiye'nin bir taraftan Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki sorunun çözümü için pek çok alanda diplomatik atak yaparken, diğer taraftan da ikili ilişkileri geliştirme konusunda kendisinden bekleneni yerine getirdiğini anlattı.

Türkiye'nin, sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili olarak şimdiye kadar ortaya konulan bütün iddialara karşı çok açık, net tavır koyduğunu belirten Toptan, 2005 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''bu işin tarihçilerin işi olduğunu'', ''Türkiye'nin arşivlerini açmaya hazır bulunduğunu'' söylediğini anımsattı. Toptan, her iki yönlü iddialarla ilgili, elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde, 1915 yılında bir soykırımın olmadığı, göç olaylarının sıkça yaşandığı, Türkler ile Ermeniler arasında karşılıklı mücadele olduğu ve bu mücadele sonucunda insanların öldüğünün bilindiğini kaydetti.

Toptan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bunların henüz araştırılması konusunda bir adım atılmadı. Türkiye'nin çağrısına dünyanın hiçbir yerinden olumlu bir yanıt gelmemiştir. Tek yanlı olarak Türkiye'yi mahkum etmeye çalışmak, Türkiye'yi yargılamadan özür dileme noktası olarak ifade edilebilecek infaza götürmek, en azından haksızlıktır. Özür bildirisini yayınlayan arkadaşlarımızın neye varmak istediklerini, hangi amacı elde etmek istediklerini anlamakta zorluk çekiyorum. Bu bildiri, Türkiye ile Ermenistan arasındaki yumuşamaya başlayan ilişkilere yeni bir ivme mi katacaktır? Bu bildiri, Ermeni diasporasının Türkiye aleyhindeki faaliyetlerine bir son mu verecektir? Bu bildiri, iddia edilen olayların açığa çıkmasına bir vesile mi, bir delil mi, bir dayanak mı teşkil edecektir? O nedenle bunu anlamakta zorluk çektiğimizi ifade etmek istiyorum.

Bundan sonra dünyada bu konuyla ilgili Türkiye'nin, 'Gelin bunu araştıralım' çağrısına cevap bulması da zorlaşacaktır. Çünkü bu çağrıyı yinelediğimiz yerde karşımıza bu arkadaşların bildirisini koyacaklardır. Denilecektir ki 'Neyi araştıracaksınız? Sizin aydınlarınız böyle bir olayı zaten kabul ettiler ve de özür dilediler'. O nedenle amaçlarının, hedeflerinin ne olduğunu bilemiyorum ama fevkalade yanlış bir şey olmuştur. Sürece hiçbir olumlu katkısı olmayacaktır. Hala bu bildiriyi savunuyor olmaları ve eleştiri yapanlara tahammülsüzlüklerini anlamakta zorluk çektiğimi ifade etmek istiyorum.

Kendileri bu dayanaksız bildiriyi fikir özgürlüğü adına yayınlıyorlar ama eleştirilere tahammül göstermiyorlar. Bunu da anlamakta zorluk çekiyorum.''

''SEÇMEN ARTIŞIYLA İLGİLİ YSK'DA BİR TEREDDÜT MEYDANA GELİR VE BUNU BİR KARARA BAĞLARLARSA VE O ÇERÇEVEDE DE PARLAMENTOMUZA DÜŞEN BİR GÖREV OLURSA, BİZ ONU MEMNUNİYETLE YERİNE GETİRMEYE HAZIRIZ''

TBMM Başkanı Köksal Toptan, seçmen sayısındaki 6 milyonluk artışı değerlendirirken, ''Normal görülmeyen seçmen artışıyla YSK'da bir tereddüt meydana gelir ve bunu bir karara bağlarlarsa ve o çerçevede de parlamentomuza düşen bir görev olursa, biz onu memnuniyetle yerine getirmeye hazırız'' dedi.

Toptan, Makedonya'ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda ziyaretine ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Makedonya Meclis Başkanı Trajko Veljanoslki ve Arnavutluk Meclis Başkanı Jozefina Topalli'nin resmi davetlisi olarak bu ülkeleri ziyaret edeceğini belirten Toptan, ziyareti sırasında, Türkiye-Makedonya Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı, Türkiye-Arnavutluk Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Kahramanmaraş Milletvekili Cafer Tatlıbal ile bazı milletvekillerinin kendisine eşlik edeceğini söyledi.

Hem Makedonya hem de Arnavutluk ile Türkiye arasında tarihe dayanan köklü dostluk bağları bulunduğunu anlatan TBMM Başkanı Toptan, her iki ülke ile ilişkilerin mükemmel düzeyde seyrettiğini, bu çerçevede çok sayıda karşılıklı üst düzey ziyaret yapıldığını bildirdi.

Makedonya eski Meclis Başkanı'nın Mart ayında, Arnavutluk Meclis Başkanı'nın ise 2007 yılı Aralık ayında Türkiye'yi ziyaret ettiklerini anımsatan Toptan, ''Ziyaretim, tesis etmiş olduğumuz samimi ve yapıcı işbirliği ortamı temelinde ilişkilerimizin daha da derinleştirilmesine yönelik müşterek iradenin teyidine ve bu yolda parlamentolarımızca atılabilecek adımların değerlendirilmesine de vesile olacaktır'' diye konuştu.

Köksal Toptan, ziyaretleri sırasında ikili ilişkilerin yanı sıra başta Balkanların güvenlik ve istikrarına ilişkin konular olmak üzere bölgesel ve uluslararası güncel meseleleri de ele alacaklarını kaydetti.

-''HER İKİ ÜLKEYLE YÜZYILLARA DAYALI BİRLİKTELİK...''-

Makedonya ziyaretinde Cumhurbaşkanı Branko Sırvenkovski ve Başbakan Nikola Gruevski ile görüşeceğini ifade eden Toptan, Makedonya Meclisi Genel Kurulu'na hitap edeceğini, ''21 Aralık Türkçe Eğitim Bayramı'' kutlama etkinliklerine katılacağını aktardı. İki ülke arasında artarak devam eden ekonomik ilişkilerin gelişmesine önemli katkılarda bulunacağına inandığı Makedonya-Türkiye Ticaret Odası'nın açılışını yapacağını da söyleyen Toptan, ziyaretinin ikinci gününde Manastır'daki Atatürk Anı Odası'nı ziyaret edebilecek olmaktan özellikle memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Toptan, ''Aziz Atatürk'ün kişiliğinin, fikirlerinin ve önderlik vasıflarının oluşmasında büyük katkısı olan bu okulun bizim için anlamı çok büyüktür'' dedi.

TBMM Başkanı Toptan, 24-25 Aralık günlerinde de Arnavutluk'ta bulunacağını, burada Meclis Başkanı'nın yanı sıra Cumhurbaşkanı Bamir Topi ve Başbakan Sali Berisha ile bir araya geleceğini belirtti. Turgut Özal Türk Koleji, Tiran Üniversitesi Türkoloji Bölümü ile Danışma ve Koordinasyon Timi Komutanlığını da ziyaret edeceğini anlatan Toptan, 25 Aralık Perşembe akşamı Türkiye'ye döneceğini söyledi.

Tarihi, kültürel, geleneksel ve insani bağların bulunduğu Makedonya ve Arnavutluk'un kendileri için özel bir yeri ve anlamı bulunduğunun altını çizen Köksal Toptan, bu ülkelerle ilişkilerin her alanda hızla gelişip derinleştiğini söyledi.

Toptan, ''Balkanlarda önemli bir konuma sahip olan Makedonya ve Arnavutluk ile Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası konulara yaklaşımları büyük oranda örtüşmektedir. Ayrıca, her iki ülkeyle yüzyıllara dayalı birlikteliğimiz, tüm alanlardaki işbirliğimizi daha da geliştirmek için mükemmel bir zemin sağlamaktadır'' diye konuştu.

-SEÇMEN SAYISINDAKİ ARTIŞ-

TBMM Başkanı Toptan, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

''Seçmen sayısındaki 6 milyon artışla ilgili tartışmaların hatırlatılması ve seçimlerin ertelenip ertelenmeyeceğinin'' sorulması üzerine Toptan, bu konuların tümüne Yüksek seçim Kurulu'nun (YSK) karar vereceğini söyledi.

Köksal Toptan, şöyle devam etti:

''Ben ancak şunu söyleyebilirim; Türkiye 29 Mart'ta güvenlik içerisinde, halkımızın özgür iradesinin yansıyacağı bir seçim yapacak ve halkımız güven içerisinde gidip oyunu kullanacaktır. Bundan zerre kadar kuşkum yoktur. Bunun bütün önlemlerini YSK almaktadır, almak zorundadır. Bu yetki tamamen ona aittir. Ancak normal görülmeyen seçmen artışıyla YSK'da bir tereddüt meydana gelir ve bunu bir karara bağlarlarsa ve o çerçevede de parlamentomuza düşen bir görev olursa, biz onu memnuniyetle yerine getirmeye hazırız. Ama ben YSK'nın tüm kuşkuları ortadan kaldıracak bir inceleme ve karar noktasına 1-2 gün içerisinde geleceğini umuyorum.''

-GÖKÇEK-KILIÇDAROĞLU TARTIŞMASI-

Toptan, bir gazetecinin, ''Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun canlı yayında yaptığı tartışma'' konusunda yorum yapmasını istemesi üzerine, ''Belki isterim de yapamam. Konumum itibariyle o tür günlük siyasi tartışmalara girmem mümkün değil'' dedi.

Önümüzdeki süreçte bu tür tartışmaların daha çok görüleceğine dikkati çeken Köksal Toptan, seçimler yaklaştıkça siyaset arenasının biraz daha ısınacağını söyledi.

Gazeteciler aracılığıyla bir çağrı yapmak istediğini belirten TBMM Başkanı Toptan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Ne olur bütün arkadaşlarımız, hangi siyasi düşünceye mensup olursa olsun, yarın birbirimizin yüzüne bakamayacağımız sözler etmeyelim. Sonuç itibariyle hepimiz Türkiye'nin daha mutlu olması, daha kalkınması, daha demokratik bir ülke haline gelmesi, daha büyümesi için çalışan insanlarız. Yöntem farklılıklarımız elbette olacaktır. Zaten partiler, siyaset onun için vardır. O nedenle mutlaka yarın beraber olmamız lazım gelen pek çok konu olacaktır. İşte o beraberlik gününü düşünerek, bugün köprüleri atacak davranışlar içerisinde olmamamız lazımdır.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*