Toptan'dan İsrail'e TSK örneği

Toptan'dan İsrail'e TSK örneği.11164
  • Giriş : 18.01.2009 / 15:23:00

TBMM Başkanı Köksal Toptan, ''İsrail'in terörle mücadele etmesi başka bir şeydir, terörle mücadele adı altında 431 çocuğun, bebeğin öldürülmesi başka bir şeydir'' dedi ve ekledi:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



İzmir programı kapsamında Vali Cahit Kıraç'ı makamında ziyaret eden Toptan, görüşmede İzmir'in eğitimdeki başarıları hakkında değerlendirmelerde bulunduklarını, kentin turizm, tarım alanındaki potansiyeli ve sportif organizasyonlardaki etkili yapısını ele aldıklarını söyledi.

Toptan, kentin daha iyi tanıtılması halinde, halen yıllık 1 milyon olan turist sayısının 5-10 milyonlara çıkmasının mümkün olabileceğini ifade etti.

''İsrail'in tek taraflı ateşkes duyurusu sonrası karşılıklı roket saldırıları yapıldığını'' yönünde bir gazetecinin sorusunu yanıtlayan Toptan, yeni bir saldırıya ilişkin henüz bilgisinin olmadığını, ancak sorudaki ifadeler üzerine değerlendirmede bulunulduğu taktirde bunun ''mazur görülemez'' bir durum olduğunu söyledi.

TBMM Başkanı Toptan, şunları kaydetti:

''Orada baştan da ifade ettiğimiz gibi orantısız ve ölçüsüz bir güç kullanılmaktadır. İsrail'in terörle mücadele etmesi başka bir şeydir, bugün açıklanan rakamlarla da açıkça görüldüğü gibi terörle mücadele adı altında 431 çocuğun, bebeğin öldürülmesi başka bir şeydir. İsrail Başbakanı Olmert de 'çocukları, sivilleri öldürdüğümüz için özür diliyoruz' diyor. Böyle bir özür, böyle bir savunma olabilir mi? Artık dünyadan en ayrıntılı hedefler bile rahatlıkla tespit edilebilmekte. Terörle mücadele adı altında eylem yapılıyorsa çok rahatlıkla sivil hedeflere zarar vermeden yapılabilmektedir. Bunun en yakın ve net örneği Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kuzey Irak operasyonlarıdır. Şu ana kadar pek çok hava ve kara harekatında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir tek sivil hedefe dönük eylemi yoktur.''

Bölgede barış girişimlerine iki tarafın da destek olması gerektiğini ifade eden Toptan, şöyle devam etti:

''İsrail, şu ana kadar kullanmamış olduğu bir takım silahları çocuklar üzerinde denemek suretiyle kabul edilemez, anlaşılamaz, anlatılamaz ve hiçbir gerekçeyle anlatılamaz bir kara ve hava harekatı gerçekleştirmektedir. Bunun bir an evvel sona erdirilmesi gerekir. İsrail'in Gazze'den bir takım saldırılar yapıldı diye acımasız kara ve hava saldırılarına devam etmesi ilan edilen tek taraflı ateşkesi anlamsızlaştırmaktadır. İsrail'e yapılan çağrı tek taraflı ateş kesmesiydi. Tek taraflı ateş kestikten sonra yeni bir saldırı yapmak için pek çok neden, bahane bulunabilir. O gerekçeyle yeni bir saldırı olduğuna yönelik benim bir bilgim yok ama arkadaşımın ifadesinden hareketle söylüyorum, mazur görülemez.

Barış girişimlerine her iki tarafın, hem Hamas'ın hem İsrail'in destek olması lazım. Bugün Mısır'da sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'ün de katılacağı bir zirve toplantısı var. Burada ateşkes ve onun şartları değerlendirilecekti. Böyle bir toplantının hemen öncesinde bu tür karşılıklı saldırı haberleri dünyanın konuyla ilgili girişimlerini ciddi şekilde yaralamaktadır. Herkesin daha sorumlu ve sağduyulu hareket etmesi gerekmektedir.''

-AVRUPA'NIN TAVRI-

Köksal Toptan, bir gazetecinin, İsrail'in Gazze saldırısına AB ülkelerinin gösterdiği tavırla ilgili sorusuna karşılık, AB'de Fransa dışında hiçbir ülkenin ciddi girişiminin olmadığını, hatta yapılan ilk açıklamalarda İsrail'in bu saldırıyı savunma amaçlı yaptığının ifade edildiğini, sonra beyan değişikliğine gidildiğini söyledi.

''İtiraf etmeliyim ki AB'den yükselmesi gereken ses maalesef gelmemiştir, duyulmamıştır'' diyen Toptan, İslam ülkelerinin parlamento başkanlarını İstanbul'da bir araya getirmek suretiyle bu ülkeler arasındaki ihtilafları gidermeye çalıştıklarını, bunda başarılı olduklarını düşündüklerini kaydetti. İlk kez tüm ülkelerin bir araya geldiğini ve muhalefetsiz, şerh düşülmeksizin bir ortak deklarasyona imza atıldığını belirten Toptan, bu anlayışın sürdürülmesi halinde barışın Orta Doğu'ya gelmesinin daha mümkün hale gelebileceğini dile getirdi.

-''TÜRKİYE'NİN TERÖRLE MÜCADELESİ''

Barack Obama'nın ABD'de başkanlık koltuğuna oturmasının Orta Doğu'ya barış getirip getirmeyeceği yönündeki soru üzerine Toptan, şunları söyledi:

''Umarım olur ama bekleyip görmek lazım. Büyük devletlerin temel dış politikalarında çok fazla ve radikal sayılabilecek değişiklikler beklememek lazım. Tüm dünyanın istediği beklediği sağduyulu harekettir. Terörden herkes şikayet etmektedir. Türkiye yıllardır terörle mücadelesini sürdürürken meramını duyurmakta zorluklarla karşılaşmıştır.

11 Eylül saldırısı terörün küresel bir olgu olduğu gerçeğini herkese anlatmıştır. Ona rağmen hepinizin bildiği gibi bazı Avrupa ülkeleri hala Türkiye'nin mücadele etmek durumunda olduğu terör örgütü ile ilgili müsamahalı ve müsamahakar tavırlarını sürdürmeyi yeğlemektedirler. Terör öyle bir olgudur ki ne zaman kimin kapısını çalacağını kestirmek mümkün değildir. O nedenle Türkiye sürekli küresel teröre karşı küresel bir mücadelenin yapılması gerektiğini savunmaktadır. Bunda ne kadar başarılıyız bilemem ama bu doğru yolda ilerlememiz gerekir. Türkiye terörle mücadelesini elbette kesintisiz, hiç ödün vermeden sürdürecektir.''

Toptan, Türkiye'nin bu mücadeleyi sürdürürken, kalkınmasını da devam ettireceğini belirterek, şöyle dedi:

''Şu anda dünyanın 16. büyük ekonomisiyiz. Hedefimiz 2023'de ilk 10 büyük ekonomi arasına girmek. Bunu yapabilecek gücümüz, heyecanımız, potansiyelimiz var. Türkiye, terörle mücadelesini sürdürmesinin yanında demokrasisini de geliştirmeye, demokratik standartlarını da yükseltmeye devam edecektir. Hem demokrasi hem terörle mücadele ama bu ikisini yaparken kalkınmamızda duraksamayacağız. Bunu yaparsak kesin sonuç alma imkanı bulabiliriz.''

Türkiye'nin bölgesinde güçlü, demokratik, sosyal ve laik yapısıyla model bir ülke olduğunu belirten Toptan, bu gücün iyi yetişmiş insan yapısından ve Büyük Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma heyecanından kaynaklandığını söyledi.

Toptan, ''Biraz daha birbirimize sokulursak, birbirimizin elinden tutarsak ve birbirimizi daha az hırpalarsak, hoş görüyle bakarsak öyle inanıyorum ki büyüme hızımız, kalkınma, güçlenme hızımız daha da artacaktır'' diye konuştu.

-''ERGENEKON'' SORUŞTURMASI-

Bir gazetecinin ''Ergenekon'' soruşturmasında gelinen süreç ve Tuncay Güney'in TRT yayınına çıkmasıyla başlayan tartışmalarla ilgili sorusunu da yanıtlayan Toptan, yargı sürecinin devam ettiğini, bu aşamada savcılar ve hakimlerin çok büyük bir dikkatle, Anayasa ve yasaların kendilerine yüklediği sorumluluk bilinci içinde hareket ettiklerinden hiç kuşku olmadığını söyledi. Toptan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Daha işin başındayken ne insanları mahkum etmek ne de insanları aklamak doğru bir hareket olabilir. Beklemek, yargıya güveni kaybetmeden işin seyrini takip etmek gerekir. Yargının verdiği kararlar bazen bizim hoşumuza gitmeyebilir, ama bu yargının verdiği kararın yanlış olduğu anlamına gelmez. Yargı süreci dediğimiz süreç çok aşamalı bir süreçtir. Savcılık aşaması arkasından mahkeme aşaması, Yargıtay süreci var. Belki Yargıtay Ceza Genel Kurul süreci var. Şimdi artık Anayasamızın 90. maddesinde ifade edildiği gibi AİHM süreci var. Bu süreci serinkanlılıkla izlemek gerekir. Bu süreci izlerken birbirimize deyim yerindeyse ateş etmememiz lazım. Birincisi yargıyı rahat bırakmak, yargı üzerinde spekülasyon yapmamak lazım. Yargının herkese lazım olduğu gerçeğini unutmamak lazım. Yargının yerine ikame edebileceğimiz başka bir güç olmadığını bilmemiz lazım. Bu işleyişi müdahalesiz işleyebilir halde tutmaya özen göstermemiz lazım.''

Toptan soruşturmayla ilgili yapılan yayınlar hakkında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün değerlendirmelerine katıldığını ifade ederek, şunları kaydetti:

''Herkes ağzına geleni söyler bu da gazete ve televizyonlarda pehlivan tefrikası gibi yayınlanır hale gelirse, bu iyi olmuyor. Cevap hakkı verdik, kullansınlar... Böyle bir mazeret olmaz, olmaması gerekir. Bizimle ilgili de haberler çıkıyor. Bir kısmını görme imkanımız bile olmuyor. Bir küçük gazetede çıkıyor haber. Onu yalanlamadıysanız, tekzip göndermediyseniz ya da gönderdiğiniz tekzip yayınlanmadıysa o haberi alan bir başka gazete, köşe yazarı o haber sanki doğruymuş gibi bir sürü senaryo yazıyor. İnsanlar 'bugün ne haber çıktı, neyi yalanlayacağım, neyi tekzip edeceğim' diye uğraşmak zorunda bırakılmamalı. İnsanlar tedirginlik içinde yaşamamalıdır. Medya mensubu arkadaşlarımıza da çok önemli görevler düşüyor, bir sorumluluk anlayışı içinde hareket edilmesi gerekiyor.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*