'Töre ve Namus Cinayetleri'ne tedbir

'Töre ve Namus Cinayetleri'ne tedbir.17997
  • Giriş : 10.01.2007 / 00:00:00

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, "Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesine Yönelik Tedbirlerin Koordinasyonu"na ilişkin genelge yayınladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Aksu, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet, gerek ulusal gerekse uluslararası düzeyde yapılan tüm çalışmalar ve tedbirlere rağmen toplumsal bir sorun olarak varlığını sürdürdüğüne belirtti. Aksu, özellikle kadına yönelik olarak gerçekleşen şiddet olaylarının en uç noktasının ise kuşkusuz, töre veya namus adına işlenen cinayetler olduğunu kaydetti. Aksu, Türkiye'nin de töre ve namus cinayetlerinin işlendiği ülkeler arasında yer aldığına işaret ederek, "Bu durum, ülkemizin uluslararası platformlarda eleştirilmesine, gelişmişlik düzeyi kendisinin çok altındaki ülkelerle aynı düzeyde görülmesine, töre ve namus cinayetlerinin ortadan kaldırılması için zaman zaman önlem almaya davet edilen konuma getirmektedir." dedi.

Aksu, töre cinayetlerinin önlenmesinin temel hak ve özgürlüklerin en üst seviyede güvence altına alınması, toplumsal huzur ve güven duygusunun artırılması ve ülkemizin çağdaş dünyada hak ettiği saygınlığı koruması bakımından gerekli olduğuna işaret etti. Çocuk ve kadınlara yönelik şiddet hareketleri ile töre ve namus cinayetlerinin önlenmesi için alınacak tedbirlerle ilgili olarak Başbakanlık tarafından daha önce genelge yayınladığını hatırlatan Aksu, bahse konu genelge ile tespit edilen görev ve sorumlulukların kapsamında yerine getirilmesi gereken tedbirlerin etkin ve süratli bir şekilde koordine edilerek hayata geçirilmesinin gerekli olduğunu ifade etti.

Aksu, kadınlara ve çocuklara yönelik şiddette maruz kalanların güvenlik güçleri tarafından tespit edilmesi durumunda, yaşadıkları travmaya bağlı olarak içinde bulundukları ruhsal durum gözönünde bulundurularak, bu kişilerin müracaatlarında yapılması gereken her türlü işlem, imkanlar ölçüsünde bayan personelin de katılımıyla, insani yaklaşım içerisinde ve ivedilikle yerine getirilmesini istedi.

Aksu, şiddet mağdurları ile ilgili kolluk birimlerine intikal eden ihbar ya da müracaatlara ilişkin yapılması gereken adli işlemler Cumhuriyet Savcıları
bilgilendirilmek suretiyle, 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14. maddesinin (a) bendine göre belediyelerin kadın ve çocuklar için sığınma evleri açmaları gerektiğini kaydeden Aksu, özellikle kadınlara yönelik şiddetin sonucu olarak ortaya çıkan töre veya namus cinayetlerinin önlenmesine yönelik olarak, illerde valilerin veya görevlendireceği vali yardımcısının, ilçelerde kaymakamların başkanlığında kolluk kuvvetleri, mahalli idareler, sosyal hizmet birimleri, meslek kuruluşları, sağlık müdürlükleri, milli eğitim müdürlükleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile gerekli görülmesi halinde diğer kurum ve

kuruluşların temsilcilerinin katılımı ile komiteler oluşturularak, tespit edilen çözümlerin işbirliği içerisinde hayata geçirilmesini istedi.

Aksu, çeşitli sebeplerle töre veya namus cinayetine maruz kalabilecek durumda bulunanlar veya aile içi şiddete maruz kalmış kadınlar ve çocuklarla
ilgili her türlü koruma tedbirinin alınmasını istedi. Şiddet mağdurlarının ilgili yere sevkine kadar geçen sürede ise iaşe, konaklama, tedavi ve ulaşım gibi bir takım ihtiyaçlarının belediyeler, İl/İlçe Özel İdareleri ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu kaynaklarından karşılanması gerektiğini kaydetti.

Kadın sığınma evi bulunmayan yerlerde, töre/namus cinayetine maruz kalabileceğini beyan eden veya somut bir olayda töre/namus cinayetine maruz kalabileceği öngörülen kişilerin rızaları doğrultusunda, ivedilikle sosyal hizmet birimleri haberdar edilmek suretiyle teslim alınmalarını istedi.

Aksu, kadın sığınma evi bulunmayan yerlerde, mağdurların ilgili yere sevkine kadar geçen sürede geçici olarak korunmalarının ve sığınmalarının yer ayarlanmasını gerekli olduğuna işaret ederek, bu esnada gizliliğe riayet edilmesini istedi.

Töre ve namus konusunda toplumda yerleşik ön yargı veya geleneksel anlayışın değiştirilmesi amacıyla halkın konu ile ilgili farkındalığını ve
duyarlılığını artıracak etkinlikler düzenmesinin önemine işaret eden Aksu, töre ve namus cinayetleri ile çocuk ve kadınlara yönelik şiddet olaylarına ilişkin soruşturma sürecinde görev alan genel kolluk kuvvetleri personeline yönelik, bu konularda çalışma ve araştırmalar yapan bilim adamları ve uzmanların da desteği alınarak hizmet içi eğitim faaliyetlerini düzenlenmesini gerekliliğine dikkat çekti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious