'Trabzon'u ben de olsam kurtaramam''

  • Giriş : 03.01.2007 / 00:00:00

Seoul Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, antrenörlüğe başladığı ilk günkü heyecanla Güney Kore'ye gideceğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Güneş, Usta Otel'de düzenlediği basın toplantısında, Güney Kore seyahati öncesinde yeni takımı ve Trabzonspor ile ilgili olarak kendisine yöneltilen soruları yanıtlarken çarpıcı açıklamalar yaptı.
Trabzonspor konusunda değerlendirmelerde bulunan Şenol Güneş, Bordo - mavili kulüpte çok hatalar yapıldığını, Trabzonspor'u, içinde bulunduğu durumdan bir teknik direktörün kurtaramayacağı söyledi.

"Bugünkü antrenör Trabzonspor'u kurtaramaz" diyen Güneş, "Bunu Ziya Doğan ile ilgili söylemiyorum. Çünkü tek başına birşey yapamaz. Ben de olsam yapamam" dedi.

Güneş, Trabzonspor'un geldiği noktanın üzüntü verici olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Trabzonspor, başarısız gözüküyor. 1967 yılında kuruldu. Deneyimi var ancak hataları var. Hatalar herkesin başına gelebilir. Önemli olan bu başarısızlıkları nasıl değiştirebileceğinin tespitin yapılması. Bunlar Trabzonspor'un sahiplerine düşen görevdir. Teknik heyet ve yönetime incitmeden yön vermek lazım. Taraftar, çizgisini kaybetti. Trabzonspor bizimdir, bizim olacak ama hata yapıyoruz. Görevde bulunanlara saygısızlık olmasın diye uzak durarak daha fazla hata yapmalarına neden olduk. Trabzonspor'un ilk 5'e gireceğini düşünüyorum. Öyle yanlışlar yapıldı. O hatalar olmasaydı takım ilk 5'de olurdu. Büyük paralar harcanarak yapılan transferler Trabzonspor'u şampiyon yapmaz, dibe getirir."

Trabzonspor'da bölünmelerin olduğunu ifade eden Güneş, "Sen ben kavgaları yoğunlaştı. Çözüm tarafına geldi mi bir araya gelmeyi düşünmüyoruz. Bugünkü yönetime sadece herşey bırakılmamalı. Trabzonspor'un anayasası ortaya çıkartılmalı. Yeni çıkacak fikirlere göre kim yönetici gelirse gelsin, nasıl bir bütçeyle çalışacağını, nasıl oyuncu alacağını önceden bilmeli. Bunun belirlenmesi yapılmalı. Herkesin elinde Trabzonspor, başka yere gidiyor. Trabzonspor anlayışına uygun bir yapı olmalı. Trabzonspor, ilkeler, prensipler koyacak. 'Biz böyle antrenör istiyoruz, böyle futbolcu istiyoruz' diyecek. Devamlı dışarıdan yardım alan Trabzonspor başarılı olamaz. Kendi özdeğerlerini de kullanmalı" diye konuştu.

Güneş, başarı ve başarısızlığın sahibinin yönetim kurulu olduğunu da belirterek, "UEFA kriterlerine uymamak Türkiye'nin sorunudur. Eski patron zihniyetiyle kulüpler yönetiliyor. Kurumsallaşmayla yönetilse sorun olmaz. Bir antrenör alınıp daha sonra suçlanılmamalı. Demek ki kendi başarısızlığına kılıf arıyorsun. Görev verdiğiniz elinizden, kolunuzdan şikayetsiniz. Gittiğim kulüpte 2 profesyonel var. Bütçem bu, şartlar bu, böyle çalışacağız. İş bitiyor. Aldığınız oyuncuyu kovmak için bahane arıyorsunuz. Yöneticiler düşünce üretmeli" diye konuştu.

Güneş, görevi bıraktıktan sonra kimseye cevap vermediğini kaydederek, şöyle devam etti:

"Sokakta kadınlar gibi dedikodu yapıyorlar. Derdi olan varsa benimle konuşmalı. Bunları kavga yapmak için söylemiyorum. Transferdeki kararsızlığım ile ilgili konuşuluyor. Devre arasında Szymkowiak'ı aldılar, peki neden Zurawski'yi almadılar. Bu isimleri ben verdim. Ancak 'Zurawski'nin parası fazla' dediler. 'O zaman almayın' dedim. Sonra gidip aynı paraya başka oyuncu alıyorsun. Benim disiplinsiz olduğumu söylüyor. Herkes benimle ilgili konuşuyor. Ağzımı açsam sokağa çıkamazlar. 'Futbol A.Ş'nin başına geçmedi' diyorlar. Ne A.Ş'si, hangi A.Ş.? Parayı kazanacaklar bana 'al harca' mı diyecekler? 'Altyapı tesisi için harcama yapalım' dedim, yapmadılar. Oyuncuya prim vermiyorlar. Niye geçeyim daha Futbol A.Ş'nin başına. Sen oyuncuyu zehirlemişsin. İneği dereye getirebilirsin ama zorla su içeremezsin."

Güneş, bir gazetecinin "Futbol Federasyonunun seçime gitmesi milli takımı olumsuz etkiler mi" şeklindeki sorusuna ise, "Seçimler yönetimlerle ilgili, takımla ilgili değil. Milli takıma gelen fahri olarak geliyor. Fatih Terim'i de etkileyeceğini sanmıyorum" dedi.

Güneş, meşru olmayan bir şey varsa bunun ortaya koyulması gerektiğini ifade ederek, 'Bu devletin, federasyonun, herkesin görevi olmalı. Seçimle gelen seçimle gitmeli. Ama şüphelerle, güvensizlikle yaşayamayız. İnsanların birbirlerine güvensizliği var. Her alanda böyle. Bugünkü federasyon bunu taşıyamaz hale geldi. Gelene güvenecek miyiz, belli değil" diye konuştu.

- "İŞİM GÜNEY KORELİLERE GÜZEL FUTBOL SEYRETTİRMEK" -

Güneş, Uzakdoğunun kendisi için yeni bir dönem olacağını belirterek, "Batıdaki futbol anlayışına uyum sağlayamadık. Maalesef ülke olarak o sıkıntımız var. Batıda ticari boyut üst seviyeye ulaştı. Güney Kore'de ise futbola ve başarıya açlar. Güzel futbol izlemek istiyorlar. Benim işim de bunu sağlamak" dedi.

1967'de futbola başladığını 1987 yılında da antrenör olduğunu dile getiren Güneş, şunları söyledi:

"Antrenörlüğe başladığım ilk günkü heyecanla Güney Kore'ye gidiyorum. Nelerin beni beklediğini bilmiyorum. Hayalimde oradaki futbola katkı yapmak var. Profesyonel olanlarla çalışmayı seviyorlar ancak teknik taktik eksiklikleri gördüm. Beceri olarak onlara birşey katmaya çalışacağız. Futbol dışında da kazanacağımız şeyler olabilir. Türkiye, 200 milyon dolar ihraç ürünü gönderirken 3 milyar dolar oradan satın alıyor. Türkiye'nin ürünlerini satabiliriz, turizmi kullanabiliriz. Daha iyisi Kore halkı bizi seviyor. Benim de oraya gitmem bunlara vesile olur diye düşünüyorum."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious