Transfer, başarı demek değil

  • Giriş : 25.07.2006 / 00:00:00

Transfer sezonu tüm hızıyla devam ederken, kulüpler oyuncu seçiminde ince eleyip sık dokuyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Özellikle yabancı transferlerde oyuncunun uyum sorunu yaşamaması ve takıma katkı sağlaması için hiçbir fedakarlıktan kaçınılmazken, camianın beklentileri de üst seviyede tutuluyor.

G.Saray, F.Bahçe ve Beşiktaş bir taraftan yeni sezon hazırlıklarını hummalı bir biçimde sürdürürken, diğer taraftan yerinde oyuncu transferi için büyük gayret sarf ediyor. Sezon sonunda zafere ulaşıp camiayı sevince boğmak isteyen üç büyükler, gerektiğinde transferde de hız kesmeden bol para harcayabiliyor. Ne var ki yapılan süper transferler her zaman istenilen sonucu vermiyor. Üç büyük kulübün son 10 yılında istisnalar dışında, hem pahalı transferlerin hem de çok transferin, şampiyonluğu getirmediği ortaya çıkarıyor.

1995-96 sezonunda teknik direktörlüğe Brezilyalı Carlos Alberto Parreira'yı getiren Fenerbahçe, aynı sezon; Jes Högh, Erol Bulut, Saffet Akbaş, Tarık Daşgün, Tayfun Korkut, Elvir Boliç, Daniel Atkinson, Serkan Rençber, Mustafa Özer ve Halil İbrahim Kara'yı alıp transfer rekoru kırarak şampiyonluğa ulaşmıştı. O sezon Fenerbahçe'nin, 10'un üstünde transfer yapması Sarı-Lacivertli ekibe şampiyonluk olarak geri dönerek, istisnai bir durum oluşturdu. Yaptığı transferlerle yetinmeyen Sarı-Lacivertliler bundan bir sezon sonra 1996-97 sezonunda; Sedat Balkanlı, Benhur Babaoğlu, Mustafa Doğan, Tuncay Akgün, Selahattin Özbir, Jay Jay Okocha, Kostadinov, Saffet Sancaklı, Müjdat Karagöz, Özkan Koçtürk'ü alarak yine transfer rekoru kırmış; ancak şampiyonluğu ezeli rakibi G.Saray'a kaptırmıştı.

G.Saray akıllı davranmıştı

1997-98 sezonuyla birlikte 4 yıl süreyle şampiyonluğa ambargo koyan Galatasaray, bu başarısına yaptığı az ve öz transferler sayesinde ulaştı. Dört yıl boyunca kupaların çoğunu müzesine götüren Sarı-Kırmızılılar 1996-97'de Volkan Kilimci, Vedat İnceefe, Ümit Davala, Hagi, Filipescu, Knup, Adrian İlie'yi alıp mutlu sona ulaşırken sonraki üç sezonda aynı transfer politikasıyla başarıya ulaştı. 1997-98 sezonunda Mehmet Bölükbaşı, Osman Coşkun, Mehmet Gönülaçar ve Popescu, 1998-99'da Taffarel, Tolunay ve Hasan Şaş, 1999-2000'de Capone, Marcio, Bruno ve Ahmet Yıldırım transferleri Sarı Kırmızılıları mutlu sona taşımıştı. 4 sezonda 18 transfer yaparak başarısını perçinleyen Galatasaray, başarının çok transfere endeksli olmadığını ortaya çıkarmış oldu. Dikkat çeken bir başka nokta da Galatasaray'ın 18 transferine karşın Fenerbahçe'nin 36 transferle aynı dönemde başarısız olmasıydı.

100. yıl bir istisna

Beşiktaş, şampiyonluğa ulaştığı 100. yılında 12 oyuncu transfer etmişti. Sergen Yalçın, Giuntu, Maldarasanu, Pancu, Serdar Topraktepe, Göksel, Tolga Doğantez, Kaan Dobra, Oscar Cordoba, Zago, Pascal Nouma, Niyazi, Zafer ve Eser Yağmur; Kara Kartalları mutlu sona taşıyan isimler olmuştu. Aynı yıl Fenerbahçe; Volkan Demirel, Cem Karaca, İsmail Güldüren, Tuncay Şanlı, Washington, Ariel Ortega, Stevic, Beschastnykh, Erhan Albayrak, Rebrov, Kemal Aslan gibi 11 oyuncu almasına rağmen sezonu ancak 6. sırada tamamlayabilmişti.

Son iki sezonda başarıyı daha çok transfer yaparak bulmaya çalışan Siyah Beyazlılar, bu yıllarda hayal kırıklığına uğradı. 2004-05 sezonunda İbrahim Toraman, Koray, Juan Fran, John Carew, Berkant, Okan, Fatih Sonkaya, İbrahim Akın, Ali Güneş, Veysel Cihan, Mustafa Doğan, Murat Şahin, Çağdaş Atan ve Ahmet Dursun’u alarak transfer şov yapan Kara-Kartallar, ilk beş haftada şampiyonluğa havlu attı.

Jardel geldi, şampiyonluk gelmedi

G.Saray da zaman zaman transferde aşırıya kaçıyor. Lucescu'nun ilk döneminde Mario Jardel, Serkan Aykut, Bülent Akın ve Arif Erdem için verilen büyük transfer paralarına rağmen zafere ulaşılamadı, buna karşılık bir yıl sonra 2001-2002'de Ümit Karan, Berkant ve Mandragon'un takıma alınması şampiyonluk için yeterli oldu. Sezonun sonuna doğru başkanlığa seçilen Özhan Canaydın, şampiyon takımın teknik direktörü Mircea Lucescu'yla sözleşmeyi feshederek, “Gönüllerin teknik direktörünü getireceğime söz veriyorum.” dediği için Fatih Terim'i yeniden Florya'ya getirdi. Fakat bu gelişin sonu, önceki 4 yıl gibi olmadı. Sarr, Almaguer, Christian, Pinto, Baliç, Felipe, Ali Lukunku, Haim Revivo, Suat Usta, Volkan Arslan, Cihan Haspolatlı, Abel Xavier, Necati Ateş, İbrahim Yavuz, Petre, Bratu, Prates, Tamas, Abdullah Ercan, Ömer Erdoğan, Murat Erdoğan, Orhan Ak, Frank De Boer, Hakan Şükür gibi isimler alındı; ancak başarı gelmedi.

[UZMAN GÖRÜŞLERİ]

‘Önemli olan takım olmak’: Şampiyonluğun yolu transferden değil, takım olabilmekten geçiyor. Eğer iyi bir takım oluşturduysanız ve oluşturduğunuz bu takım uluslararası başarıyı getiriyorsa bu başarılı bir takımdır. Şampiyonluk transferle gelseydi Real Madrid İspanya'da her yıl şampiyon
olurdu. İbrahim Altınsay (Beşiktaş eski yöneticisi)

‘Çok para dökmek anlamsız’: Şampiyonluğun anahtarı takım olmakta yatar. İyi bir hoca ve onun oluşturacağı homojen bir takım şampiyon olabilir. Bol ve pahalı transfer şampiyonluğu getirseydi Real Madrid dünya rekoru kırardı. Transfere çok para dökmenin anlamsız olduğunu söyleyebilirim. Ama ne olursa olsun her şeyin başı takım olmak. Kemal Belgin (Yazar)

İyi takım, iyi teknik heyet

Şampiyonluk çok ve pahalı transferden geçmez. Geçen sene gördünüz en pahalı transferleri Real Madrid yaptı, şampiyon ise takım olmayı başaran Barcelona oldu. Başarı, iyi bir takım ve iyi bir teknik heyetten geçer. Türkiye'de çok ve pahalı transferlerin şampiyonluğu getirmediği çok görüldü. Fatih Gökşen (G.Saray yöneticisi)

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious