TRT'nin yeni patronu konuştu

TRT'nin yeni patronu konuştu.12291
  • Giriş : 21.08.2006 / 00:00:00

'İmam kökenli Genel Müdür' olarak gündeme gelen TRT'nin patronu Ali Güney, hakkındaki eleştirilerden dert yandı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TRT Genel Müdürvekili Ali Güney, Sibel Can transferinden kadrolaşmaya, RTÜK'e bağlanma çalışmalarından imamlığına kadar önemli konularda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Son günlerin flaş transferi Sibel Can için 'Türk Sanat Müziği'ni yeniden gençlere sevdirdi. Sibel Hanım'a parayı biz değil, sponsorlar verecek' dedi. Güney, RTÜK'e bağlanma konusunda da 'Bizi denetleyebilirler ama yönetimimizi belirlememeli' diye konuştu. Güney'in, sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

6 AY İMAMLIK YAPTIM DİYE:

Ben 29 yıl önce devletimizin bir okulu olan imam-hatip lisesinden mezun oldum ve yine devletin Anayasal kurumu Diyanet'in elemanı olarak, bir köyde 6 ay görev yaptım. Köy öğretmeni de olabilirdim. Ben geride kalan bu 29 yıl içinde müfettişlik, başmüfettişlik yaptım. Şimdi, benim 29 yıllık devlet tecrübemi, birikimimi 6 aylık imamlık döneminden ibaret saymak hangi akıl ve mantıkla izah edilebilir. Ben geçmişimle de onur duyuyorum. Bugün kimse bana, 'şu icraatında haksızsın' diyemez.

DİNİ YAYINLARIN SÜRESİ AZALDI:

TRT'de dini yayınlar arttı diyenlerin, ortaya somut veriler koymaları gerekir. Ben vekaleti aldığım tarihte TRT'de 4 adet dini program vardı, bugün de haftalık ya da 15 günde bir yayınlanan dini program sayısı 4. 1997 yılında Sayın Yücel Yener döneminde yapılan protokol gereği başlatılan 'Diyanet Saati' programı sadece isim değiştirdi ve 'İslamın Aydınlığında' oldu. İddiaların aksine daha önce bu dört programın toplam süresi 180 ila 195 dakika arasında değişirken, bugün 150 dakikadır.

HALKIN İHTİYACI:

TRT'de dün de dini yayınlar vardı, bugün de var, yarın da olacak. Olmalı, çünkü biz kamu hizmeti yayıncısıyız ve dini yayınlar da haber, eğlence ve spor programları gibi halkın ihtiyacı. Bu aynı zamanda bizim yasal sorumluluğumuzdur. Eğer TRT vermezse, insanlar bu yöndeki ihtiyaçlarını daha kontrolsüz, daha denetimsiz kitle iletişim kaynaklarından gidermeye çalışmayacaklar mı? Önemli olan bu programların içeriğidir.

MÜFTÜ HEYECANLANDI:

Neydi iddia edilen; 'TRT'nin kandil yayınında, müftü, duanın Atatürk ve silah arkadaşları bölümünü atladı.' Böyle bir iddiayı nitelendirecek sıfat dahi bulmakta zorlanıyorum. Kandillerde okunacak duaların metnini Diyanet İşleri Başkanlığı belirler. TRT'nin hiçbir dahli yoktur. Regaib Kandili yayınında da yönetmen arkadaş, Sayın Müftü'ye 'toparla' işareti gönderiyor. Çünkü yayını zamanında bitirmekle de sorumlu. Sayın Müftü de ilk defa canlı yayına çıkıyor olmanın heyecanıyla bazı bölümleri atlıyor.

BENİM DÖNEMİMDE SADECE 2 KİŞİ ALINDI:

'TRT'de kadrolaşma aldı başını gidiyor' iddiaları var. Göreve geldiğimden bu yana bir yıl geçti. Bu bir yıllık süre içinde atama yetkimin olmasına rağmen Kurum'a alınan toplam personel sayısı 8. Bunların 5'i Terörle Mücadele Kanunu gereği alındı, 1'i mahkeme kararı, diğer 2 kişi de naklen geldi.

KADIN ELİ SIKIYORUM:

Kadın elini sıkmadığım bile yazıldı, hatta bir TV ana haber bülteninde bu iddiayı sundu. Hayatımda hiç görmediğim kurum personeli bir sanatçı bayanın elini sıkmamakla suçlandım. Ne diyebilirim artık?

YÜCEL YENER O AÇIKLAMAYI YAPMAMALIYDI:

Çizgi filmde domuzu sansürledik iddiasını gündeme getiren eski bir TRT Genel Müdürü. 'Winnie the Pooh' dizisi TRT'nin arşivlerine girmemiş ama nasıl yapıyorsak yapıyoruz ve bu filmi montajlıyoruz. Yine 'Cesur Piliç' için benzer iddialar gündeme geldi. Bu film de kayıtlarımızda, arşivimizde yok ama biz yine de böyle bir filmi çöpe atma başarısını gösterebiliyoruz. Yayınlarımızda 'Piglet' veya 'Pig' karakterlerinin olmayacağı yönünde bir karar da söz konusu değil. TRT'yi bu şekilde yıpratmaya kimsenin hakkı yok. Hele hele Kurum'a mal olmuş birinin böyle açıklamalar yapması üzücü.

RTÜK SADECE DENETLESİN:

Bu, yasama organının tasarrufunda. Ancak 'düzenleyici' misyona ve sıfata sahip bir kurumun, 'işletmeci' bir kurumu bünyesine alacağını, yönetimini belirleyici merci olacağını düşünmüyorum. Bildiğiniz gibi, TRT, yayınlarını kanun çerçevesinde kendi iç denetim birimini kurarak bugüne kadar yürütmüştür. Ancak, RTÜK Kanunu çerçevesinde TRT yayınlarının diğer özel yayınlar gibi RTÜK tarafından denetlenmesi hususu tartışılabilir. Bizim için bir sakıncası yok.

HÜKÜMETİN MÜDAHALESİ YOK:

Çok net söylüyorum: Hükümetin TRT'nin haberlerine, programlarına en küçük bir dahli söz konusu değildir.

MAAŞLARI ÖDEYEBİLİR HALE GELDİK:

Kendi dinamiklerimizi de harekete geçirerek mali yapıyı 2004 yılına göre oldukça iyi duruma getirdik. Şu anda en azından personel maaşı ve ikramiyesinin ödenememesi gibi bir durum söz konusu değil. Belirtmek isterim ki, bütün bu olumlu gelişmeler, Genel Müdürlüğün vekaleten yürütüldüğü bir dönemde yaşanmaktadır. Yine benim dönemimde Kurum için çok önemli olan Turksat 2A uydu değişikliği gerçekleştirildi.

SİBEL CAN'IN ÜCRETİNİ SPONSOR ÖDEYECEK

Yeni yayın dönemine iddialı girme hedefindeyiz. Sadece birkaç ipucu vereyim: Tüm ödemeleri sponsorlar kanalıyla yapacağımız Sibel Can'ı transfer ettik. Sibel Can, Türk Sanat Müziği'nin en önemli isimlerinden biridir. Unutulmaya yüz tutan Türk Sanat Müziği'nin geniş halk yığınlarınca dinlenmesinde, sevilmesinde emek sergilemiştir ve sergilemektedir. Ayrıca Funda Arar ve Kıraç TRT'de program yapacak. İddialı filmlerimiz, belgesellerimiz olacak. Eylül ayında büyük bir tanıtım kampanyası düzenleyeceğiz, sürprizlerimizi bekleyin.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious