TSK-AKP aynı çizgide buluştu

TSK-AKP aynı çizgide buluştu.15066
  • Giriş : 08.11.2008 / 21:33:00

Askere en yakın isim olarak bilinen Radikal yazarı Mehmet Ali Kışlalı, AK Parti'de son zamanlarda yaşanan değişiklikleri yorumladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"TSK ve AKP'ye hedef" başlıklı bir yazı kaleme alan Kışlalı'nın hemen her kesimi şaşkına çevirecek tespitleri var.

Türk Silahlı Kuvvetleri ile AKP iktidarı bir hedefte birleşmiş görünüyorlar.
Hedef; PKK terörü ve Güneydoğu'da yaratmak istediği bölücü hareket.
AKP ile TSK ilişkilerinin komuta değişikliği sonrası, boyutlarında değişiklik belirtileri sanısı veren bir dönem yaşadığı düşünülebiliyor.

Görüntü; AKP ile TSK'nın son yıllarda yaşadıkları bilinen gerginliklerin yerini, ülkenin karşı karşıya olduğu açık tehdit karşısında, önemli işbirliğinin almış olmasıyla ilgili.

Bu değişikliğin öncelikli sebebi; AKP iktidarının şimdiye kadar, askerde kaygı uyandıran tutumunda sezilen fark olduğu düşünülebilir.

Sanıyorum, son seçimlerden bu yana yaşanan birçok gelişme (özellikle Anayasa Mahkemesi'nın partisiyle ilgili kararı) Erdoğan üzerinde, sağduyuya dayalı etkiler yapmış olmalı. Erdoğan'ı yeni Genelkurmay Başkanı'nın, TSK kırmızı çizgileriyle ilgili bilinen açık tavrının da etkilemiş olması olasılığı kimseyi şaşırtmamalı.

Bu Türkiye'nin önemli bir siyasi gerçeğiyle ilgili olup, siyasi iktidarların anlamaları gereken husustur. En açık şekilde eski başbakanlardan Mesut Yılmaz'ın Avrupa Birliği Parlamentosu'ndaki konuşmasında ifade edilmiştir.
M. Yılmaz “Askerle başbakanlığım sırasında gerginlikler yaşadım. Ülkenin bölünmesi ve rejiminin laik temel dışına kaydırılması kaygıları giderildiğinde asker ile siyasi iktidarlar arasında sorun kalmayacağını gördüm” diyerek siyasilere çok önemli bir ders vermiştir.

Bu ders yerine ulaştığında mucizevi sayılabilecek gelişmelere neden şahit olmayalım?

Erdoğan ile Başbuğ arasında, resmi görevleriyle ilgili, sağlıklı ve dürüst zemine dayalı ilişkilerin temelinde ülkenin bir numaralı sorununa yaklaşım neden olmasın?

Türkiye'nin karşı karşıya olduğu bölücü terör tehdidinin üzerine gitme öncelikle AKP siyasi iktidarının görevidir. Çünkü sorunun asker eliyle halledilecek yönü üzerinde durmadan, öncelikle olayların içinde cereyan ettiği toplumun kazanılması gereği herkesin bilmesi gereken bir husustur.
Bu da doktrinlerde belirtildiği gibi, şimdiye kadar pek üzerinde durulmamış, siyasi iktidarlara düşen bir görevdir.

Görünen odur ki; AKP, askerin, laik anayasal temeldeki kaygı ve kuşkularını giderdiği oranda, işbirliği alanında dayanışmasını sağlamaktadır.
AKP bugüne kadar pek üzerine almak istemediği, güvenlikle ilgili olup, siyasi iktidarlarca üstlenilmesi gereken alanlara değişik açıdan bakmaya başladığının işaretlerini vermektedir.

Yerel seçimlere doğru gidilirken, PKK ile dirsek temasını reddetmediğini gösteren Demokratik Toplum Partisi'nin yaklaşımı da AKP'yi etkiler görünmektedir. Şimdiye kadar, daha ziyade bir güvenlik sorunu olarak görülen konuya, AKP'yi etkileyen yeni bir siyasi boyut eklendiğinin ortaya çıkmasının da AKP iktidarının yaklaşımında değişikliğe sebep olduğu anlaşılıyor.

TSK terörist ile mücadelesinde gerekeni yapmaya devam ediyor. Bunun değerlendirmesini ve PKK'nın son haftalardaki faaliyetlerinin artmasının ne anlama geldiğinin irdelenmesi ayrıca yapılabilir.Ama şimdi,güncel olan; yerel seçimler yaklaşırken, siyasi görünümlü PKK destekli bölücü güç karşısında AKP'nin bölgede oynayabileceği roldür.

Bu durum da, değişmekte olduğu varsayılan AKP-TSK ilişkilerini doğrudan ilgilendirmektedir.

Asker dağdaki terörist ile mücadele ederken, AKP de bölge toplumuna sahip çıkacak, onları terör etkisinde bırakmayacak sivil önlemleri almak zorundadır.

Bu değerlendirme yapılırken, AKP'nin askerle, onun anayasal kırmızı çizgilerini kabul ederek, ortak bir hedefe yöneldiği varsayımına inanmayan kesimler olduğu da bilinmelidir.

Bu kuşku noktasının izlenmesi şimdilik anayasal rejimin diğer sorumlu kurumlarına düşmektedir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*