Tuğçe Türkçe konuşmayı da unutmuş!

Tuğçe Türkçe konuşmayı da unutmuş!.9123
  • Giriş : 03.05.2008 / 10:36:00

Yunan oyuncu Yorgo Seitaridis ile evlenen Tuğçe Kazaz çocuk yapmak istiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Üç yıl önce Yunan oyuncu Yorgo Seitaridis ile evlenen, aşkı uğruna din değiştirip Atina'ya yerleşen Tuğçe (Kazaz) Seitaridis, artık anne olma zamanının geldiğini söyledi. Ünlü manken, "Bir kadının hayatta en çok istediği, sevdiği adamın eşi olmaktır. İkinci sırada da anne olmak gelir. Şu anda hamile değilim ama anne olmayı çok istiyorum" dedi.

Saç renginiz değişmiş, yine eskisi gibi sarışın olmuşsunuz.

- Bu aslında benim tercihim değildi. Bahçecik Kuaför’le bir çekim yaptık. Bu çekimler için saçımı boyadık. Zaten ben de uzun zamandır düşünüyordum rengini değiştirsem mi diye. Ama saç çok yıpranıyor, o yüzden bundan sonra doğal rengine bırakmak istiyorum.

Çok sık olmasa da Türkiye’ye gelip bazı defilelerde podyuma çıkıyorsunuz. Bu kez geliş sebebiniz ne?

- Arzu Kaprol defilesi için geldim. İşimi yapacağım ve sonra yine evime döneceğim.

Peki, Yunanistan’da neler yapıyorsunuz?

- Yunanistan’da çalışmıyorum. Daha çok evime vakit ayırıyorum. Orada bulunduğum süre boyunca içime sinen bir proje gelmedi.

Yani modelliğe devam etmek istiyorsunuz...

- Tabii ki modellik yapmak isterim, benim işim bu... Ama dediğim gibi hem içime sinen hem de bütçede anlaştığımız bir proje olmalı. Kafama yatan bir iş olursa çalışırım ancak.

Türkiye’de olduğunuz dönemde de işler konusunda çok seçiciydiniz zaten, öyle değil mi?

- Ben doğrusunun bu olduğunu düşünüyorum. "Hayır" demek zor olsa bile, bunu söyleyebilmeli insan... Bazı şeyler seni korkutsa da "hayır" diyebilmelisin. Ayrıca ben para için hiçbir şey yapmamak gerektiğine inanıyorum. On yüzden gerçekten seçici davranıyorum.

Türkiye’yi özlüyor musunuz?

- Samimi olmak gerekirse hayır, özlemiyorum. Sadece yemeklerini, Türk mutfağını özlüyorum diyebilirim. Evde yemek yapmaya başladığım için aslında bu da sorun olmaktan çıktı. Çay bile demliyorum! Bana göre insan özlediği yere gitmeli. Özlüyor olsaydım, burada olurdum. Bence insanın gerçek evi, huzurlu ve mutlu olduğu yerdir.

Şu sıralar çalışmadığınızı, evde oturup yemek yaptığınızı söylüyorsunuz. Tam bir ev hanımı oldunuz yani...

- Öyle isimlendirmiyorum aslında... Dışarıdan yemek siparişi vermekten ve ona para harcamaktansa, oturup evimde kendim yaparım yemeğimi diye düşünüyorum. En azından bunun daha sağlıklı olduğunu biliyorum.

Tutumlu bir insan mısınız?

- Yavaş yavaş öyle olmaya başladım. Bunun yaşla ve anlayışla alakası var. Kendi sorumluluklarım dışında evimin de sorumluluğunu üstlendim. Her dönemin kendine ait bir formu var. Ben de şu anda bunu yaşıyorum. Ama yine de "Keşke daha önceden tutumlu olsaydım" demiyorum. Allah’a çok şükür, keşke dediğim hiçbir şey yok hayatımda...

"İnsanların sürekli dönüp bana baktığı bir yerde yaşamak istemiyorum" demiştiniz. Şu anda mutlu musunuz?

- İnsanın ruhu değişiyor. İnsan kendine farklı şeyler katıp, başka başka şeylerden zevk almaya başlıyor. Geçmişte zevk aldığın şeylerden de zaman geçtikçe zevk almamaya başlıyorsun. Ben şu an memnunum hayatımdan... Mutluyum ve çok huzurluyum.

Sık sık çok mutlu ve huzurlu olduğunuzu tekrarlıyorsunuz. Peki, "Yorgo’yla evlenmek hayatım boyunca verdiğim en doğru karardı" diyebilir misiniz?

- Tabii ki... Evlilik dünyanın en güzel şeylerinden biri... İki insanın oturup "Bütün hayatımızı bir arada geçireceğiz, hiçbir şey saklamadan her derdimizi oturup konuşacağız" demesi çok farklı ve bir o kadar da güzel. Allah’a şükür her şey çok güzel gidiyor.

Türkiye’de hálá popüler bir isimsiniz, isteseniz de kendinizi unutturamadınız. Bir defile için Türkiye’ye gelecek olsanız, hemen "Tuğçe Kazaz geliyor" diye haberler yapıyor...

- Tuğçe Seitaridis diyelim şimdi... Kazaz değilim artık. Eşimin soyadını tercih ediyorum.

Son olarak şunu sorayım... Bir süre önce eşinizden ayrılacağınıza dair haberler çıktı, bunun aslı var mıydı?

- Çıkan haberler inanın beni hiç ilgilendirmiyor. Ben kendi hayatımı biliyorum ve kendi hayatımdan da yine kendim sorumluyum. Herkes önce kendi evine, kendi huzuruna baksın. Bunu yaparlarsa, başkalarıyla daha iyi iletişim kurabilirler çünkü...

Türkçe konuşmayı unuttum

Türkçeyi zor konuşuyorsunuz...

- Evet, Türkçeyi unutuyorum. Yunanca’yı doğru konuşmaya çalıştığım için her şey birbirine girdi. Çünkü iki dil birbirinden çok farklı... Türkçe konuşurken dili arkada, Yunanca konuşurken önde kullanıyorsunuz. Bu farklılık nedeniyle Türkçem karışmaya başladı. Artık tepkilerim bile Yunanca çıkıyor ağzımdan. Bazen "Acaba doğru mu bu yaptığım" diye soruyorum kendi kendime, ama bence doğru. O çıkıyorsa ağzımdan, neden doğru olmasın? Onu hissediyorum ve yansıtıyorum demek ki... Zaten Türkiye’ye gelir gelmez de Türkçeyi hatırlamaya başlıyorum.

Anne olmak istiyorum

Bir manken ajansıyla beş yıl süresince doğum yapmama şartı ile anlaşma imzaladınız ve bu durumun da evliliğinizde kriz yarattığı yazıldı...

- Sadece bir haber...

Peki, bebek sahibi olmak istiyor musunuz?

- Bir kadının hayatta en çok istediği, sevdiği adamın eşi olmaktır. İkinci sırada da anne olmak gelir.

Birincisini gerçekleştirdiniz, yani sıra bebeğe geldi...

- Şu anda hamile değilim ama tabii ki ben de anne olmayı çok istiyorum


Hürriyet

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious