Prefabrik

Tülin Özen: Oscar'ı da bal gibi alırız

Tülin Özen: Oscar'ı da bal gibi alırız.7631
07.03.2010 / 09:06:23

1964 yılında 'Susuz Yaz' filmi Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı ödülünü kazandı. 46 yıl sonra bu defa Semih Kaplanoğlu'nun yönetmenliğini yaptığı, 'Bal' aynı ödülü aldı. Filmin Altın Portakallı kadın başrol oyuncusu Tülin Özen Oscar için çok iddialı

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Siz bu filmin başrol oyuncularından birisiniz, kendinizi Everest'in tepesine çıkmış gibi hissediyor musunuz?
Hayır ama Everest'in tepesine çok çıkmak isterdim şimdi. Mutluyum. Böyle bir ödül almış olmak çok güzel bir şey. Mutluluğun enteresan hallerinden bir tanesi. Bütün ekip, bütün Çamlıhemşin beraber çalıştık, emek verdik, herkes mutlu.

Bal'ın Almanya'daki galasında her şey nasıldı, ne gibi tepkiler aldınız?
Herkes çok özenli davrandı. Özellikle Bora ve Semih Bey'e... Filmden çok etkilenmişler. Röportajlar yaptık. Coğrafyamızı çok beğenmişler. Zaten büyülenmemenin imkanı yok. Karadeniz'i bozmadan turizme açmak gerekir.

BEN DE AMAZON RUHLUYUM

Karadeniz kadınısınız! O bölgenin hanımlarının Amazon ruhlu olduğu söylenir, siz de öyle misiniz?
İşte o ruh olmayınca olmuyor. Oranın doğası gereği gelişen bir şey bu. Doğayla yaptığın mücadele gereği inatçı olman gerekiyor. Güçlü olman gerekiyor.

Yumurta'yı 35 bin kişi izlemiş. Recep İvedik'se 4.5 milyon kişi tarafından seyredildi! Bu konuda ne diyeceksiniz?
Yumurta'nın aldığı ödül sayısıyla neredeyse aynı. Sizin örnek verdiğiniz film tamamen gişe kaygısıyla yapılan bir film.

'Bal' Oscar'ı da alır mı sizce?
Öyle şeyler söyleniyor. Gitsin valla, yolu açık olsun. Alsın! Tabii ki isterim ben Oscar'ı. Yapabileceği her şeyi yapmasını isterim bu filmin. Nerede değer görecekse, nerede ödüle layık olacaksa hepsini almasını isterim. Çünkü gerçekten sinema niyetiniyle yapılmış bir film.

YILANI CANLI CANLI AĞZIMA ALDIM

Bilmem seyrettiniz mi Nicholas Cage 'Vampire Kiss' filminde canlı canlı hamamböceği yedi. Peki siz rolünüz için en iğrenç ne yaptınız?
Semih Bey'in 'Süt' filminde ağzımdan yılan çıkardım. İlk önce yılanı bir torbaya koyduk ve öyle yaptık ama yılan o şekilde sıkıştı. Çıkıp hareket etmesi gerekiyordu hayvancığın... Torbanın içinden çıkmadı, dolayısıyla bende yılanı doğrudan ağzıma aldım. Çekim yapılacak, sen rolü kabul etmişsin, o andan itibaren sahneyi kabul etmeme gibi bir lüksümüz yok. Öyle bir motivasyonumuz da yok. Çok müthiş bir an değildi benim için. O yılan hareket edecek mi etmeyecek mi, ağzınızın içinde bir yılan olduğunu düşünene kadar bir milyon tane şey düşünüyorsunuz.

NİŞANTAŞI'NA GELİNCE ÇOK ŞAŞIRDIM

Neredeyse bütün bir yaz Çamlıhemşin'deydiniz. O doğal ortamdan kalkıp İstanbul'a geldiğinizde neler hissettiniz?
Çamlıhemşin'e gittiğimin ertesi gün Nişantaşı'na gitmem gerekiyordu. İnsan gerçekten Çamlıhemşin'den Nişantaşı'na gidince, "Aaa aynı dünyada mı yaşıyor bu insanlar" diye çok şaşırıyor tabii. Bambaşka hayatlar var aynı topraklarda...

KÜÇÜK OYUNCU BORA BİZE NAL TOPLATTI

Yusuf'u oynayan muhteşem çocuk Bora; biraz ondan bahseder misiniz?
8 yaşında. Orada biz resmen çocuk avı yapıyorduk. Semih Bey Bora'yı görüyor, Bora bisiklete binerken öyle keşfedildi. Ama Bora bir çoğumuza nal toplattı, ben bunu biliyorum. Bora Semih Bey'le yönetmen oyuncu edasıyla çalıştı, işi kotardık.

Bora birçoğumuza nal toplattı dediniz...
Evet çünkü biz bir takımdık. Ekip biraz daha kalacaksa o da bizimle beraber kalıyordu.

Sonuçta çocuk... Hiç, "Uykum geldi, karnım acıktı" diye isyan etmedi mi?
Çok çok az duydum, diğer arkadaşlardan duyduğumuz kadar. Sette herkesin uykusu gelebilir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*