Tünbanlılara haksızlık yapan Can Dündar özür diledi

Tünbanlılara haksızlık yapan Can Dündar özür diledi.12231
  • Giriş : 24.10.2007 / 21:16:00

Tünbanlılara haksızlık yapan Can Dündar bugün resmi web sitesinden özür diledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Milliyet'teki köşesinde kaleme aldığı, "Öfkemiz, kardeşliğimizi vurmasın!" başlıklı yazısında yer verdiği ifadelerden dolayı büyük tepki toplayan Can Dündar bugün resmi web sitesinden özür diledi.

İşte Dündar'ın özür dilediği o yazı:

“Hassas cümleler”den kaçınmam gerekirdi.

Bugünlerde ben mi kendimi ifade edemiyorum, toplumun aşırı duyarlı hale gelmesinden mi bu durum acaba?

Hani bazen dokunsalar ağlayacak halde olursunuz, çatacak yer ve her söylenenin altında bit yeniği ararsınız ya; galiba öyle olduğumuz bir dönem...
“Öfkemiz kardeşliğimizi vurmasın” başlıklı yazıdan sonra Sümeyye"den “Nasıl böyle şeyler yazarsınız” mesajı gelince anlamıştım, muradımın tamamen yanlış anlaşıldığını...
Ona cevap yetiştirmeye çalışırken bugün Basından köşesinde okuduğunuz yorumlar çıkageldi.

Sitenin takipçileri artık eleştirilere ne kadar alışkın olduğumu biliyorlar. Ama bu kez gerçekten hayret ettim.
Bir yazı bu kadar mı tersinden okunabilir?
Yıllarca başörtülü kızların üniversitelere alınmasını savunduğum ve buna tepki gösteren çevreme “şehit annelerini de resmi törenlere almayın o zaman” cevabı verdiğim halde bugün “bölücülük”le suçlanmam akıl alacak şey değil.
Hatam şurada:
Hassasiyetlerin tavan yaptığı böyle bir dönemde yanlış anlaşılmaya müsait “hassas cümleler”den kaçınmam gerekirdi.
Bunu kabul ediyorum.
Nitekim pek az yaptığım bir şeyi yapıp eleştiriler içinde “en insaflısını” kaleme alan Yeni Şafak"tan Salih Tuna"ya bir cevap yolladım.
Aynen buraya da alıyorum:

* * *

Sayın Salih Tuna

Genelde bana yönelik eleştirilere cevap vermem; ders almaya çalışırım. Ama size yazmak istedim. Çünkü durum hakikaten hayret verici...!
Bir kardeşliğe çağrı yazısının, bölücülük alameti sayılması benim kendimi ifadede hala ne kadar aciz olduğumu kanıtlıyor.

Oysa yazıyı bir daha okusanız göreceğiniz gibi, basit bir şey yapmıştım:
Bizi birbirimize düşüren örnekleri peşpeşe sıraladım:
Aynı ranzada uyuyan gençlerin birbirine düşmesi...
darbe şarkıcılarının yeniden ekranlarda zuhur etmesi...
okurlarımızın sağduyusunu kaybettiğini itiraf etmesi...
Ve öfkenin türbanlılara yönelmesi...
Bunları sıraladıktan sonra altına şunu yazdım:

“Bu kör öfkenin, PKK'ya, Barzani'ye ya da ABD'ye uzanamayınca en yakındaki masumları, farklı etnik kimlikten komşuları, aynı ranzada uyuyan arkadaşları hedef almasından, birbirine kırdırmasından ya da ortamdan istifade başka siyasi hesapları görmeye yaramasından korkuyoruz.”

“Başka siyasi hesap”tan kastım türban meselesiydi.
Yani “vınlamak” şöyle dursun bütün yazıyı onun üzerine kurgulamıştım.
Bunca yıl bu konuda takındığım tavrın bir kalemde silinivermesi bir yana, bir kardeşlik davetinin bölücülük tahriki sayılması da ayrıca üzücü...
Ancak yazı, sizinle aynı gün başka köşelerde de eleştiri konusu olduğuna ve “münasebetsiz bir tartışmaya kapı araladığına” göre hatanın bende olduğu anlaşılıyor.
Kırdıklarım varsa, şahsınızda özür dilerim.

Saygılarımla...

Can Dündar

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious