Türbanlı azaldı

  • Giriş : 22.11.2006 / 00:00:00

TESEV’in anketinden çarpıcı sonuçlar çıktı: Türkiye’de kendini İslamcı olarak tanımlayanların oranı artarken, şeriat devleti isteyenler azaldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


23 ilde, 18 yaş üzeri bin 492 kişiyle yüz yüze görüşülerek yapılan araştırmada, din ile toplumsal ve siyasal davranışlar arasındaki ilişki irdelendi.

Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Binnaz Toprak ve Sabancı Üniversitesi'nden Doç. Dr. Ali Çarkoğlu'nun hazırladığı anketten, son günlerin en tartışmalı konularından laiklikle ilgili de şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıktı. "Laiklik tehdit altında mıdır?" sorusuna Toplumun sadece 22.1'lik kesimi "Evet" derken; yüzde 73.1'i "hayır" cevabını verdi. Araştırma, türban takanların sayısında azalma olduğunu ortaya koyarken, kendisini Müslüman olarak tanımlayanların oranında yükseliş olduğu gözlendi. Buna karşılık, şeriat devletine karşı olanların oranında ise artış yaşandı. Araştırmayı yorumlayan Boğaziçi Üniversitesi Siyasal Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Binnaz Toprak, Türkiye'de kendini "dindar" olarak tanımlayanların arttığını gösterdiğini, öte yandan yüzde 25-30 civarında bir kesiminin ise şeriat konusunda çok duyarlı olduğunu belirtti. İşte, anketten çıkan çarpıcı sonuçlar:

LAİKLİK TEHDİT ALTINDA DEĞİL

Araştırmaya katılanların yüzde 51,8'ini kadınlar oluştururken, katılımcıların yüzde 48,5'i kendisini "İslamcı", yüzde 20,3'ü de "laik" olarak tanımladı. n "Kendinizi öncelikle Türk, Müslüman, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, Kürt ya da Alevi olarak mı tanımlardınız?" sorusuna 1999’da katılımcıların yüzde 35,7'si "Öncelikle Müslüman olarak tanımlarım" yanıtını verirken, bu cevabı verenlerin oranı 2006'da yüzde 44,6 olarak gerçekleşti. n 1999'da yüzde 34,1 olan "Önce Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak tanımlarım" yanıtını verenlerin oranı 2006'da yüzde 29,9'a gerilerken, yüzde 20,8 olan "Önce Türk olarak tanımlarım" diyenlerin oranı ise yüzde 19,4'e düştü. n Kendini "Laik" diye tanımlayanların oranı yüzde 20.3 iken, kendini "İslamcı" diye tanımlayanların oranı yüzde 48.5 oldu. Kendini "Dindar" olarak tanımlayanların oranı 1999'da yüzde 25 iken, bu oran 2006 yılında yüzde 46.5'e çıktı. n "Türkiye'de şeriata dayalı bir din devleti kurulmasını ister miydiniz?" sorusuna katılımcılar, 1999'da yüzde 21 oranında "evet" yanıtını verirken, son verilerde bu oran yüzde 9'a indi. n 2006 araştırmasında, "Kimileri son 10-15 yılda Türkiye'de İslami temelde bir toplum ve devlet düzeni yaratmak isteyen kökten dinciliğin yükseldiğini söylemektedir. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?" sorusuna da katılımcıların yüzde 32,6'sı "evet", yüzde 61,3'ü ise "hayır" yanıtını verdi. n "'Laiklik tehdit altında mı?" sorusunu katılımcıların yüzde 22,1'i “evet tehdit altındadır", yüzde 73,1'i de "hayır değildir" diye cevapladı.

DİNDARLARA BASKI AZALDI

"İnsanlar Müslümanlığın gereği olan ibadetlerini serbestçe yerine getirebiliyorlar mı?" sorusuna da 1999 yılında yüzde 30,9 oranında "hayır" yanıtı verilirken, son araştırmada bu oran yüzde 14,3'e geriledi. n "Türkiye'de dindar insanlara baskı yapılıyor mu?" sorusuna da 1999'da yüzde 42,4 oranında "evet" cevabı verilirken, bu oran 2006'da yüzde 17 düzeyinde oldu. n "AKP iktidarında değişim oldu mu? Olduysa iyiye doğru mu, kötüye doğru mu oldu?'' şeklindeki soru üzerine de katılımcılar, genel olarak iyiye doğru bir değişim olduğunu ifade etti. n Katılımcıların yüzde 4'ü "Türkiye'nin sorunlarını seçimle gelmiş hükümetler değil, askeri bir rejim çözebilir" derken, "Türkiye'de halk ordunun desteği olmadan da laikliği ayakta tutabilir" diyenlerin oranı yüzde 54 oldu. n Anketin "Terör" başlıklı bölümünde de katılımcılar, "intihar saldırıları, terörizm ve İslami harekete" ilişkin yöneltilen çeşitli sorulara yanıt verdi. Katılanların yüzde 81,4'ü "İslami temelde bu tür saldırılar kabul edilebilir mi?" sorusuna "hayır" yanıtını verdi. n Ankete katılanların yüzde 72,2'si de "başka dinlerden olanlar iyi insan olabilir mi?" sorusuna olumlu yanıt verdi. n "Kimin komşunuz olmasına itiraz edersiniz?" sorusuna cevap verenlerin yüzde 66.2'si "Eşcinsellere itiraz ederdim" derken, farklı mezhepten bir aileye itiraz edeceğini söyleyenlerin oranı yüzde 24.4 olarak gerçekleşti.

TÜRBAN SORUNU

Anketin "Türban Sorunu" başlıklı bölümünde de katılımcılar, "Türkiye'nin en önemli sorunu nedir?" sorusuna yüzde 38,2 oranında "işsizlik", yüzde 12,1 oranında "enflasyon/hayat pahalılığı", yüzde 11,1 oranında "terör/ulusal güvenlik", yüzde 10,2 oranında "eğitim", yüzde 6,5 oranında "ekonomik istikrarsızlık " ve yüzde 3,7 oranında da "türban sorunu" cevabını verdi. n 1999'da "Sokağa çıkarken başınızı örtüyor musunuz?" sorusuna, katılımcıların yüzde 27.3'ü "Hayır örtmüyorum" yanıtı verirken, bu oran 2006'da yüzde 36.5 olarak gerçekleşti. n "Evet türban takıyorum" diyenlerin oranı ise 1999'da yüzde 15,7 iken, 2006'da yüzde 11,4 olarak gerçekleşti. 48.8'i ise, "Başörtüsü, yemeni" kullandığını söyledi. "Çarşaf giyiyorum" diyenlerin oranı ise 3,4'ten yüzde 1,1'e düştü. n Kadınlara niye örtündüklerinin de sorulduğu ankette, yüzde 71,5 oranında "Örtünmek İslam'ın emri olduğu için başımı örtüyorum" yanıtı verildi. n Katılımcıların yüzde 51'i, "Cumhurbaşkanının eşinin başı açık olmalı" görüşü konusunda, "önemlidir" yanıtını verdi. n Katılımcıların yüzde 43'ü, türbanlı öğrencilerin üniversitelere alınmasından yana olduğunu belirtti. n "Eğer üniversite çağında türban takan tesettürlü bir kızınız varsa ya da olsaydı onun üniversiteye devam edebilmek için başını açmasını onaylar mıydınız?" sorusuna da yüzde 65,2 oranında "evet onaylardım" yanıtı verildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious