Turizmciler rekabet ortamı istiyor

  • Giriş : 05.02.2006 / 00:00:00

Turizmciler sektörünün önde gelen isimleri, sürdürülebilir bir turizm kalkınması için Antalya'da bir araya geldi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Turizmci Fettah Tamince ise Türk turizminin yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu belirterek "Türkiye patron turizm bakanlığı değildir." dedi.
Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) ve Ege Akdeniz Bölgesi Genç İşadamları Dernekleri Federasyonu (EGAFED) tarafından Antalya Sherwood Otel'de düzenlenen panelde "Sürdürülebilir Turizm İçin Alternatif Yaklaşımlar" konusu ele alındı. Gazeteci Yavuz Donat'ın yönettiği panele TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Türkiye Otelciler Federasyonu (TUROFED) Başkanı Ahmet Barut, Rixos Otelleri Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince ve Avrupa Türk İşadamları Derneği Başkan Vekili Recep Keskin katıldı.

Yurdun birçok bölgesinden turizmcinin katıldığı panelde konuşan TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy, hükümetten destek ya da teşvik beklentisi içinde olmadıklarını, sadece turizmde rakipleri olan ülkelerle eşit şartlarda mücadele etmek istediklerini dile getirdi. Yüzde 18 KDV ve yüzde 3 konaklama vergisinin önlerinde engel oluşturduğunu belirten Ulusoy, "Turizm adına adalet istiyoruz. Biz 1 milyon 300 bin kişiye direkt, 2.5 milyon kişiye dolaylı olarak iş sağlayan bir sektörüz. Biz destek istemiyoruz, teşvik de istemiyoruz ama rekabet ettiğimiz ülkelerle aynı koşullarda sahaya çıkmak istiyoruz.. Bu koşullarda yabancı yatırımcılar başka ülkelere gidecek. İki tane 5 yıllık plan ortaya koymalıyız, ama devletleşen bir turizm anlayışıyla değil." diye konuştu.

Sürdürülebilir turizmin önündeki alternatifin Turizm Hizmet Birlikleri'nin genişletilmesi olduğunu savunan TUROFED Başkanı Ahmet Barut ise, kış aylarında çalışan personelin maaşlarında vergi indirimini içeren 'Turizm İstihdam Projesi'ne destek istediklerini kaydetti. İkinci konut konusuna da değinen Barut, İspanya'nın yabancılara sattığı konutlarla yıllık 5 milyar dolarlık gelir elde ettiğine işaret etti. Türkiye'ni ikinci konut olayını iyi değerlendirmesini isteyen Barut, 1980'li yıllarda yaşanan furyadan ise dersler çıkarılmasını istedi.

Panelde en dikkat çekici çıkışı yapan isim ise Rixos Otelleri Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince oldu. Türk turizminde yönetim anlayışının değişmesi gerektiğini savunan Tamince, bugün sektörün patronunun Turizm Bakanlığı olmadığını savundu.

ABD, İspanya, Arap Emirlikleri gibi ülkelerin başarıyı turizm bakanlıkları olmadan yakaladıklarına işaret eden Tamince, "Türkiye'deki turizmin patronu kim? Turizm Bakanlığı mı? Diyoruz ki Turizm Bakanlığı'nın şu kadar bütçesi var. Demek ki Turizm Bakanlığı değil. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği mi? Başkanı şu kadar şikayette bulundu demek ki değil. Otelciler Birliği mi? Otelciler Birliği de bir yerlerden medet umuyor. Demek ki Otelciler Birliği de değil. Perakende bir yönetimin olduğunu çok net görüyoruz." dedi.


"TURİZMDE DUYGUSALLIĞA YER YOK"


Turizmde duygusallığa yer olmadığını söyleyen ve bugün hakim olan duygusal havadan vazgeçilmesini isteyen Tamince, şunları söyledi: "Her şey plan ve proje dahilinde yapılmalı. Fazla otel yapmakla hedeflediğimiz çok turiste ulaşamadığımızı söylüyorum. Bunun örneği Antalya'dır. En az 20 yıllık bir vizyon ortaya koymadan, yol haritasını çizmeden, finansmanını ayarlamadan yönetici ve çalışanını geliştirmeden çok turist çekme adına, turizmimizi çeşitlendirme adına, her yere bir anda yatırım yapmamız doğru bir strateji değil. Öncelikle bunu planlayıp, bunun bütçesini net olarak ortaya koymamız lazım. Yatırımcının milli duyguları kullanılarak yatırım yaptırılıyor. Ancak Antalya'daki tesisler yılın yedi ayı eksi bilanço veriyor. 6 ayı artı ile kapatacak otel sayısı bir elin parmakları kadar dahi değil."

Birlik yasasının çıkarılması konusunda Ahmet Barut ile aynı görüşleri paylaştığını vurgulayan Tamince, Türkiye'nin turist sayısını artırmak yerine zengin turist getirerek büyümeyi tercih etmesi gerektiğini kaydetti. 2020 yılında en fazla turist çeken ülkenin 100 milyon kişi ile Çin olacağını öngören Tamince, bugün turizm pastasından yüzde 60 pay alan Avrupa ülkelerin yüzde 40'lara gerileyeceğini kaydetti.

Turizmin petrol kadar önemli bir unsur haline gelmeye başladığına işaret eden Tamince, Türkiye'nin 2010 yılında 60 milyon turist hedefinin iyi planmış bir vizyon olmadığını da iddia etti.

"Son dönemdeki moda kelime güneş, kum, deniz üçgeninden kurtulalım." yaklaşımı olduğunu hatırlatan Tamince, bu görüşe "Ama bu doğru değil. çünkü Türkiye sadece deniz suyu sıcaklığının yükseldiği dönemde turizm yapabiliyor. Bakın bugün Antalya'da hem güneş, hem kum var. Ama turist yok. 10-12 Avro'ya yatak satan arkadaşlarımız var." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious