Türk ailesi de AB’ye uydurulacak

  • Giriş : 16.01.2006 / 00:00:00

Türk ailesinin Avrupa Birliği’ne (AB) uyum sürecini kolaylaştırmak için üye ülkelerde araştırma yapılacak.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


2006 yılında başlayacak olan araştırma ayrıca, AB’nin sosyal yönüne ilişkin ilk doküman olacak.

AB’ye uyum sürecinde ekonomik ve sosyo-kültürel yapıda yaşanacak değişimler ilk olarak toplumun çekirdeği olan aileleri etkileyecek. Bu nedenle uyum sürecinde toplumsal yapıdaki oluşumlarının bilinmesi için AB ülkelerinde mevcut durumun analiz edilmesi ve bu analizlere göre yeniden yapılanmaların uyarlanması araştırmanın önemini ortaya koyuyor. ASAGEM Aile Uzmanı Semra Demirkan, Türk ailesinin AB’ye uyum sürecinde Batı’nın olumlu ve olumsuz yönlerinden etkileneceğine dikkat çekerek, araştırma ile AB’nin sosyal alanına ilişkin bilgi edineceklerini belirtiyor. AB’ye sağlam bir Türk aile modeliyle girmek gerektiğini ifade eden Demirkan, “Ülkemizde boşanmalar ve aile içi şiddet artsa da sağlam bir aile yapımız var. Türk ailesi kendinde bulunan yardımlaşma, dayanışma, manevi değerlerin ve kutsalın ailenin odağında bulunması gibi nimetleri değerlendirmeli. Sorunları kendi içinde çözebilen, gücünü aileden alan bir devlet olarak AB’nin karşısına çıkmalıyız.” diyor.

Demirkan, AB’de sağlam ailenin nasıl olması gerektiğine ilişkin anlayışların yaygınlaştığını anlatarak, aile bakanlıkları, aile politikalarının desteklenmesi, evlilik kurumunda doğurmaya yönelik programların, AB’ye giriş sürecindeki Türk aile yapısını güçlendireceğini düşünüyor. Türkiye’de ekonomik sorunların aile yapısını tehdit edecek düzeye geldiğine işaret eden Demirkan, “Ancak Türk ailesinin muhafazakar yapısını AB’liler beğeniyor. Türk ailesi kendini şimdiye kadar muhafaza etti ve AB ülkelerine model oluyor.” diye konuşuyor. AB’nin Türk ailesinde kadın ve çocuk sağlığı, şiddet ve bebek ölümleri gibi konuları izlediğine de değinen Demirkan, devletin bu gruplara yönelik yaptığı çalışmaların olumlu olduğu görüşünde. Ona göre okuma yazma seferberlikleri, gençlere ve kadınlara yönelik meslek edindirme kursları gibi işsizliği azaltıcı çalışmalar, aile içi ilişkilere yansıyor. Fakat Avrupa’da sosyal politikalar daha öncelikli olduğu için Türkiye’yi bir bocalama dönemi bekliyor. Türk ailesinin bilinçlenmesi için uyum sürecinde bilgilendirilmesi gerekiyor. Bu noktada Demirkan, AB’nin sosyal politikalarının, eğitime ve bireysel refaha yönelik çalışmalarda faydalı olacağını düşünüyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious