Türk anarşistlerinin istekleri neler?

Türk anarşistlerinin istekleri neler?.10057
  • Giriş : 15.12.2008 / 09:39:00

Gazete ve Televizyonlarda, Yunanistan'daki anarşistlerin protesto haberleri,Türkiye'de de 'Kim bu anarşistler?' sorusunu akıllara getirdi.Sorunun cevabını Türkiyeli anarşistler verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'de 1000 anarşist var

Yunanistan'da polisin bir genci öldürmesi üzerine anarşistlerin protesto eylemleriyle hayat durdu. Zaman zaman eylemler düzenleyen Türkiye'deki anarşistler konuştu:"Onların arkasında halk var. Bizde ise ölümler kanıksandı"...

Yunanistan'da 15 yaşındaki Aleksis Grigoropulos'un polisin açtığı ateşle yaşamını yitirmesi ülkeyi ayağa kaldırdı. Protesto gösterileri düzenlenmeye başlandı. Öğrenciler üniversite ve liseleri işgal etti. Her sokakta eylemler var.

Polis merkezleri, bankalar ve uluslararası şirketlerin merkezleri hedef alınıyor. Ülkedeki zarar milyar dolarla ifade ediliyor. Olaylardan hükümeti sorumlu tutan muhalefet, erken seçim istiyor. Yani iktidar, sallanıyor. Protesto eylemlerinin düzenleyicileri ise anarşistler.

Gazete ve televizyon haberlerinden sonra Türkiye'de de insanlar "Kim bu anarşistler" diye sormaya başladı. Çünkü bizde de son dönemde polis kurşunuyla yaşamını yitirenlerin sayısı hayli fazla. Polis işkencesi de cabası. Malum, Türkiye'de anarşist deyince darbelerin yarattığı kültürle halkın aklına teröristler geliyor.

Peki kimdi bu anarşistler? Türkiye'dekiler kaç kişiler? Kendilerini nasıl tanımlıyorlar? Onlar ne tür eylemler düzenliyor? Batı'da 1800'li yılların sonlarında ortaya çıkan bu ideolojinin Türkiye'deki tarihi nedir?

Bunları 12 Eylül darbesi sonrasında Türkiye'deki anarşist hareketi başlatan grup içinde yer alan üç isimle konuştuk; Gazi Bertal, Ahmet Kurt ve Zelha Cangi. Anarşist dergi Mecmu-a'yı çıkartıyorlar. Bertal ve Cangi, anarşizmle ilgili kitapları yayınlayan Kaos Yayınları'nda çalışıyor.

* Türkiye'deki anarşistler kimler?

Zelha Cangi: Çok farklı mesleklerden, yaşlardan ve kültürlerden insanlar anarşiyi benimsiyor. Veya anarşizme sempati duyuyor.

* Türkiye'de anarşistlerin sayısı ne kadar?

Ahmet Kurt: 1000 civarında.

* Bunlar eylemci olanları mı?

A.K: Hayır. Anarşistlerin en kalabalık olduğu protesto yürüyüşü 1 Mart Tezkeresi'ne karşı Ankara'da düzenlenen eylemdi. 500 civarında anarşist vardı. Yunanistan'daki anarşist sayısı da 5-6 bin civarında. Yani öyle 10 binler değil.

* Anarşizmde nasıl bir yapılanma var?

AK: Çeşitli gruplar olarak varız. Merkezi bir yapımız yok.

* Nasıl bir araya geliyorsunuz?

Gazi Bertal: İstanbul'daki herhangi bir siyasi cinayet veya kitlesel protestoda her zaman 60 ile 100 arasında anarşist bulabilirsiniz.

Z.C: Bu rakam bir anda olan eylemlerde geçerli. Birbirimizden habersiz geliriz.

G.B: Hrant Dink öldürüldüğünde herkes birbirinden habersiz Taksim'e çıktı. Birileri kara bayrağı açtı. Etrafında toplandık.

* Anarşistler Türkiye'de hangi eylemleri gerçekleştirdi, şu an yürüttükleri bir kampanya var mı?

G.B: Birçok alanda iz bırakıyoruz. Çevre sorunları ve nükleer karşıtı mücadeleyi anarşistler gündemde tutuyor. Sol bu alandaki birikimini ve tepkisini anarşistlerden esinlenerek ortaya koymuştur.

Z.C: 1980'lı yıllardaki gruplarda her türden anarşist vardı. Uygarlık karşıtı anarşist ile sendikalist anarşist yan yanaydı. Şimdi öyle değil. Her biri ayrı bir grup.

A.K: Ekoloji, cinsiyetçilik ve militarizm konularında sık sık eylem yapıyoruz. 1 Mayıs'lara katılıyoruz. Anti militarist hareketi anarşistler yürütüyor. İtalyan Sanatçı Pippa Bacca'nın tecavüz edildikten sonra öldürülmesi üzerine "Biz erkek değiliz inisiyatifi" kuruldu. Sinagog saldırılarından sonra olay yerine ilk gidenler anarşistlerdi. 10 kişiydik, ellerimizde çiçekler. Onlara "Sizi Türkiye'de istemeyen Türklerden değiliz" demek istedik.

G.B: Pippa'nın öldürülmesi üzerine ilk kez bir grup erkek siyah gelinlik giyerek "Bir kadına tecavüz edip öldürmek erkeklikse biz erkek değiliz" dedi. Toplumsal muhalefet ve sosyal hayatın içinde anarşistler mutlaka var. Küçük kaldığımız için görünmüyor olabiliriz. Tersane isçilerinin sorunlarıyla uğraşan, onlara destek olan anarşist grup da var, yıkılmaya çalışılan gecekondu mahallesinin halkıyla birlikte mücadele eden grup da var.

İlk anarşistler Ermeni'ydi

* Vicdani ret kampanyalarını anarşistler mi yürütüyor?

G.B: Evet. Vicdani ret, Tayfun Gönül adlı bir anarşist arkadaşımızın 1989'da "Zorunlu askerliğe hayır" diye kampanya düzenlemesiyle girdi hayatımıza. Sonra da birçok anarşist arkadaşımız veya anarşist olmayanlar da vicdani retçi oldu. Ama 'total ret' diye bir durum var. Bu bana daha doğru geliyor. Devletten hiçbir talebim olmayınca devletin de benden bir şey istemeye hakkı yok.

* Kaç vicdani retçi anarşist var?

G.B: 70 civarında.

* Türkiye'deki anarşizmin tarihi ne kadar?

A.K: 12 Eylül'den sonra ortaya çıktık. Uzun süre kendimize anarşist diyemedik. Çünkü anarşizm, terörle eşanlamlı olarak anılıyordu. 15-20 kişiydik. Sokak Yayınları'nı kurduk, sonra Kara dergisini çıkardık. 1989'dan sonra ise ayrışmalar oldu.

* İlk anarşistler?

G.B: Osmanlı'nın dağılma döneminde bol miktarda anarşistlerden bahsediliyor. Bununla ilgili çeşitli belgeler de var. Bu topraklardaki ilk anarşistler Ermeni anarşistlerdi. Bulgaristan'dan gelen anarşistler de vardı. 1890'daki bir fabrikadaki grevden söz ediliyor. Padişahın, zabıta müdürüne gönderdiği talimatta, "Anarşistler ve sosyalistlerin tevkif edilmesi" gibi bir cümle geçiyor. Buradan anlıyoruz ki; anarşistleri doğru anlamda kullanmışlar. "Bu fabrikada anarşistler var" denilseydi karışıklığa neden olabilirdi ama cümle çok açık.

* Peki, cumhuriyet döneminde hiç anarşist yok mu?

Z.C: Garip ama hiç yok. Sadece sol var.

G.B: Osmanlı'nın son döneminde yaşamış anarşistlerle bugünkü anarşistler arasında bağ kuran ne bir yazı ne de kitap var. Bugünkü hareketle o günkü hareketin birbirine değen uçları yok. 1980 öncesi anarşist olmuş herhangi bir kişiyle tanışmadık hiç.

* Halk anarşistleri tanıyor mu artık?

Z.C: Bizleri terörist olarak görme durumu bitti. Ama solcu olarak algılanıyor.

G.B: Okuyan kesim anarşistleri ayırt edebiliyor.

Komşudaki olaylar başka ülkelere de sıçrayabilir

* Yunanistan'daki anarşistlerin sayısı çok olmamasına karşın isyan nasıl büyüdü?

A.K: Onların köklü anarşist geçmişi var.

Z.C: Onların örgütlenme biçimleri de bu eylemlere uygun. Bir araya geliş biçimleri de kendilerine özgü bir ağla oluyor. Olayların başlatan ve yönlendirenler anarşistler. Olayların içinde yer alanların hepsi anarşistler değil.

G.B: Yunanistan'ın son 30 yılı ile Türkiye'nin 30 yılını karşılaştırdığımızda çok fark var. Orada tartışan ve sorgulayan bir toplum var. Bir zam olsa bile eylem düzenlenir. Türkiye'de ise yüksek sesle bile konuşmayan toplum var. Bir de toplumun kendisi de sağcılaştı. Halk, faşizan zihniyeti benimser hale getirildi. Halkın kendisinde MHP'yi aşan bir zihniyet söz konusu. Öyle ki MHP, halka fren koyuyor. Yunanistan'daki hareket de bir gecede bastırılabilir ama eylem bir gecelik değil. Başka bir yerden yine patlak verir. Çünkü toplum bunu üretiyor.

* "Anarşistler yönlendiriyor ama halk da arkalarında gidiyor mu?" diyorsunuz?

A.K: Onlarda da darbe yaşandı. Ama onlar cuntaya karşı direndi. Darbecilerini de yargıladılar.

* İsyan başka ülkelere sıçrar mı?

İsyan alevleri başka ülkelere sıçrama kapasitesine sahip. İsyanın önemi büyük; Atinalılar vitrinlerden, ışıklardan gökyüzüne bakamaz olmuştu, anarşistler vitrin ve ışıkları ortadan kaldırarak insanlara bunu hatırlattı.

* Dünyanın her yerindeki küreselleşme karşıtı eylemlerin arkasında anarşistler mi var?

Z.C: Evet. Birçoğunu anarşistler gerçekleştiriyor. G-8 gibi zirvelerde düzenlenen protestolarda anarşistler etkin.

* Her alanda eylemler düzenliyorsunuz. Yunanistan'da bir çocuğun polisce öldürülmesiyle hayat durdu. Türkiye'de son dönemde polis kurşunuyla sık sık insanlar ölüyor. Neden bu konuda bir protesto veya eylem düzenlemediniz?

A.K: Biz, solla aramıza çizgi çekemedik. Solla birlikte hareket eden anarşistler var. Bu bağı koparamadığımız için yaratıcı ve bağımsız eylemler gerçekleştiremiyoruz.

G.B: Türkiye'de sürekli öldürme olayları yaşanıyor. Yunanistan'daki gibi polis bir kişiyi yeni öldürmedi ki! Türkiye'de polisin öldürdüğü insanları yıllara ve aylara böldüğümüzde son üç yılda her güne bir insan düşüyor. Biz ölümü kanıksadık. Doğal olarak da polisin karıştığı olayı, bir başlangıç noktası haline getirme reflekslerimiz köreldi. Şimdi anarşist hareket içinde tartışılan bir eylemi anlatacağım size.

* Nedir o?

Bir anarşist grubu, geçtiğimiz kurban bayramlarının birinde bağlanmış bir danayı serbest bıraktı. Sonra da afiş ve yazıyla bunu duyurdular: "Biz bir kurbanlık danayı özgürleştirdik." Bir kısım anarşistler dalga geçti. Bir kısmı ise "Çok iyi eylem. Biz hayvan kesilmesine karşıyız. Ayrıca vejetaryeniz." Ama serbest bırakanlar, eleştiriler karşısında eylemi geliştiremediler. Belki de çoğumuz eylemi savunsaydık ve çoğaltsaydık başlı başına bir olay olabilirdi. Yunanistan'da toplumsal yelpazede görünürde olanlar anarşistlerdir. Türkiye'de ise görünürde olanlar anarşistler değil sol muhalefet.

Kimlik taşımıyorum soyadı kanununa karşıyım

G.B: Büyük eylemlere Türkiye'den giden anarşistler var.

* Yunanistan'daki olaylarda yer alan Türk anarşistler var mıdır?

A.K: Vardır. Orada yaşayan Türk anarşistler de var. İlişkilerimizin en iyi olduğu anarşistlerin başında Yunanistan'dakiler gelir.

Z.C: Yunanistan'daki anarşistler dayanışma istemiyor. Herkes kendi bölgesinde bir şeyler yapsın istiyorlar. Yaşananlar burada da esin kaynağı olmamalı, yaygınlaşmalı.

* Türkiye'deki anarşist hareket dünyadakiyle bağlantılı mı?

* Türkiye'deki anarşistler ne istiyor?

G.B: Anarşizm özgürlükçü bir düşüncedir; iktidarın olmamasını, kimsenin kimseyi yönetmemesini, herkesin eşit ve adil bir dünyada yaşamasını isteriz. Anti otoriter ve anti hiyerarşiktir. Bırakın insanın insana hükmetmesine insanın doğaya ve hayvanlara hükmetmesine de karşıyız. Kimlik taşımıyorum. Polis sorduğunda işyerinde diyorum. Soyadı Kanunu'na karşıyım.

* İş hayatını nasıl sürdürüyorsunuz?

Z.C: Yayınevinde ücretli çalışanımız yok. Her şeyi kendimiz yapıyoruz; yerleri de temizliyorum, çay da yapıyorum, kitabın sayfasını da düzenliyorum. Çek kullanmıyoruz. Bütün işlerimizi sözle yapıyoruz. Sözleşme yapmıyoruz. Burada polisin ve askerin işlediği cinayetlerin bizde ayaklanmalara yol açmadığına ek yapmak istiyorum. Çünkü bu ülkede 30 yıldır süren bir iç savaş var.

SABAH

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*