'Türk çiftçisi çaresizliğini cinnete dönüştürdü'

  • Giriş : 15.02.2006 / 00:00:00

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Türk çiftçisinin Çaresizliğinin cinnete dönüştüğünü belirterek, çiftçinin ızdırabının, çaresizliğinin ve derdiyle yüzleşmenin zamanı geldiğini söyledi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Mumcu, Türkiye'de cana ve mala karşı işlenen suçlarda meydana gelen artışın temelinde kent yoksulluğunun yattığına işaret ederek, kent yoksulluğunun çifçinin ve köylünün yoksulluğu olduğunu ifade etti. Medeni ülkelerde suç oranlarında azalma olmasının beklendiğini vurgulayan Mumcu, Ankara'nın göbeğinden Meclis Genel Sekreter Yardımcısı'nın evinin soyulduğunu hatırlattı. Mumcu, Türkiye'de 19 milyon insanın yoksulluk sınırının altında olduğunu, 1 milyondan fazla insanın açlık sınırın altında yaşadığını kaydetti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir çiftçi ile diyaloğunu hatırlatan Mumcu, bunun siyasette üslup sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti. Üslubun sahibini bağlayacağını kaydeden Mumcu, ''Bu tür bir üslubu topyekün siyaset üslubu olarak tartışmaya kimsenin hakkı yok. Bu meseleyi magazinleştirmekten başka bir şey değil. Başbakan ''Muhterem annenizin elinden öperim'' deseydi sorun çözülmüş olacak mıydı? Meseleye bu yönden bakan yok. Milyonlarca insan çaresiz, inim inim inliyor. Türk medyası Anayasa'nın kendisine verdiği, vatandaşın özgür, bağımsız yansız haber alma hakkıyla meseleye bakmıyor'' dedi.

Başbakan Erdoğan'ı popstara benzeten Mumcu, medyanın milyonların sıkıntılarıyla ilgilenmek yerine Başbakan Erdoğan'ın ne dediği, ne giydiği, ne yaptığı ile ilgilendiğini kaydetti. Erdoğan'ın Kasım 2004'te Erzurum'da yaptığı bir konuşmada geçinmekten şikayet eden çiftçilere ''Bu millet sizi beslemeye mecbur mu?'' dediğini hatırlatan Mumcu, ''Cumhuriyet'in kurucusu, Kurtuluş Savaşı'nın gerçek kahramanı, milletin efendisi Türk çiftçisine, Türk köylüsüne reva görülen yer beslemelik pozisyonu... Kimsenin gıkı çıkmadı... Bu ne demek, Bu nasıl hakarettir, aşağılamadır, çarpık bir düşüncedir diye hiç kimse sormadı. İlla bir magazin tarafı mı bulunması gerekir?'' diye tepki gösterdi. Bu ülkenin gerçek sahipleri kim? Kim kimi besliyor'' şeklinde konuştu.

Mumcu, konuşmasında Nazım Hikmet'in Türk köylüsü isimli şiirini okudu. Mumcu'nun okuduğu şiir şöyle:

O, topraktan öğrenip

kitapsız bilendir.

Hoca Nasreddin gibi ağlayan

Bayburtlu Zihni gibi gülendir.

Ferhattır,

Keremdir

ve Keloğlandır...

Yol görünür onun garip serine,

analar, babalar umudu keser,

Kahpe felek ona eder oyunu

Çarşambayı sel alır,

Bir yar sever,

el alır,

kanadı kırılır

Mumcu, konuşmasında Başbakan Erdoğan'ın Danıştaş'ın bir öğretmenle ilgili olarak verdiği kararla ilgili açıklamalarını eleştirdi. Danıştay'ın vermiş olduğu kararla ilgili olarak yargı sürecinin hala bitmediğini kaydeden Mumcu, AK Parti'nin tek başına iktidar olduğuna işaret ederek, hukukta temizden feragat diye müessenin kullanılmamasını eleştirdi.

Mumcu, hükümetin hiç bir sorunu çözme gibi niyetlerinin olmadığını, sadece "mış" gibi yaptığını iddia eden Mumcu, AK Parti ve CHP tahterevali ve hacıyatmaz oyunu oynadığını vurguladı. AK Parti ve CHP'nin milleti kamplara böldüğünü öne süren Mumcu, AİHM'deki Leyla Şahin kararından üst mahkemeye götürenin Dışişleri Bakanlığı olduğunu hatırlattı. Mumcu, Başbakan Erdoğan'ın işine geldiği yargı kararı üzerine yorum yapılmasının istenmediğini, işine geldiği zaman Danıştay kararını kınadığını öne sürdü.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious