Türk ekonomisi yeni bir rekora imza attı

  • Giriş : 02.07.2007 / 13:56:00
  • Güncelleme : 02.07.2007 / 14:38:19

Bakan Babacan, Türkiye ekonomisinin yeni bir rekora daha imza attığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye ekonomisinin 21 çeyrek arka arkaya büyüyerek, yeni bir rekora daha imza attığını söyledi.

Babacan, Hazine Müsteşarlığında düzenlediği basın toplantısında, makro ekonomik gelişmeler hakkında bilgi verdi, yapısal reform çalışmalarını anlattı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından bugün açıklanan büyüme rakamlarını değerlendiren Babacan, buna göre yılın ilk çeyreğinde GSMH bazında yüzde 6,7 , GSYH bazında ise yüzde 6,8 büyüme gerçekleştiğini hatırlattı ve Türkiye ekonomisinin hızla ilerlemeye devam ettiğini kaydetti.

Büyüme rakamlarının, beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini ifade eden Babacan, ''Türkiye ekonomisi, 21 çeyrek arka arkaya büyüyerek, yeni bir rekora daha imza atmış durumda. Daha önceki dönemlerde arka arkaya bu şekilde bir büyüme olmamıştı. Bu aralıksız büyüme, özellikle ülkemizde yakaladığımız güven ve istikrar ortamının belki de en somut göstergelerinden bir tanesi'' diye konuştu.

Büyüme rakamının bileşenlerine bakıldığında, özellikle net dış talebin artan oranlarda büyümeye katkıda bulunduğunun görüldüğünü belirten Babacan, ihracat rakamlarındaki artış, ithalat rakamlarının ise eski artış hızından aşağıya düşmesinin ise aslında bir bakıma büyüme kompozisyonunda bir bileşen olduğunu söyledi.

-HEDEF; SÜRDÜRÜLEBİLİR YÜKSEK BÜYÜME-

Hükümet olarak ilk günden bu yana ''bizim için büyüme saman alevi gibi gelip geçici bir büyüme olmamalı'' dediklerini kaydeden Babacan, şöyle konuştu:

''Çünkü Türkiye, bunu çok büyük faturalarla, çok acı sonuçlarla yıllarca ödedi. Sürdürülebilir ve aynı zamanda yüksek bir büyüme hepimizin hedefi olmadı. Ekonomi politikalarında geçici büyümeyi sağlayabilmek için çok sayıda enstrüman var. Hangi ülke olursa olsun eğer (bir çeyrek, 2 çeyrek şöyle hızlı bir büyüyelim de ondan sonra ne olursa olsun) yaklaşımıyla geçici rahatlamalar, geçici büyüme oranlarını yakalamak mümkün. Ama yanlış adımlar, kısa vadeli yaklaşımlar, dar görüşlerle atılan adımlar hele hele popülizm ile (şu gelecek seçimi de kurtaralım, seçimden önce şöyle bir rahatlama olsun da ondan sonra ne olursa olsun) türü yaklaşımlar maalesef ülkeyi yıllarca bir krizden diğerine savurdu.''

-İHRACAT RAKAMLARI-

Yine bugün TİM'in açıkladığı Haziran ayı ihracat rakamlarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Babacan, Haziran ayında ihracatın 9 milyar dolara yaklaştığını, ihracattaki artış hızının da ithalattaki artış hızını özellikle son aylarda geçtiğini kaydetti.

Babacan, ''Öyle görülüyor ki ihracatımız, ithalatımızdan daha hızlı artmaya devam edecek ve bunun olumlu sonuçlarını da aslında cari açıkta görüyoruz'' dedi.

-''CARİ AÇIKTA ARTIŞ TRENDİ DURDU-

Cari açık gerçekleşmelerine bakıldığında ise son 5 aydır artık cari açıktaki artış trendinin durduğu, hatta küçük de olsa gerilemelerin başladığının görüldüğünü anlatan Babacan, cari açığın finansmanının kalitesinin burada çok belirleyici olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin cari açığının, giderek artan oranlarda ''doğrudan sermaye girişleri ve dış krediler'' olmak üzere iki önemli finansman kalemiyle kapandığına işaret eden Babacan, ''Bu iki faktör, cari açığımızı finanse ediyor'' dedi.

Babacan, Merkez Bankasının yanı sıra özel sektörün döviz rezervine de dikkati çekerken, ''Bizim her ne kadar Merkez Bankamızın rezervi 26 milyar dolardan 65-66 milyar dolara çıktıysa da, özellikle özel sektörün döviz rezervlerindeki gelişme, çok daha çarpıcı. Türkiye'nin toplam rezervlerine baktığımızda, artık 100 milyar doların üzerinde seyreden bir rakam görüyoruz'' diye konuştu.

-İSTİHDAM RAKAMLARI-

İstihdam rakamlarını da değerlendiren Babacan, 2002 yılında 13 milyon 182 bin olan birinci çeyrek tarım dışı istihdam rakamının bu yıl 1. çeyrek itibariyle 16 milyon 62 bine çıktığının görüldüğünü, haftalık ya da aylık düzenli geliri olan insanların sayısında da ciddi artış yaşandığını söyledi.

Babacan, 2002 yılının birinci çeyreğinde yüzde 19,5 olan ücretsiz aile işçisinin, bu yılın birinci çeyreğinde yüzde 12,9'a düştüğünü, özellikle kırsal kesimde ailesiyle beraber çalışan insanların yevmiyeli, maaşlı işler bulduğunu ifade etti.

Devlet Bakanı, ''Bu, özellikle gelişmiş ekonomilerde çok yakından takip edilen bir göstergedir. Haftalık ya da aylık düzenli geliri olan insanların sayısı ve bunların tüm istihdam içerisindeki oranı, istihdamın kalitesi bakımından son derece önemli bir göstergedir. Burada da bu olumlu tabloyu görüyoruz'' diye konuştu.

-''GENEL KANAAT, ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞ DEVAM EDECEK''

Enflasyonda ise geçen yıl özellikle Mayıs, Haziran aylarında yaşanan dalgalanma nedeniyle 2006'da hedeften geçici bir süre uzaklaşıldığını kaydeden Babacan, burada yüksek petrol fiyatları, yüksek metal fiyatları ve bu senenin ilk aylarına kadar yüksek fiyatlar görülen işlenmemiş tarım ürünleri, gıda ürünlerinin önemli rol oynadığını hatırlattı.

Orta vadeli enflasyon hedefinin yüzde 4 olduğunu hatırlatan ve enflasyon rakamlarında beklentilerin büyük rol oynadığına işaret eden Babacan, önümüzdeki 6 ay, 12 ay, hatta 24 ay sonrası için beklentilere bakıldığında, beklentilerin sürekli olarak olumlu seyrettiğinin görüldüğünü söyledi.

Yani genel kanaatin enflasyondaki düşüş trendinin devam edeceği yönünde olduğunu belirten Babacan, şöyle konuştu:

''İşte bu güven oluştuktan sonra, zaten enflasyonla mücadelede çok önemli bir ilerlemeyi sağlamışız demektir. Bunu da hem beklenti anketlerinden, hem de ileriye doğru oluşan nominal reel faiz karşılaştırmalarından açıkça görüyoruz. Bu yılın Nisan ayı ile beraber enflasyonda geriye dönüş trendini görmeye başladık. Belki Nisan ayında çok küçük bir gerileme vardı ama Nisan ayı ile beraber gerilemenin olacağını görüyorduk. Nisan ayındaki küçük gerilemeden sonra Mayısta çok daha fazla bir gerileme gördük. Biz enflasyondaki bu gerilemenin Haziran ayında, Temmuz ayında da devam edeceğini bekliyoruz.

Tabii yıl sonuna kadar mevsimsel etkilerle ya da baz etkisiyle mutlaka enflasyonla ilgili gelişmeler hepimizin dikkatle takip edeceği, takip etmesi gerekeceği gelişmeler olacaktır. Ancak ben şunu rahatlıkla ifade etmek istiyorum ki bizim tüm ekonomik göstergeler arasında en çok önem verdiğimiz, en çok üzerinde durduğumuz ve öncelik olarak bir numaraya oturttuğumuz konu enflasyondur.''

-NOMİNAL FAİZDE TEK HANE HEDEFİ

Öte yandan enflasyonun düşük tek haneli rakamlara inmesi ve enflasyonla ilgili beklentilerin belirsizlik aralığının daha daralması durumunda, Türkiye'nin enflasyonda olduğu gibi nominal faizlerde de tek haneyi göreceğine işaret eden Babacan, şunları kaydetti:

''Biz seçim beyanlarımızda da açık açık bu hedefi koyduk. Dedik ki (enflasyonda tek haneye ulaştık, bundan sonraki hedefimiz YTL bazındaki faizlerin de tek haneye inmesi). Bunu zaten döviz borçlanmalarında sağlamış durumdayız, burada bir problem yok. Hatta Amerikan Hazinesi ile Türk Hazinesi arasındaki farklar, tarihi rekor denilebilecek seviyelerde daralmış durumda ve bir bakıma gerçek anlamda Türkiye ile ilgili risk primi diyebileceğimiz rakamların da tarihi düşük oranlara indiğini, bugünlerde hep beraber görüyoruz.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious