Türk kültüründe katliam yok

  • Giriş : 17.10.2006 / 00:00:00

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürü Doç. Dr. Yusuf Sarınay, Türk kültüründe katliam veya soykırım yapacak siyasi ve sosyo-psikolojik önyargının bulunmadığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sarınay, ''Eğer Osmanlı-Türk kültüründe bu tür yaklaşımlar olsaydı, 600 yıllık imparatorluk döneminde Anadolu'da bir tane Ermeni veya Rum kalmazdı'' dedi. Gazi Üniversitesi Öğrenci Konseyi tarafından ''Ermeni Meselesi ve Emperyalist Güçler'' konulu konferans düzenlendi.

Konferansta konuşan Doç. Dr. Yusuf Sarınay, ''Ermeni Meselesi''nin, 90 yıldır Türkiye'nin uluslararası boyut kazanan ve zaman zaman krizlere neden olan en önemli meselelerinden biri olduğunu söyledi. Bunun, özellikle Türkiye'nin AB'ye müracaatı ve müracaatının getirdiği siyasal süreçte birden bire canlanmasının oldukça dikkat çekici olduğunu ifade eden Sarınay, şöyle devam etti: ''Şunun altının çizilerek vurgulanması gerekiyor:

1916-17-18-19 ve hatta 1920'de Sevr'in hazırlıkları sırasında dahi Ermenilere yönelik toplu katliamlar göremeyen, bunu ortaya koyamayan, olayların şahitleri dahi belge ve bilgiler ortadayken bunu gündeme getirmeyen Avrupa devletlerine ne oldu da, 2000'li yıllarda bir anda büyük belgeler, bilgiler keşfetmişlerdir? Yani 1915'lerde ve 20'lerde ölmeyen, Fransa'ya, ABD'ye, Kanada'ya gidip yerleşen Ermenilerin öldükleri 2000'li yıllarda mı anlaşılmıştır?''

-''SUNİ TARİH RÜZGARI ESTİRİLİYOR''-

Bu mesele üzerinden suni bir tarih rüzgarı estirilmeye başlandığını belirten Sarınay, şunları kaydetti: ''Ermeni diasporası neden bu işi yasal yoldan halletmeye çalışmaktadır? Bu bilimsel ve tarihi anlamda ortaya koydukları tezin ciddi ve gerçekçi olmamasından kaynaklanmaktadır.

Eğer bir olay gerçekleşmişse tarihte ondan kaçılmaz. Onu her durumda ispatlarsınız, her ortamda onunla ilgili tartışmaya girersiniz. Ama Ermeniler böyle bir bilgi, belge ve gerçeklere sahip olmadıkları için her ortamda bilgiden, arşivden, belgeden ve tarihten kaçmaktadırlar. Neden? Almanya'da Yahudilerin soykırıma uğraması... Bunun prim yapması...

Yahudilerin bu mağduriyet psikolojisiyle bir devlet sahibi olması ve Almanya'dan milyarlarca mark tazminat alması....'' Doç. Dr. Yusuf Sarınay, Sovyet, Amerikan ve Fransız Ermenilerinin 1965 yılında yaptıkları kongrede, Türkleri mahkum etmek için, ''Terör, tanıma, tazminat ve toprak'' kararı aldıklarını ve bu kararı adım adım Türk milletine kabul ettirme yoluna gittiklerini söyledi.

-''DİVAN-I HARP'TE BİN 673 KİŞİ YARGILANDI''-

Türkiye'nin Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'nde Ermeni olaylarıyla ilgili 1878-1915 ya da 1922'ye kadarki dönemi kapsayan 1 milyon civarında belge bulunduğunu bildiren Sarınay, bu belgelere bakıldığında iddiaların aksine Ermenilerin 1890'lı yılların başından 1915'e kadar gelen süreçte müthiş bir katliama giriştiğinin görüldüğünü söyledi. Ermenilerin bu katliamlar sırasında 550 bin Müslüman Türk'ü öldürdüğünü bildiren Sarınay, ''Madalyonun öteki yüzüne dikkat çekmek istiyorum'' dedi. Ermeni tehcirine de değinen Sarınay, Osmanlı yöneticilerini böyle bir karar almaya iten sürecin iyi incelenmesi gerektiğini vurguladı.


Sarınay, bu kararın planlı bir hareket olmadığını, güvenlik nedeniyle alındığını, Osmanlı Devleti'nin tehcirin düzenli ve güvenli geçmesi için her türlü tedbiri aldığını, tehcir sırasında görevi kötüye kullananların infaz edildiğini hatırlatarak, bu kapsamda Divan-ı Harp Mahkemeleri'nde çoğunluğu asker, güvenlik görevlisi ve polis olan bin 673 kişinin yargılandığını belirtti.

-''İŞLEMEDİĞİMİZ BİR SUÇUN ÖZRÜ OLMAZ''-

''Bugün dünyada ve Türkiye'de de yavaş yavaş yayılan ve bazı aydınlarımızda da görülen 'Özür dilenerek, bundan kurtulunulması'' tavsiyesi var'' diyen Doç. Dr. Sarınay, şunları söyledi: ''İşlemediğimiz bir suçun özrü olmaz. Acaba özür dilemek bizi kurtaracak mı? Ama söylediğim gibi 'terör, tanıma, tazminat ve toprak' planları var. 50-60 milyar dolar tazminat hesap ediyorlar. 'Biz ihya olacağız, Türkiye'den paraları alarak zengin olacağız' diyorlar.

'Türkiye paraları ödeyemezse karşılığında toprak alacağız' diyorlar. Takdir aydınlarımızın...'' Türk kültüründe katliam veya soykırım yapacak siyasi ve sosyo-psikolojik önyargının bulunmadığına dikkati çeken Sarınay, ''Eğer Osmanlı-Türk kültüründe bu tür yaklaşımlar olsaydı, 600 yıllık imparatorluk döneminde Anadolu'da bir tane Ermeni veya Rum kalmazdı'' diye konuştu.

Sarınay, Ermeni diasporası için soykırım iddialarının bir kimlik muhafaza aracı olduğunu, artık dünyada siyasi ve iktisadi açıdan bir soykırım endüstrisi kurulduğunu, Ermenilerin de bundan yoğun bir şekilde faydalandığını anlattı. Doç. Dr. Yusuf Sarınay, Türkiye'nin bu meseleyi Türk dünyasına mal etmesi ve tamamıyla bu konuda savunma psikolojisinden çıkması gerektiğini vurguladı.

Ermeni meselesi önünde Türk milletinin kararlı ve dik durması gerektiğini vurgulayan Sarınay, ''Ermeni meselesinde Avrupa, özellikle Avrupalı siyaset adamlarının bir kısmı, Lozan'ın rövanşını almaya çalışıyorlar. Yani bu Misak-ı Milli sınırlarını Avrupa çok hazmetmemiştir. Zaman içinde bunun hesabını alma düşüncesi olanlar var. Bizim de tarih laboratuvarından gerekli dersleri çıkarıp, uzun vadeli olaya bakmamız lazım'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious