Türk olan işadamı işçisini kapıya koymaz

Türk olan işadamı işçisini kapıya koymaz.12509
  • Giriş : 09.12.2008 / 20:45:00

Krizde işçiyi kapıya koyan iş adamlarının Türkiye vatandaşlığını sorgulayan Çelik açıklamalarında sitem vardı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ''Her şey ballı börek iken işletmeler açık olacak, ama biraz sıkıntıya girince atıverin işçiyi sokağa. Bu nasıl Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır, nasıl bir sorumlu yöneticilik, sanayicilik anlayışıdır?'' dedi.

Bakan Çelik, AK Parti Bursa İl Başkanlığının Kültür Park içindeki Özgen Çay Bahçesi'nde düzenlediği bayramlaşma töreninde yaptığı konuşmada, dünyayı kasıp kavuran ekonomik krizin, Türkiye'yi de etkisi altına aldığını belirterek, krizin ne zaman biteceğinin kimse tarafından bilinmediğini söyledi.

''Bu süreçte iktidardan bir şey koparabilir miyiz?'' düşüncesiyle politika geliştirdiğini zanneden bazı siyasi parti ve sivil toplum örgütleri bulunduğunu ifade eden Çelik, ''Siz, ne zaman Kapıkule'nin dışını göreceksiniz? Ne zaman bindiğiniz dalı kesmenin hepimize zarar vereceğini anlayacaksınız? Ne zaman çözüm adına ek bir cümle söyleyeceksiniz? Sorumlu davranmak yalnız AK Partililerin görevi mi? Sorumsuzluk, sizin karakteriniz mi oldu?'' diye konuştu.

-''ODADA OTURARAK, BAHÇEYİ KEŞFEDEMEZSİNİZ''-

Bakan Çelik, ''Bahçeli'' demekle ''Bahçeli'' olunmadığını ifade ederek, şöyle devam etti:

''Odada oturarak, bahçeyi keşfedemezsiniz. Odadan dışarı çıkacaksınız, odanın dışında ne oluyor bitiyor göreceksiniz. İyiyi de kötüyü de görecek, ona göre siyaset üreteceksiniz.

Deniz ne demek? Sınırlar ötesinde bir ufuk demek. Göl gibi düşünüyorsanız, adınızın Deniz olması, bir şey ifade etmiyor. 'Size ne, ben böyle düşünüyorum' diyorsanız, hem partinize yazık edersiniz hem de bugün gezdiğiniz gibi, ülkemize milletimize fayda temin etmeyen yanlış yollarda gezersiniz. Herkes gelişen olaylarda kendini yenilemeli, kriz tellallığını yapmaktan vazgeçmeli.''

-KRİZE KARŞI ALINAN ÖNLEMLER-

Faruk Çelik, işverenin sigorta paylarında indirim, işverenlerin üzerindeki zorunlu istihdam yüklerinin tamamının kaldırılması, kadın, genç ve özürlülerin istihdamına yönelik düzenlemeler gibi krize karşı çok önemli önlemler aldıklarını anlattı.

Kriz için devletin imkanlarını aynı anda seferber etmenin bir anlamı bulunmadığını dile getiren Çelik, ''Krizin neresini ne şekilde vurduğunu, nerede, nasıl sıkıntı olduğunu tespit ederek, bunlara kademe kademe, her hafta, her gün çözüm üretmeye devam ediyoruz. Bu yüzden diyoruz ki, Türkiye bu krizi çok daha hafif şekilde atlatacaktır'' dedi.

-SIKINTIYI 70 MİLYON ÇÖZME İMKANI-

Çelik, bir işletmenin, ekonomik krizden dolayı sıkıntıya düşerse, ''kısmi çalışma'' yapabileceğine işaret ederek, şunları söyledi:

''Bu şekilde işçileri 15 gün, 1 hafta, 1 gün çalıştırabilir. Geri kalan kesimini biz İşsizlik Fonu'ndan karşılamaya hazır olduğumuzu söyledik. Yasal düzenleme buna müsait. Siz şimdi kanunların vermiş olduğu hakları kullanmadan kalkıyorsunuz, 'Kriz var, ben işletmeyi kapatıyorum.' Yok böyle yağma. Böyle vatanperverlik olmaz. Her şey ballı börek iken işletmeler açık olacak, biraz sıkıntıya girince atıverin işçiyi sokağa. Bu nasıl Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır, nasıl bir sorumlu yöneticilik, sanayicilik anlayışıdır? Sıkıntıyı, iş adamıyla, sendikayla, siyasetle, hükümetle, bankalarla, 70 milyon olarak çözme imkanımız var. Aradan bir zincir halkası koptuğu zaman, meydana gelecek sıkıntının sorumluluğunu birilerinin üstlenmesi gerekiyor.''

-''TÜRKİYE KRİZE İYİ DİRENİYOR''-

1990'da 3 milyon 400 bin olan zorunlu sigortalı sayısının, 2002'de 5 milyon 200 bine, 2008 yılı Ekim ayı itibariyle de 9 milyon 100 bine ulaştığını belirten Çelik, Aralık 2007'de 1 milyon 115 bin sigortalı işçi çalıştıran iş yeri sayısının, Ekim 2008'de 1 milyon 173 bine çıktığını, bu rakamların, Türkiye'nin son 5 yılda yakaladığı ivmeyi göstermesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Çelik, krizin tahribatlarını rakamlarla ortaya konulabileceğini ifade ederek, ''Türkiye, bu krize 2003-2004'te yaptığı reformlarla son derece iyi direniyor. Ne ABD'si ne Avrupa'sı bu direnci gösteremediler. Umuyoruz ki önümüzdeki süreçte bu kriz ateşi aşağıya doğru iner de bizi de fazla hırpalamaz, fazla büyük bir tahribata uğramadan bu süreci tamamlarız. Krizin ateşinin, dünya genelinde bir an önce söndürülmesi gerekiyor'' diye konuştu.

Türkiye'de, milletin değer yargıları ve inançlarının çok istismar edildiğini dile getiren Çelik, ''Milletimizin tüm fertlerinde Ehl-i Beyt sevgisi tartışılmaz. Biz biriz, bütünüz, kardeşiz. Bunu AK Parti'ye çok görenlere sesleniyorum; biz bu noktadaki uçurumları kaldıracağız, birlik ve bütünlüğü tesis edeceğiz'' dedi.

Bu arada, Faruk Çelik'in konuşması sırasında Hasan Kahraman adlı kişi, ''Beni iş yerinden çıkarttılar, 5 yıldır paramı alamıyorum'' diye bağırdı.

Çelik, partililerin dışarı çıkarmaya çalıştığı Kahraman'ı çağırarak, kürsüsünün karşısına yakın bir yere oturttu.

Konuşmasının ardından Kahraman'ın sorununu dinleyen Çelik, ''Biz bayramlaşmalardan sonra çekip giden siyasetçilerden değiliz. Sorunu olan yüzlerce kişiyle görüşüyoruz'' diyerek, Kahraman'ın sorunuyla ilgileneceği sözünü verdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*