Türk sinemasını yerelden canlanıyor

  • Giriş : 02.12.2006 / 00:00:00

Türk sinemasının her geçen gün kaliteli yapımlara imza attığını belirten tiyatro ve sinema oyuncusu Baykal Kent, genç yönetmenlerin sinemayı yerelden evrensele taşıdığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türk sinemasının 1996 yılında Yavuz Tuğrul'un yönettiği ve Şener Şen, Uğur Yücel ile Yeşim Salkım'ın başrollerini paylaştığı 'Eşkiya' filmi ile yeniden dirilmeye geçtiğini ifade eden Baykal Kent, son yıllarda her yönü ile başarılı bir yapım olan Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' filmi ile Türk sinemasının dünyaya taşındığını belirtti.

Antalya'da Boztepe Öğrenci Yurdu'nda öğrencilerle 'Türk sinemasının bugünü ve yarını' isimli söyleşide bulunan Baykal Kent, 46 yıldır tiyatro ve sinema sanatı ile uğraştığını ve 200'ün üzerinde filmde rol aldığını bildirdi. Öğrencilere sinema sanatçısı arkadaşları ile film setinde yaşadığı anılarını anlatan Kent, Şener Şen, Münir Özkul, Kadir Savun, Kemal Sunal, Erol Taş, Aliye Rona, Sadri Alışık, İhsan Yüce, Adile Naşit, Mete İnselen, Filiz Akın, Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Tuncel Kurtizi, Uğur Yücel, Öztürk Serengil ve Ayhan Işık gibi sanatçıların Türk sinemasının onur kaynağı olduğunu ifade etti.

2000 yılından itibaren genç yönetmenlerden Nuri Bilge Ceylan'ın 'İklimler', 'Uzak', 'Mayıs Sıkıntısı', 'Koza', 'Kasaba', Çağan Irmak'ın 'Babam ve Oğlum', Ferzan Özpetek'in 'Karşı Pencere', Uğur Yücel'in 'Yazı Tura', Derviş Zaim'in 'Çamur', Özer Kızıltan'ın 'Takva' Zeki Demirkubuz 'Kader', Cem Yılmaz'ın 'Hokkabaz', Yüksel Aksu'nun 'Dordurmam Gaymak' filmleri ile Türk sinemasına bakış açısını değiştirdiklerini anlatan Kent, Nuri Bilge Ceylan'ın Uzak ile Cannes Film Festivali'nde jüri özel ödülünü alması ile birlikte genç yönetmenlerin kendilerine özgüvenlerinin arttığını söyledi.

Baykal Kent, "Günümüzdeki genç yönetmenlerimiz Türk sinemasının geçmişinden aldığı ilhamlarla her geçen gün başarılı eserlere imza atıyor. Bu başarılar, biz eski kuşak sanatçılara onur ve gurur veriyor. Geçmişte Metin Erksan'ın 'Susuz Yaz' filminin altın ayı, 1982'de Şerif Gören'in Cannes'te 'Yol' filmi ile jüri özel ödülü alması ile Türk sineması yurtdışında adını duyurmuştu. Son yıllarda başarılı yapımlar sayesinde Türk sinemasının sesi yurt dışında daha gür çıkıyor. Genç yönetmenler birikimlerini güzel bir şekilde harmanlayarak kalıcı eserler ortaya koyuyor. Buna en güzel örnek Yüksel Aksu'nun 'Dondurmam Gaymak' filmi yerelden evrenseli yakalamanın adıdır. Umarım Golden Globel (Altın Küre) ödülünü alır." diye konuştu.

Televizyon kanallarında yayınlanan dizilerin birbirinin kopyası olmasından dert yanan ve kanalların kadın programları ile 'benim dizim senin dizini döver' anlayışına teslim olduğunu ifade eden Kent, bir televizyon programında Osman Yağmurdereli'den televizyonlarda 300 dizinin yayınladığını duyunca hayretler içinde kaldığını belirtti. Kalıcı eserlerin yapımının kaliteli bir yapım ile güçlü bir senaryodan geçtiğini ifade eden Kent, 'ucuz etin yahnisi güzel olur' mantığı ile çekilen film ve dizilerin saman alevi gibi kısa sürede yanıp söneceğini sözlerine ekledi.

Boztepe Öğrenci Yurdu Müdürü Adil Ulutaş, söyleşi sonunda yurt öğrencilerine Türk sineması hakkında bilgilendirmesinden ötürü Baykal Kent'e bir buket çiçek takdim ederek teşekkürlerini sundu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious