Türkçe konuşan devletler birarada

  • Giriş : 17.11.2006 / 00:00:00

Türkçe Konuşan Ülkelerin Devlet Başkaları 8. Doruk Toplantısı, Antalya'da başladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Toplantının açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Antalya Doruk Toplantısı'nın dayanışma ve işbirliğini canlandıracak önemli bir adım olarak gördüğünü söyledi. Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Sekizinci Doruk toplantısının ilkinin 1992 yılında Ankara'da düzenlediğini belirten Sezer, Doruklar Süreci'nin, bugüne kadar ülkeleri ve bölgeyi etkileyen pek çok gelişmeye tanık olduğunu söyledi.

Antalya Doruk Toplantısı'nın, kardeş cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını kazanmalarının 15. yıldönümüne rastlamasının ayrı bir anlam ve önemi olduğunu düşündüklerini aktaran Sezer, bağımsızlığını kazanan ülkelerin bugün uluslararası toplumun saygın birer üyesi olarak dünya sahnesinde yerlerini aldığına işaret etti. Türk Dili Konuşan Ülkeler olarak Avrasya coğrafyasında barış ve istikrarın pekişmesinde yeni ölçüler devreye girdiğine değinen Sezer, bu toplantının yeni bir dönemin başlangıcını simgelediğini kaydetti.

Küresel değişimlerden etkilenen ülkelerin devlet yapılarını çağdaş değerler çerçevesinde yapılandırabildiği ölçüde bölgenin ve yeni yüzyılın koşullarına uyum sağlayabileceğini ifade eden Sezer, "Bu toplantılar, bölgesel ve uluslararası konuların gözden geçirilmesi, işbirliğimizin güçlendirilmesi, bölgemizde barış ve istikrarın pekiştirilmesi amacıyla, serbestçe görüş alışverişinde bulunduğumuz, yüksek düzeyli forumlar niteliği kazanmıştır." dedi. Türkiye'nin 'Doruklar Süreci'ne duygusal değil, gerçekçi ve akılcı yönden yaklaştığını anlatan Sezer, bu süreci benzer sorunları paylaşan ülkelerin bir araya geldiği bir düzlem olarak gördüklerine değindi.

Sezer, ortak uygarlık, tarih, gelenek ve değerlerin geliştirilmesi açısından önem taşıyan Doruklar Süreci'nin sonucunda ikili ilişkilerin somut eylem ve tasarılara dönüştürülmesini istediklerine değinerek, bölgesel istikrar ve işbirliğinin güçlendirilmesi anlayışıyla hareket etmenin önemine değindi. Sezer, bölgede bulunan petrol ve doğalgazın dünya piyasalarına pazarlanması için ülkeler arasında dayanışma ve işbirliğinin geliştirilmesine de değindi. Sezer, Kars-Ahılkelek-Tiflis-Bakü demiryolu gibi Asya'yı Avrupa'ya bağlayacak yeni ulaşım yollarının kurulmasının küresel ekonomiyle bütünleşme adına büyük yarar sağlayacağını vurguladı.

Sezer, "Aktau-Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ülkelerimiz arasındaki güven ve işbirliğinin, ortak kararlılığımızın bir sonucu olarak Temmuz ayında işletmeye açılmıştır. Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hattını da bu yılsonunda devreye sokmayı öngörüyoruz. Bu bağlamda, Türk Dili Konuşan Ülkeler arasında enerji alanında işbirliğinin artırılmasını, bölgenin siyasal ve ekonomik istikrarına doğrudan katkı sağlayacak bir olgu olarak gördüğümüzü yinelemek isterim." diye konuştu.

Sezer, Avrasya coğrafyasının istikrar ve işbirliği alanına dönüştürülmesine büyük önem verdiklerine değinerek, Güney Kafkasya, ve Yukarı Karabağ sorunu ile birlikte Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünün çözümüne yönelik çabalara destek vermeye devam edeceklerini söyledi.

Uluslararası terörizm, köktendinci, ayrılıkçı ve aşırı akımlar, yasa dışı göç, uyuşturucu madde ve silah kaçakçılığı gibi diğer örgütlü suçların Avrasya bölgesinin gelişimine ve istikrarına tehdit oluşturduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Sezer, terörü haklı gösterecek hiçbir gerekçenin varlığını kabul edemeyeceklerini belirtti.

Toplantıda konuşan Kırgizistan Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakıyev, toplantının Orta Asya devletleri ve Azerbaycan'ın bağımsızlıklarının 15. yıldönümüne denk gelmesinden dolayı oldukça anlamlı olduğunu kaydetti. Bakıyev, ülkelerin siyasi geleceklerini şekillendirme adına yapılan toplantıyı önemli bulduğunu açıkladı.

Bakıyev, karşılıklı olarak onaylanan ve imzalanan ikili ve çok taraflı anlaşma ve sözleşmelerin hayata geçirilmesinin ve bunların verimliliğinin yükseltilmesi gerektiğine değindi. Bölgede bulunan ülkelerin ortak tarihi kültürel kökleri bulunduğuna hatırlatan Bakıyev, kültürel formlar hazırlanarak tarihi günlerin ortaklaşa kutlanmasının halklar arasında dostluğun pekişmesine neden, ruhani ihtiyaçlarının giderilmesine hizmet edeceğini söyledi. Bakıyev, Türkiye topraklarında yapılan görüşmelerin gerçek sonucunu vererek devletlerarasında entegrasyonu hızlandıracağını belirtti. Bakıyev, "Orta Asya ülkelerinin arasındaki ekonomik işbirliği olumlu sonuçlar vermektedir. Bu konuda somut adımların hızlandırılması gerekmektedir. Öte yandan Milli Eğitim sistemini kökten başlayarak reformlara tabi tutmak gerekiyor."dedi.

Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ise Türkçe konuşan devletlerin bağımsızlıklarını kazanmalarının üzerinden 15 yıl geçtiğini hatırlatarak, bu süreçte siyasi, askeri, ticari, ekonomik, bilimsel ve kültürel alanda karşılıklı etkileşimle pek çok stratejik oraklığa gidildiğini söyledi. Türk devletleriyle çözülemeyen hiçbir meselesi bulunmadığını kaydeden Nazarbayev, "Terörizm bölgenin ortak sorunu olmuştur. Özelliklede Irak, Afganistan'ı yeniden yapılandırma çalışmaları, İran ve Kuzey Kore'nin nükleer programları endişe vericidir. Bu konuda Orta Asya ülkelerinin nükleer silahı yaymama antlaşması yapması önerisinde bulunuyorum."dedi. Küresel barış için medeniyetler ve dinler arasındaki diyalogun geliştirilmesine ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Nazarbayev, bu anlamda Türkçe Konuşan Devletlerin, Avrupa'da ki örgütlerle dayanışmayı arttırması önerisinde bulundu. Nazarbayev, ülkeler arasında "Aksakallılar Kurulu" oluşturularak sanat, siyaset ve sivil toplum örgütlerinin bir araya getirilmesini, başkanlığına ise 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'inn getirilmesini önerisinde bulundu. Nazarbayev, Kazak petrollerinin Bakü-Tiflis- Ceyhan projesi ile batı pazarına taşımayı amaçladıklarına değinerek, petrol ve doğalgazda da işbirliğine gidilmesi gerektiğini anlattı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious