Türkiye, AB'nin parlayan yıldızı

  • Giriş : 02.01.2007 / 00:00:00

Verimlilik ölçümü yapan Milli Prodüktivite Merkezi (MPM), tüm sektörleri mercek altına alarak imalatçıların röntgenini çekti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Geçtiğimiz yıl 1 milyar 172 milyon dolarlık takı ihracatı yapan Türkiye, İtalya'nın ardından ikinci sırada yer alıyor. MPM, son beş yılda üretim atağına geçen Türkiye'nin kuyumculukta Avrupa Birliği'nin parlayan yıldızı olacağını öngörüyor. Yapılan araştırmanın sonuçlarına göre en verimli ikinci sektör kimya-petrol. Dokuma-giyim, orman ürünleri ve mobilyada ise verimlilik son derece düşük.
Türkiye'nin verimliliğini ölçmek için bütün sektörleri tek tek irdeleyen Milli Prodüktivite Merkezi, "Türkiye İmalat Sanayii'nde Verimlilik, Teknolojik Gelişme Yapısal Özellikler ve 2001 Krizi Sonrası Reel Değişimler" isimli bir çalışma yaptı. Son 25 yılı kapsayan verimlilik raporunda kuyumculuğun ortalama sermaye verimliliği itibarıyla da Türkiye'nin bir numarası olduğu vurgulanıyor. Özellikle son 5 yılda sektörün üretim atağına geçtiğine dikkat çekilirken, "Türkiye'nin kuyumculukta AB'de büyük ilerleme göstereceği ve pazardan önemli paylar alacağı beklenmektedir." ifadelerine yer veriliyor. Beş bin yıldır altın takı üretilen Anadolu coğrafyası üzerinde bulunan Türkiye, bu alanda önemli bir potansiyele sahip. Mücevher ihracatından büyük pay alan Türkiye, AB ülkeleri içerisinde İtalya'nın ardından ikinci sıraya yükselirken, özellikle takı işlemede pazar payını genişletiyor.

Araştırmada verimlilik artışının yanı sıra krizlerin Türk ekonomisindeki etkileri üzerinde de uzunca duruluyor. İmalat sanayiinde üretim verimliliği, 1994 ve 2001 krizinden büyük ölçüde olumsuz etkilendi. Krizin ardından ise imalat sanayiinde üretim yüzde 24,5 artış gösterdi. Genel olarak tüm sektörlerde verimlilikte önemli artışlar gözlenirken, bazı sektörlerde 2,5 katına varan artışlar dikkat çekti. Ortalama üretim verimliliği en yüksek değerine 1993'te ulaşırken, 2001 krizinin etkisiyle yaşanan gerilemelerle bu oran tekrar 1980 yılının verimlilik düzeyine indi. İmalat sanayiindeki teknolojik gelişmelerin de irdelendiği araştırmaya göre, önemli teknolojik gelişmeler 1992-1995 yılları arasında gerçekleşti. 1980-85 arasında durağan bir seyir izleyen teknoloji düzeyi 1985-90 arasında ise sürekli ilerliyor. Bu ilerleme 1992'den itibaren hızlanarak 1995'te en üst düzeye ulaşırken 1996'dan itibaren yakalanan artış temposunun devam etmeyerek zaman zaman durağanlaştığı ve gerilemelerin başladığı görülüyor. Bu gerileme 2000'de dip yaparken krizin ardından yeniden yükseliyor. İstihdamın büyük çoğunluğunu sağlayan gıda ve dokuma gibi sanayiler düşük teknoloji kullanıyor. Teknoloji sınıfı yükseldikçe işgücü verimlilikleri artıyor.

Kamuda istihdam azalırken özel sektörde artıyor

Milli Prodüktivite Merkezi'nin çalışması, yıllar içinde istihdam piyasasındaki değişimi de ortaya koyuyor. Buna göre kamudaki istihdam her yeni dönemde bir öncekine göre daha da azalıyor. Kamudaki verimlilik artışının bu istihdam azalışına bağlı olduğu ve bu artışın 'sanal bir artış' sayılması gerektiği vurgulanıyor. Özel sektördeki istihdam ise genellikle artıyor. Özel sektördeki verimlilik artışının daha dinamik bir özellik taşıdığına, hem üretim hem de istihdam artışıyla birlikte yaşanan bir emek verimliliği artışı olduğuna dikkat çekiliyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious