'Türkiye, AB'ye girmenin derdi içinde değil!'

  • Giriş : 02.04.2006 / 00:00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin medeniyetler arası çatışmaların önlenmesi açısından büyük önem arzettiğine işaret etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erdoğan, "Türkiye, Avrupa Birliği'ne girme derdi içinde değil. Onu söyleyeyim. Öyle bir hastalığımız da yok. Biz, AB'ye katılmamızın gerekliliğine inanıyoruz. Onu birbirinden ayırmamız lazım. Medeniyetler ittifakının adresinin Avrupa Birliği olmasını istiyoruz." dedi.

Dünya Demokrasi Hareketi'nin dördüncü kongresi İstanbul'da başlıyor. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda üç gün sürecek kongrenin açılışını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaptı.

"Demokrasiyi geliştirmek: Adalet, Çoğulculuk, Katılım" konulu kongrenin açılışında konuşan Erdoğan, medeniyetler arası ittifakın önemine değindi. Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin medeniyetler çatışmasının önlernmesi açısından büyük önem arzettiğine işaret eden Erdoğan, başka bir sebepten dolayı, AB üyeliği derdinde olmadıklarını açıkladı. Erdoğan, "İslam ve Hıristiyan dünyasının birbirine karşı olmamasını, Avrupa Birliği çatısı altında dayanışma ortaya koymasını istiyoruz. Türkiye de bunun en güzel örneklerinden bir tanesidir. Kopenhag Siyasi Kriterleri'nin bu kadar süratle yapılmasının, 40 yıldır yapılamayanı 3 yıla sığdırmamızın anlamı budur." şeklinde konuştu.

Tünkiye'nin bu doğrultuda çok önemli adımlar attığına işaret eden Erdoğan, bunların düşünce özgürlüğünde alınan mesafe, örgütlenme özgürlüğünde alınan mesafe, din ve vicdan özgürlüğünde alınan mesafe ve girişim özgürlüğünde alınan mesafe olarak açıkladı. Erdoğan, "Yeterli mi hayır, asla yeterli değildir. Çünkü attığımız adımlar büyük ölçüde uyumla alakalıdır. Bunun bir de uygulama süreci vardır. Tabii bir de gelenekler ve alışkanlıklar var. Bu gelenek ve alışkanlıkların süratle uyumlu hale getirilmesi gerekir. Şu an AB'ye uyum sürecini yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.

AK Parti iktidarından önce düşünce suçlarından dolayı Türkiye'de cezaevine atılan insanlar olduğunu, kendilerinden itibaren ise cezası kesinleşmiş ve hapiste yatan hiç kimsenin bulunmadığını ifade eden Erdoğan, yaşanan süreci bu şekilde örneklendirdi.

Başbakan Erdoğan, "Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılımı projesi; düne kadar çatışmaları beklenen medeniyetlerin aynı coğrafyada buluşması, ortak değerleri paylaşması ve bu sayede insanlığın zenginleştirilmesini amaçlamaktadır. Biz inanıyoruz ki, bugün her zamankinden daha fazla tahammül ve uzlaşı kültürüne ihtiyacımız var. İnsanlık için hayırlı olan; farklılıkları derinleştirmek değil, farklıkları muhafaza ederken insanlık temelinde bir arada yaşayabilmektir. Biz Yunus Emre'nin ifadesiyle 'Yaradılanı Yaratan'dan ötürü seven' bir dinin mensuplarıyız. Dini, kültürü önemli değil, insan olması önemli. Aslolan budur." diye konuştu.


BAŞBAKAN'DAN ABD'YE İNCE MESAJ


Başbakan Erdoğan, dünyanın hiçbir toplumunun sorunları kendi başına çözmeye muktedir olmadığını, bu sorunların başında da terörizmin geldiğini söyledi.

Dünyanın iç içe geçen karşılıklı bağımlılığa dayanan bir yapıda olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bu dünyada güç tek başına bir anlam ifade etmiyor. Dünyada şu anda en büyük güç Amerika. Terör en güçlü korunaklara sahip olan Penteagon'u da vurdu." dedi. Terörle mücadelenin evrensel olması gerektiğine işaret eden Erdoğan, terörün dini, ırkı, vatanı olmayan; kimi, nerede, ne zaman, nasıl vuracağı belli olmayan bir fenemon olarak niteledi. Başbakan Erdoğan "Kimse 'ben güçlüyüm öyleyse terörü yenerim' diye gurur, kibir içerisine girmesin. Ummadığın anda ummadığın şekilde karşılaşırsın. Öyleyse dayanışma ile bunu çözmek durumundayız." ifadelerini kullandı. Erdoğan, tüm dünyanın bu bilinç içerisinde olması gerektiğini belirterek güvenlik, istihbarat ve dayanışma ile teröre karşı ortak tavır konulması gerektiğini belirtti. Bu doğrultuda cehaletle, yoksullukla ortak mücadele edilmesi gerektiğine işaret eden Erdoğan, bunların terörü üreten, adeta altyapısını oluşturan hususlar olduğunu söyledi. Erdoğan, "Küresel adaleti, küresel menfaati korumuyorsanız kendi menfaatinizi korumanız mümkün değildir" mesajını verdi.

Başbakan'dan önce Malezya eski Başbakan Yardımcısı Enver İbrahim de konuşma yaptı. Konuşmasına Nazım Hikmet'in 'Davet' isimli şiiri ile başlayan İbrahim, Yunus Emre'nin 'Gelin dost olalım, işi kolaylayalım, sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz' dizeleriyle bitirdi. İbrahim Türkiye'de Nazım Hikmet, Said Nursi, Adnan Menderes gibi isimlerin kişisel demokrasi mücadelelerinden bahsetti.

Toplantıya Devlet Bakanı Beşir Atalay, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile Dünya Demokrasi Hareketi savunucularından yüzü aşkın ülkeden 500 kişi katıldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious