'Türkiye, Avrupa'yı ekonomik krizden korur'

  • Giriş : 24.11.2006 / 00:00:00

Dünya Ekonomik Forumu'nun Türkiye zirvesi dün Başbakan Tayyip Erdoğan'ın açılış konuşmasıyla başladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Uluslararası alanda önem taşıyan raporlarda, Avrupa'nın karşı karşıya olduğu küresel riskler ve Türkiye'nin rolü üzerinde duruldu. Petrol fiyatları şoku, enerji kıtlığı, uluslararası terörizm, kitle imha silahlarının artışı ve savaş tehlikeleri karşısında Türkiye'nin risk azaltıcı rolünün 'yüksek' olduğu vurgulandı. Avrupa'nın nüfus yapısındaki değişimlerden kaynaklanabilecek malî krizler ile kemer sıkma politikaları konusunda da Türkiye'nin büyük önem taşıdığı belirtildi. Küresel rekabet gücü açısından Türkiye'nin ciddi mesafe kat ettiğine dikkat çekildi. Dünya Ekonomik Forumu, iki gün boyunca Çırağan Sarayı'nda Türkiye'yi konuşacak. Jeopolitik rol, Avrupa Birliği müzakereleri, rekabet gücü ve kültürlerarası diyalog, toplantıların ana başlığını oluşturuyor. Zirvenin ana hatlarını çizen forumun eylem çerçevesinde, Türkiye'nin bölgesel çatışmaları gidermede aktif rol oynayabilecek pozisyonda olduğu ifade ediliyor. Türkiye'nin geleceğinden herkesin ümitli olduğunu kaydeden Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Claus Schwab, yatırım açısından cazip imkanlar bulunduğuna işaret ediyor.
Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Zirvesi, iki gün boyunca dört ana başlık altında düzenlenecek toplantılarla sürecek. Türkiye'nin jeopolitik rolü, AB müzakereleri, Türkiye'nin rekabet gücü ve kültürlerarası diyalog, ana başlıkları oluşturuyor. Forumun eylem çerçevesinde, 'jeopolitik rol' başlığı altında, Türkiye'nin bölgesinde bir istikrar modeli olduğu belirtilerek, bölgesel çatışmaları gidermede ve gerginlikleri azaltmada aktif bir rol oynayabilecek pozisyonda olduğu vurgulanıyor. Bu kapsamda, Türkiye'nin soğuk savaş döneminde olduğu gibi NATO içindeki rolünü ve dünyanın çeşitli bölgelerinde BM gücü çerçevesinde gerçekleştirdiği görevleri devam ettirmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca enerji konusundaki politikalarını Avrupa ülkeleriyle birlikte aynı çizgide yürüterek güvenilir bir enerji ortağı olabileceği ve Avrupa'nın enerji bağımsızlığı alanında uzun vadeli riskleri azaltabileceği belirtiliyor. AB müzakereleri konusunda, Avrupa'nın Türkiye'nin risk azaltıcı rolünü göz önünde bulundurması gerektiği kaydedilen eylem çerçevesinde, Türkiye'nin de Avrupalılaşmanın karşılıklı çıkara dayalı olumlu bir süreç olduğu konusunda anlayış değişikliğine gitmesi tavsiye ediliyor. Eylem çerçevesindeki Türkiye'nin rekabet gücü başlığındaysa, ekonomik reformları sürdürmesi ve ayrıca dinamizm, liberalizm, modernizm ve güvenilirlik konularında bir marka olarak konumlandırılması ile kadınlara daha fazla fırsat sağlanması zorunluluğuna yer veriliyor. Kültürlerarası diyalog başlığı da, Türkiye'de sergilenen laik demokrasi ile İslam'ın birbirini tamamlayıcı özelliğinin diğer Müslüman ülkelere de örnek teşkil etmesi ve bunun da Müslüman toplumlarla Batı arasında diyalog platformu oluşturması gerekliliğini belirtiyor.
Lagendijk: Çözüm çıkmazsa Kıbrıs meselesi dondurulur

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, "Eğer bir iki hafta içerisinde bir çözüm bulunmaz ise Kıbrıs konusunun dondurulması yüksek bir ihtimaldir." dedi. Lagendijk, Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Zirvesi çerçevesinde aa muhabirine yaptığı açıklamada, ilişkilerin genelde iyi gittiğini belirterek, herhangi bir tren kazası beklemediğini ifade etti.

Türkiye ile AB arasındaki en önemli konunun şu an için Kıbrıs olduğunu ifade eden Eşbaşkan Lagendijk, bu konunun önümüzdeki bir iki hafta içinde çözümüne yönelik gayretlerin artış göstereceğini söyledi. Joost Lagendijk, önümüzdeki bir iki hafta içinde Kıbrıs konusunun çözülmemesi halinde, belirli bir süre için dondurularak çözümün zamana bırakılabileceğini vurguladı. Kıbrıs konusu dışındaki müzakere fasıllarının ise aynen planlandığı gibi sürdürülebileceğini kaydetti. Müzakerelerin durmasının her iki tarafın da çıkarına olmadığını vurguladı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de Reuters'a verdiği demeçte, müzakerelerin askıya alınmasının AB'ye, önemli bir stratejik ve ekonomik ortağın kaybına mal olabileceği uyarısında bulundu. Gül, "Bu, herkes için tehlikeli. Şüphesiz ki, böyle bir şey olursa, bizim için dünyanın sonu değil, ancak bu hiçbirimiz için de iyi olmaz." diye konuştu.

Babacan: Finlandiya teklifinde masadan kalkmayacağız

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Finlandiya'nın Kıbrıs konusunda yaptığı önerilerin tartışılmasında, masadan kalkan tarafın Türkiye olmayacağını söyledi. Dünya Ekonomik Forumu Türkiye toplantısında konuşan Babacan, "Finlandiya dönem başkanlığı bazı öneriler getiriyor; biz de buna 'tamam' dedik. Zor olduğunu biliyoruz; ama, görüşmelerde masadan kalkan taraf biz olmayacağız. Orada konuşmak için bulunuyoruz." dedi. Kıbrıs Rum Kesimi'nin 2004 yılında üyeliğe kabul edilmesiyle 40 yıllık bir sorunun AB tarafından ithal edildiğini dile getiren Babacan, "Bu artık AB'nin de sorunu; ama, AB bu konuda hem savcı hem de yargıç konumunda... Şimdi eski sorunların hepsi gündeme geliyor, bu sorunu çözmenin tek yolu konuşmaktır." diye konuştu. Son dönemde Türkiye kamuoyunda AB'ye olan desteğin azaldığına işaret eden Babacan, bu konuda AB'yi de eleştirerek, son dönemde AB'nin çok fazla içine baktığını ve büyük resmi kaçırdığını söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious