Türkiye, fındık üreticisine borçludur

  • Giriş : 03.08.2006 / 00:00:00

SHP Genel Başkanı Karayalçın, Türkiye, fındık üreticisine yalnızca mali olarak değil ahlaki olarak da borçludur dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın,fındık piyasasının çöküşünün fındık üreticileri ve Türkiye ekonomisi için yaşamsal bir önem ve öncelik taşıdığını söyledi. Karayalçın, "Türkiye, fındık üreticisine yalnızca mali olarak değil ahlaki olarak da borçludur ve fındık üreticisi Türkiye'ye bu ödemelerin bekletilmeden yapılmasını çok fazlasıyla sağlayacak ölçüde gelir getirmektedir." dedi.

SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak amacıyla Giresun'a geldi. Karayalçın, Giresun Gazeteciler Derneği'nde düzenlediği basın toplantısında, fındıkta yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiği dile getirdi. Basın mensuplarının sorularını cvaplandıran Karayalçın, Türkiye'nin iki milyar dolar gelir getiren fındık ürününün, üretim aşamasından pazarlama aşamasına kadar çok sayıda ve çok yönlü sorunları olduğunu ifade etti.

Üç sorunun fındık üreticilerimiz ve Türkiye ekonomisi için yaşamsal bir önem ve öncelik taşımakta olduğuna dikkat çeken Genel Başkan Karayalçın, "Bunların başında fındık piyasasının çöküşü gelmektedir. Piyasanın çöküşünü; piyasada var olan kurumların işlevlerini yitirmeleriyle, bir gün içinde fiyatların, çok önemli iktisadi ve toplumsal bunalım yaşanmadığı halde, yarı yarıya düşmesiyle ve siyasi iktidarın piyasa kurumlarına müdahalesiyle açıklıyorum. Önümüzdeki en temel görev yeni bir piyasanın inşa edilmesidir. Türkiye'nin tüm siyasetçilerini, Karadeniz'in tüm oda, kooperatif ve kitle örgütü yöneticilerini yeni bir fındık piyasası inşasını tartışmaya çağırıyorum. Bu kez, yıllardan bu yana bölgesel ve ulusal hedef haline getirdiğimiz uluslararası fındık borsasının Karadeniz'de kurulmasını mutlaka sağlayabilmeliyiz" açıklamasında bulundu.


İkinci acil sorunun ise 2006 ürününün arz fazlasının alınacağının, piyasadan çekileceğinin ve siyasi iktidar tarafından açık bir biçimde açıklanması olduğunu vurgulayan SHP lideri Karayalçın, "Böyle bir uygulama, Hükümetin iç ve diş yükümlülüklerine kesinlikle aykırı değildir. Türkiye ortalama olarak 100 dolarlık ihracat için 60 dolarlık ithalat yapmaktadır. Yani söz konusu olan, fındık ürünü değil de bir başka ürün olsaydı, Türkiye'nin 2 milyar dolarlık bir getiri için 1,2 milyar dolarlık bir harcama yapması gerekir. Ancak fındık ürünü söz konusu olduğunda, Türkiye 2 milyar dolarlık geliri elde etmek için hemen hiçbir döviz harcaması yapmamaktadır. Bununla birlikte Türkiye'nin bu kadar geliri elde etmek için bu yıl 150 bin ton dolaylarında olacağı sanılan arz fazlasını pazardan çekmesi de gerekecektir. Bu kadar fındığın piyasadan satın alınarak çekilmesinin maliyeti doğal olarak ilan edilecek fiyata göre değişecektir, ama yüksek olmayacağı da açıktır. Bunun ihracat geliri içindeki payı yüzde 5 - yüzde 7 dolaylarındadır. Türkiye'nin başka ürünlerin ihracatından yüklendiği %60'lık maliyet payını, fındıktan esirgemesi düşünülemez." değerlendirmesinde bulundu. Üçüncü acil sorunun, "2004 ve 2005 yıllarından kalan ödemelerin, hangi kurum, hangi banka yada hangi fon olacaksa olsun, ivedilikle yapılmasıdır" diyen Karayalçın, sözlerine şöyle devam etti: "Üreticiyi, ödemeyi Fiskobirlik'in mi?, Fiyat istikrar ve Destekleme Fonunun mu?, bir kamu bankasının mı? Yada bir özel bankanın mı? ilgilendirmemektedir. Üreticiyi ilgilendiren ödemenin ivedilikle yapılmasıdır. Türkiye, fındık üreticisine yalnızca mali olarak değil ahlaki olarak ta borçludur ve fındık üreticisi Türkiye'ye bu ödemelerin bekletilmeden yapılmasını çok fazlasıyla sağlayacak ölçüde gelir getirmektedir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious