Türkiye, terör tehdidini bertaraf etmeli

Türkiye, terör tehdidini bertaraf etmeli.18133
  • Giriş : 30.10.2007 / 15:50:00

Baykal, Türkiye'nin etnik ayrımcılık değil, terör tehdidiyle karşı karşıya olduğunu söyledi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'nin,
etnik ayrımcılık değil, terör tehdidiyle karşı karşıya olduğunu
belirterek, "Türkiye, bu terör tehdidini mutlaka bertaraf etmelidir"
dedi.

Baykal, partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada, dün Cumhuriyet
Bayramının kutlandığını anımsattı.

Dünkü tablonun, cumhuriyetin eskimediğini, önemini ve değerini
yitirmediğini, 70 milyon kişinin cumhuriyetin her zamankinden daha çok
önem kazandığına içtenlikle inandığını gösterdiğine dikkati çeken
Baykal, bu tablonun ibretle değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

Vatandaşların, cumhuriyetin güvence altına aldığı bazı değerlerin,
tehlikeye girdiğini gördüğünü, cumhuriyeti sahiplenerek, kucaklayarak bu
tehlike ve tehditleri etkisiz kılma arzusunu ortaya koyduğunu belirten
Baykal, cumhuriyetin büyük bir proje olduğunu vurguladı. Baykal,
cumhuriyetin, insanlık tarihinin gördüğü en köklü değişim ve dönüşüm
projesi olduğuna işaret etti.

Baykal, Türkiye'nin, bugün bütün dünyanın ilgiyle izlediği, görmezlikten
gelemediği bir ülke olduğunu belirterek, "Elbette daha ileri bir sonuca
gelebilirdik, yapılması gereken, yapılmamış çok şey vardır. Bütün
bunları anlamak, tartışmak mümkündür. Ama yanlış olan proje değildir,
ortada yanlış varsa, o projeyi uygulamada yetersiz kalanlardır, hatta o
projeyi inanmadan yönetme sorumluluğunu üstlenenlerdir" diye konuştu.

"LAİKLİK, BARIŞIN GÜVENCESİDİR"
Cumhuriyetin, Türkiye'de yaşayanlar arasındaki inanç, mezhep ve din
anlamındaki bir ayrışmayı, devlete taşımayı reddeden bilinçli bir
anlayışı ortaya koyduğunu vurgulayarak, bu coğrafyada bunun ilk kez
olduğunu belirtti.

Baykal, cumhuriyeti kuranların, "Din, toplumun en değerli unsurlarının
başında gelir. Herkes, ibadet, inanç özgürlüğüne sahiptir. Ama devlet,
bu inançların bir uygulayıcısı haline getirilmemelidir. Getirilirse,
inançlara saygısızlık olur, topluma çok büyük zarar verir" dediğini,
laiklik anlayışını, Türkiye siyasetinin temeline, bilinçli bir şekilde
yerleştirdiklerini anlattı.

Bunun değerini, şimdi çok daha iyi anladıklarını dile getiren Baykal,
sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün iç barışımız, karşılıklı birbirimize olan sevgimiz,
dayanışmamız, bu konuların siyaset gündeminin dışında tutulabildiği
ölçüde işlediğini görüyoruz. Buna yönelik tehditleri kaygıyla izliyoruz.

Laiklik, Türkiye'de barışın, kardeşliğin güvencesidir. İnanç düzeyimiz,
mezhebimiz ne olursa olsun birbirimizi sevmeye, kucaklamaya hazır
olmalıyız. Bunun güvencesi budur. 'Hayır biz birbirimizin inancını,
mezhebini sorgulayacağız, ona göre değerlendireceğiz' dediğiniz anda,
hem inanan insanlara hem de o topluma en büyük zararı verirsiniz.

Geride bıraktığımız tarihimizde, geldiğimiz noktayı güvence altına alan
en temel özelliktir. Şu anda da belli çevrelerin tehdidi altındadır. Bu
bölgede, her ülke bunu cesaretle uygulayamamıştır, önemini
kavrayamamıştır, bunun din, inanç düşmanlığı olduğu söylenmek
istenmiştir. Laiklik, toplumsal barışımızın, hukuk, huzur,
kardeşliğimiz, çağdaş toplum haline dönüşme mücadelemizin en temel
dayanağıdır. Bunu gerçekleştiren, başta Atatürk olmak üzere, bütün
kuşaklar şükran borçluyuz."

"DUYGUSAL TEPKİ DEĞİL, BİLİNÇLİ POLİTİKA"
Baykal, cumhuriyet projesinin ikinci özelliğinin, yeni oluşturulan
devletin temelini oluşturanların arasına etnik, ırki bir ayrım yapmayı
başlangıçta reddeden bir anlayışla yola çıkması olduğunu kaydetti.

CHP Genel Başkanı Baykal, "Türkiye'de, bugün 84 yıl sonra bütün
insanlar, 'Cumhuriyet' diye ortaya çıkıyorsa, özel bir coşku
yaşıyorlarsa, bu iki noktaya yönelik tehdidi kavramaya başlamalarıdır"
dedi.

"Din istismarına son verin, dini inançlarını tartışma konusu yapmayın,
ayırıma girmeyin, kimseyi mezhebine, inancına göre ayırmayın, ne iş, ne
ihale, ne Cumhurbaşkanı seçerken; insanları inançlarına göre ayırmayın
diyoruz" görüşünü dile getiren Baykal, şöyle konuştu:
"Dünkü coşkulu Türkiye'nin sergilediği tablo, bu anlayışı yansıtıyor ve
'ne olur bizi etnik kimliğimize göre ayırmaya, birbirimize düşürmeye,
Türkiye'yi bölmeye, parçalamaya kalkmayın, etnik kimlik temelinde bir
siyaseti bu topraklarda tekrar tezgahlamaya kalkmayın' anlayışı yatıyor.Bu coğrafya hepimizin.

Türkiye'nin, bu coğrafyada gelişmesini, sorunlarını çözmesini içine
sindiremeyen pek çok çevre var. Irak'ta yaşananların, Türkiye'de
yaşanmasını arzu eden, bunun altyapısını gerçekleştiren pek çok çevre
var. İçerde bazı insanlarımızın bu oyuna alet olmalarını anlayamıyor ve
hak veremiyorum.

Türkiye'deki sorun, etnik ayrımcılık sorunu değildir. Kimsenin,
Türkiye'de etnik kimliğe dayalı bir zulüm ve haksızlık yapma arayışı
sergilemesi mümkün değildir. 1071'den beri el ele yaşayan bir toplumuz,
kız alıp vermişiz, iç içe geçmişiz, siyasetimiz, ekonomimiz, sosyal
yaşamımız tam bir kardeşlik anlayışı içinde, herkesin paylaşımına açık
tutulmuş, bundan sonra da öyle olacaktır. Sorun, ırk ayrımcılığı, etnik
dışlayıcılık değil, Türkiye'nin bu barış, uyum ve huzurunu hazmedemeyen
çevrelerin, yapay biçimde şiddeti, terörü Türkiye'nin huzurunu tahrip
edecek şekilde kullanma sorunudur. Türkiye etnik ayrımcılık tehdidiyle
değil, terör tehdidiyle karşı karşıyadır. Terör tehdidinin arkasında
ayrıştırma projesi vardır. Terör duygusal tepki değil, bilinçli
politikadır. Terörle yapılmak istenen, ayrışmış, parçalanmış, dağıtılmış
bir Türkiye'dir. Böyle bir projeyi uygulamak için yıllardır çaba
gösteriyorlar. Bu proje uygulanmamıştır, uygulanmayacaktır. Türkiye, bu
terör tehdidini mutlaka bertaraf etmelidir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious