'Türkiye 2014 yilini beklemeli'

  • Giriş : 28.10.2005 / 00:00:00

ADANA - Baskent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ögretim Üyesi ve Türkiye-AB Dernegi Genel Baskani Prof. Dr. Haluk Günugur, Türkiye için 2014 yilindan önce AB üyeliginin mümkün olamayacagini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Günugur, yapilan anketlerde Türk halkinin yüzde 73'ünün AB'nin yaninda olmasina karsin, yüzde 3'ünün de AB konusunda herhangi bir bilgisinin olmadiginin ortaya çiktigini, bu nedenle dernek olarak egitim çalismalarina agirlik verdiklerini anlatti.

Prof. Dr. Günugur, Çukurova Genç Isadamlari Dernegi'nce (ÇUGIAD) düzenlenen "Tam Üyelige Dogru Türkiye-AB Iliskileri" konulu konferansta yaptigi konusmada, 31 Temmuz 1959 yilinda Adnan Menderes'in basbakanligi döneminde baslayan Türkiye'nin AB sürecinin, geçen sürede yönetime gelen 9 siyasi partinin yani sira askerler tarafindan desteklenerek devlet politikasi haline geldigini belirtti.

AB ile 3 Ekim 2005 tarihinde tam üyelik için müzakerelerin basladigini animsatan Prof. Dr. Günugur, bu süreçte tarim sektörünün ön plana çikacagini ifade etti. AB için tarimda standardin çok önemli oldugunu anlatan Günugur, "Her ürün için tam 48 bin sayfadan olusan bir tüzük var." dedi.

Günugur, özellikle hukuk alaninda yapilan düzenlemelerle adeta tam bir sessiz reformun gerçeklestirildigine dikkati çekti. Günugur, AB bütçesinden sivil toplum kuruluslarina 30 milyon avro'luk kaynak aktarildigini da sözlerine ekledi.

ÇUGIAD Baskani Tarkan Kulak da, müzakere sürecinde Türkiye'nin amacina ulasmasi için yilmadan mücadele etmesi gerektigine isaret ederek, bu konuda Türkiye'nin iradesi ve gücünün oldugunu ifade etti. Günugur, Türkiye'nin AB ile müzakerelere baslamasinin, Türkiye için oldugu kadar dünya barisi ve istikrari için oldukça önemli oldugunu söyledi.

Sözde Ermeni sorunu, Güneydogu sorunu ve Türkiye'deki sözde azinliklar, Rum Patrigi'nin ekümenligi, Heybeliada Ruhban Okulu'nun tekrar açilmasi, Kibris sorunu ve Ege Kita Sahanligi problemlerinin müzakere süresince Türkiye'nin önüne konulacak engeller oldugunu kaydeden Kulak, söyle konustu; "Türk toplumunun bu konularda verecegi tek bir taviz yoktur. Ayrica AB'nin de Türkiye'ye bu konularda baski yapacak tek bir hakli ve yasal dayanagi yoktur. Hükümetlerimizin masada uygulamasi gereken (kazan kazan) politikasidir. Türkiye istediklerini alarak masadan kalkacak güce ve iradeye sahiptir."

Seyhan Oteli'ndeki toplantiya bazi kamu kurum ve kuruluslarinin temsilcilerinin yani sira sivil toplum örgütlerinin baskanlari ve çok sayida davetli katildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious