Türkiye AB için paha biçilmez kaynak

  • Giriş : 21.01.2007 / 00:00:00

İtalya Başbakanı Romano Prodi, yarın Türkiye'ye yapacağı iki günlük resmi ziyaret öncesinde açıklamalarda bulundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İtalya Başbakanlık binası Chigi Sarayı'nda soruları yanıtlayan Prodi, Türkiye'nin Avrupa'yla bütünleşme yolunda gerekli reformları tamamlamasının ardından, AB açısından "paha biçilmez bir kaynak" olacağını söyledi.

Prodi, "İnanıyoruz ki üyelik süreci boyunca reformları gerçekleştirecek bir Türkiye, Avrupa Birliği için paha biçilmez bir kaynak olacaktır. Bu hedefi gerçekleştirebilmek için de tabii ki sabır ve bilgelik lazım" dedi.

Prodi, Türkiye'nin AB üyeliği konusunun geçici gerilimler ve heyecanlarla değerlendirilmesinin yanlışlığına da işaret ederek, "Bu denli tarihsel önem taşıyan bir probleme, geçici gerilimler ve heyecanların etkisi altında yaklaşmak doğru olmaz" diye konuştu.

Başbakan Prodi, kendi liderliğindeki merkez sol iktidarın da Silvio Berlusconi liderliğindeki bir önceki merkez sağ hükümet döneminde olduğu gibi Türkiye'nin AB üyeliğini desteklemeyi sürdürdüğüne de dikkat çekti.

"Türkiye'nin AB üyeliği konusunda İtalya siyasetindeki süreklililik açısından, hükümetler arasında bir farklılık yoktur" diyen Prodi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aramızdaki ortak Akdenizlilik boyutu, Orta Doğu'daki istikrarsızlıktan kaynaklanan risklerle yüz yüze olmak, ayrıca karşılıklı tanışma ve mübadele bakımından verimli dönemlerle örülmüş tarih, bizleri birleştiren konulardır."

"Ankara İLE HER ALANDA YOĞUN İLİŞKİLERİMİZ VAR"

Türkiye ziyaretinin ilk durağı olan Ankara'da pazartesi günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la görüşecek ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından da kabul edilecek olan Prodi, İtalya ve Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin her konuda güçlü olduğuna da değindi.

Prodi, "Türkiye ziyaretinizde ele alınacak belli başlı konular neler olacak?" biçimindeki soru şu sözlerle yanıtladı:

"Bu, Türkiye'yle yapılan periyodik istişareler çerçevesinde bir ziyaret. Başbakan Erdoğan'la yaklaşık iki ay kadar önce Riga'da görüşmüştüm. Geçen hafta da İtalya'ya resmi ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Sezer'le görüştüm. Ankara ile siyasetten ekonomik ve kültürel alana varana dek, her alanda yoğun ikili ilişkilerimiz var."

Prodi, Ankara'daki temaslarında Türkiye'nin AB üyeliği konusunun da ele alınacağını belirterek, şunları söyledi:

"Ayrıca, AB ile bütünleşme süreci de var. Bu konuda, Türkiye'nin reformları müspet biçimde tamamlama konusundaki gayretini perçinlemesini, Gümrük Birliği Sözleşmesi'ni Kıbrıs'ı da kapsayacak biçimde genişletmesini diliyorum."

Prodi, Türkiye ile AB arasındaki en çetrefilli konulardan biri olan Kıbrıs meselesine de değindi. Kıbrıs Rum kesiminin sınır sorunlarını halletmeksizin AB'ye tam üye olarak kabul edildiğinden bahisle, "Sonuçta mesele, bir Avrupa sorunu haline geldi. Kıbrıslı Rumlar şimdi AB'ye güvendikleri için bir çözüm için uzlaşmaya yanaşmaktan da giderek uzaklaşıyorlar. Siz çözüm için iyimser misiniz? Bu sorun nasıl çözümlenecek?" şeklindeki soruya karşılık olarak Prodi, "Kıbrıs sorununu tartışmak için en uygun yerin Birleşmiş Milletler olduğu düşüncesindeyiz" dedi.

İtalya'nın BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak bu yönde çaba harcayacağını belirten Prodi, 2008 sonuna kadar Kıbrıs'ta bir uzlaşı sağlanması dileğinde bulunarak, şöyle konuştu:

"1 Ocak 2007'den itibaren BM Güvenlik Konseyi üyesi olan İtalya'nın bu görevi 2008 sonuna kadar devam edecek. En geç o tarihe kadar da Kıbrıs sorununa çözüm bulunabilmesini canı gönülden arzuluyorum. Biz bu hedefi gerçekleştirmek için çalışacağız."

Prodi, Türkiye-AB ilişkileri konusunda ise AB Genel İşler Konseyi'nin Aralık 2006'da Ankara ile müzakereleri 8 başlıkta askıya almakla birlikte, diğer başlıklarda müzakerelere devam edilmesini yeğlemiş olmasının önemli olduğunu da kaydetti.

"Ortada aşılması gereken engeller var. Ama geçen Aralık ayında Brüksel'de alınan karar, görebildiğim kadarıyla önümüzdeki sorunları çözmeyi sağlayacak koşulların oluşmasını beklerken, müzakereleri de sürdürmek yönündedir" diyen Prodi, şu aşamada önemli olan şeyin Türkiye'de "reform sürecine devam edilmesi" olduğunu belirtti. Brüksel'de Aralık ayında alınan kararı "dengeli ve makul" olarak niteleyen Prodi, "Bu, Avrupa geleneğiyle gayet uyumlu, dengeli ve makul bir karar olmuştur. Şu an için önemli olan içerdeki reform sürecine devam edilmesidir" dedi.

"HER İKİ TARAF DA NE OLDUĞUNU VE NEYİN PARÇASI OLDUĞUNU BELİRLEMEK DURUMUNDADIR"

Türkiye, gerek Avrupalı gerekse Türk siyasetçiler tarafından sık sık "Batı ile İslam dünyası arasında bir köprü" olarak niteleniyor. Prodi, kendisine bu olguyu hatırlatan "Acaba bu 'köprü' sözcüğünün, 'araf' ile eş anlamlı hale gelmesi; Türkiye'nin Avrupa'ya da İslam dünyasına da ait olamadan arada salt bir 'köprü' olarak kalma riski de söz konusu mu?" biçimindeki soruyu ise şu sözlerle yanıtladı:

"Her iki taraf da ne olduğunu ve neyin parçası olduğunu belirlemek durumundadır. Türkiye AB'ye kendi adaylığını açıkladığı an, bir tercih yapmıştır. AB de bu adaylığı kabul ettiği an, aynı şeyi yapmıştır. Şimdi her iki tarafın da bunun beraberinde getirdiği güçlüklere karşın, o tercihe sahip çıkıp çıkmayacaklarına, sadık kalıp kalmayacaklarına bakmak lazım."

Prodi, kendisinin her iki tarafın da tercihlerine ve sözlerine sahip çıktıklarını görmek istediğini ifade etti.

Türkiye'yi tam üyeliğe taşıyacak sürecin olumlu biçimde sonuçlanmasını arzuladığını belirten Prodi, "Ben tüm gönlümle, bunun olumlu sonuçlanmasını diliyorum" dedi.

Prodi, bunun gerçekleşmesi için gerek Avrupalı gerekse Türk siyasetçilere "büyük sorumluluk" düştüğünü belirterek, şöyle konuştu:

"Zira bana göre, bu yolu sonuna kadar katetmeyi başardığımızda, sonuçta daha iyi bir Avrupa ve daha iyi bir Türkiye olacaktır. Bu büyük projeyi tamama erdirme açısından, Türk siyasetçiler de Avrupalı siyasetçiler de büyük bir sorumluluk içerisindedirler."

ORTADOĞU SORUNU

İtalya Başbakanı Prodi, temasları sırasında Ortadoğu sorunu konusunda da Türkiye'deki yetkililerle görüş alışverişinde bulunacak. rodi, Ortadoğu'daki durumun kendisini kaygılandırdığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"Kaygılarımı sizden gizleyecek değilim. Uluslararası camianın bölgede kararlı ve ısrarlı bir çalışma içinde olması lazım. İtalya bu konuda gayret içinde olduğunu Lübnan'da göstermektedir. Ama aynı gayret Filistin sorunu için de gösterilerek, bu vahim krizin çözümlenemez hale gelmesinin önüne geçilmelidir. ABD Dışişleri Bakanı (Condoleezza) Rice'ın bölgeyi ziyaretini memnuniyetle karşılıyorum. Temennim, uluslararası camianın bu konudaki kararlığını teyit etmek için kuartet üyelerinin de bir an önce toplanmalarıdır" dedi.

Prodi, Irak'taki mevcut sorunların giderilmesi konusunda ise tüm aktörlerle "yapıcı bir siyasi diyaloğun" önem taşıdığına işaret ederek, "Irak konusunda etkin ve kalıcı bir çözümün, her şeyden önce Irak meselesinin tüm aktörleriyle yapıcı bir siyasi diyalogdan yana olan tüm ülkelerin çalışmalarını gerekli kıldığı inancındayım" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious