Türkiye-AB üyeliği

  • Giriş : 03.05.2006 / 00:00:00

TBMM Başkanı Bülent Arınç, Türkiye'nin üyeliğinin getireceği yararların AB'nin geleceğine ilişkin vizyonuyla yakından ilgili olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nun 56. Toplantısı'nda konuşan Arınç, TBMM olarak, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nun çalışmalarına özel değer verdiklerin kaydetti.

Toplantının Türkiye-AB ilişkilerinde özel anlam taşıyan bir döneme denk geldiğini ifade eden Arınç, "Katılım müzakerelerimizin 3 Ekim 2005 tarihinde başlamasıyla Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir döneme girilmiştir. Müzakerelerin açılması gerçekten tarihi bir adımdır. Türkiye ile müzakereleri açmakla, AB, Avrupa'nın ortak değerler ve normlar üzerinde kurulu olduğu yolunda tüm dünyaya olumlu bir mesaj vermiştir." diye konuştu.

Arınç, Türkiye'nin üyelik sürecinin uzun ve zaman zaman zorluklar içerdiğinin bilincinde olduklarını belirterek, "Üyelik kıstaslarının tümünü karşılamak hususunda azami gayreti göstereceğiz. Halkımızın kararlılığı, üyeliğimizin çok uzak olmayan bir gelecekte gerçekleşmesi yolunda en kuvvetli itici gücümüz olacaktır. " dedi.

Arınç, Türkiye'nin son yıllarda hız kazanmış olan etkileyici bir değişim süreci yaşadığını ifade ederek, şunları kaydetti: "Vatandaşlarımızın sahip oldukları bireysel hak ve özgürlüklerin kapsamı genişletilmiştir. Ekonomik alandaki reformlarımız istikrar ve refah getirmiş ve Türkiye'nin yabancı sermaye açısından dünyanın sayılı çekim merkezleri arasına girmesini sağlamıştır. TBMM, Türkiye'deki bütün reform çabalarında öncü rol oynamıştır. Yoğun ve özverili mesaisiyle TBMM'nin, ülkemizin çağın en yüksek siyasi ve ekonomik standartlarına ulaşmaya yönelik çabalarına yaptığı katkıdan şahsen büyük kıvanç duyduğumu bu vesileyle belirtmek isterim. TBMM olarak reform sürecini ileriye götürmeye kararlıyız. Bu çerçevede, 9. Uyum Paketi bünyesindeki yeni yasal düzenlemeleri yaz tatiline girmeden önce sonuçlandırmak için azami gayret göstereceğiz. Küreselleşme, AB açısından da çeşitli sınavları beraberinde getirmiştir. Terörizm, insan kaçakçılığı ve örgütlü suç hepimizi tehdit etmektedir. Yoğun ekonomik rekabet, yol açabileceği istikrarsızlıklar nedeniyle birçok ülkenin insanını gelecek açısından endişeye sevk etmektedir."

Arınç, AB'nin bugün karşı karşıya olduğu en önemli sınavın, kendisini ileriye yönelik olarak kapsamlı biçimde yeniden tanımlama olduğunu ifade etti.

Arınç konuşmasına şöyle devam etti: "AB üyeliği Türkiye için stratejik bir hedeftir. Günlük hayatın her alanına evrensel standart ve uygulamaları getirecek büyük bir reform hareketinin parçasıdır. Türkiye'nin üyeliğinin getireceği yararlar, AB'nin geleceğine ilişkin vizyonuyla da yakından ilgilidir. Türkiye'nin tam üyeliği, sadece Avrupa'da güvenlik ve refahın korunmasına katkı sağlamayacak, aynı zamanda Avrupa değerlerinin Avrupa'yı çevreleyen bölgelere ve daha ötesine yayılmasını da kolaylaştıracaktır. Biz parlamenterlere bu bağlamda özel sorumluluk düşmektedir. Halklarımızın temsilcileri olarak, onların çıkarlarını göz önüne alarak hareket etmek görevimizdir. Bu anlayışla, Avrupa Parlamentosundaki dostlarımıza, Türkiye ile ilgili konuları adil ve objektif biçimde ele almaları için sesleniyorum. Yapıcı eleştiriye her zaman açığız, ancak KPK üyesi dostlarımızdan, ülkemizi daha iyi tanıdıklarından Avrupa Parlamentosu'nun diğer üyelerine nazaran daha objektif davranmalarını bekliyoruz."

Arınç, konuşmasının sonunda, Ermeni olayları ile ilgili Avrupa ülkeleri parlamentolarının daha objektif olmalarını istedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious