Türkiye AB'ye kırgın

  • Giriş : 23.03.2007 / 00:00:00

Türkiye, özel AB devlet ve hükümet başkanları zirvesine davet edilmediği için kırgın

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Avrupa Birliği’nin hafta sonu Berlin’de 50. kuruluş yıldönümünü kutlayacağı etkinliklere Türkiye, diğer aday ülkeler gibi davet edilmedi. AB Genel Sekreteri Büyükelçi Oğuz Demiralp, Deutche Welle’den Ayhan Şimşek’e yaptığı açıklamada Türkiye’nin bu duruma “kırgın” olduğunu söyledi...

AB Dönem Başkanı Almanya, hafta sonunda AB’nin 50. yaşgünü etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Fransa ve Hollanda’da referandumlarda reddedilen AB Anayasası’nı yeniden canlandırmak ve üye ülkeler arasında 2009 yılından önce bir anlaşmaya varmayı hedefleyen Almanya, AB’nin 50. yaş günü etkinliklerini de bu siyasi önceliği çerçevesinde şekillendirmek istiyor. AB adayı ülkeleri Berlin’deki görkemli kutlamalara davet etmeyen Berlin’e göre, AB’nin şu anda yoğunlaşması gereken genişleme konusunu tartışmak değil, kurumsal yapılanma üzerinde kendi içinde düşünmek.

1963 yılından bu yana AB üyeliğini hedefleyen Türkiye ise Berlin’de yapılacak törenlere davet edilmemesine kırgın. Deutche Welle’nin sorularını yanıtlayan AB Genel Sekreteri Büyükelçi Oğuz Demiralp’e göre AB Dönem Başkanı Almanya’nın aday ülkelere yönelik bu tutumu son derece yanlış.

“Berlin’deki toplantıya bütün aday ve potansiyel aday ülkeleri davet etselerdi daha iyi olurdu” diyen Demiralp sözlerini şöyle sürdürdü: “Böylece AB’nin sadece geçmişini değil, geleceğini de kutluyor olurlardı. Bunu yapmadıkları için, AB sanki genişlemeden, geleceğinden çekiniyor.”

“AB’nin geleceği genişlemede”

AB’nin bazı tereddütleri varmış gibi bir imaj yaratıldığını belirten Demiralp, “Oysa AB’nin geleceği genişlemededir. Çünkü AB, bütün Avrupa kıtasının birliği için kurulmuştur. Sadece mevcut üyelerin birliği için kurulmamıştır. Tarih ve coğrafya AB’nin genişleyerek güçlenmesini gerektirmektedir. Dolayısıyla AB’nin geleceğine bütün AB ülkelerinin bu açıdan bakması gerektiğini düsünüyoruz” diye konuştu.

Büyükelçi Demiralp, AB’ye davet konusunda yönelttiği eleştirilere karşın, AB’nin 50 yılı kutlamalarının Türkiye açısından da önem taşıdığını vurguluyor. AB projesinin Avrupa kıtasında barış, istikrar ve refah için önemli kazanımlar getirdiğinin altını çizen Demiralp, AB’nin geleceğinin de küçülmek ve içe kapanmakta değil, küresel bir aktör olabilmekten geçtiğini düşünüyor.

Demiralp sözlerini şöyle sürdürdü: “AB’nin 50. yıl dönümünü tüm Avrupalılar gibi biz de elbette kutluyoruz. AB’nin daha gideceği çok yol vardır. Ancak geçen 50 yılda da başarılı bir performans göstermiştir. Bundan sonra AB’nin başarışı genişlemesine ve küresel dünyada bir aktör olabilmesine bağlı olacaktır. Bu ikisini birbirinden ayırmak imkansızdır.”

Berlin’in hedefi AB Anayasası

Hafta sonunda Berlin’de AB’nin 50. yılı kutlamalarına ev sahipliği yapacak olan Dönem Başkanı Almanya’nın temel önceliğini AB Anayasası’nı yeniden canlandırmak oluşturuyor. Almanya, Fransa ve Hollanda’da 2005 yılında referandumlarda reddedilen AB Anayasası üzerinde üye ülkeler arasında 2009 yılından önce bir anlaşmaya varmayı hedefliyor.

2004 yılından bu yana 12 yeni üyenin katılımı ile 27 üyeli bir Birlik haline gelen AB’nin mevcut kurumsal yapılanmasının işlemez hale geldiğini düşünen Almanya için, AB Anayasası çerçevesinde öngörülen kurumsal reformların bir an önce yaşama geçirilmesi büyük önem taşıyor. Berlin’e göre, AB üyesi ülkelerin şu anda yoğunlaşması gereken genişleme konusunu tartışmak değil, kurumsal yapılanma ve AB projesine Avrupa halkların desteğini alma konusunda kendi içinde düşünmek.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious