'Türkiye dünyanın AR-GE merkezi olabilir'

'Türkiye dünyanın AR-GE merkezi olabilir'.11291
  • Giriş : 24.04.2008 / 21:14:00

Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Atilla Vitai, şimdi yatırım yapılmaya başlanması durumunda Türkiye'nin 10 yıl sonra dünyanın Ar-Ge merkezi durumuna geleceğini ileri sürdü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Forum İstanbul 2008 kapsamında düzenlenen ''Türkiye Bir Ar-Ge Merkezi Olabilir Mi?'' başlıklı oturumda konuşan Atilla Vitai, oturumun konusunu oluşturan soruya ''Evet'' yanıtı vereceğini belirterek, araştırmadan elde edilen sonuçların teknolojiye uyarlanmasının da önemli olduğunu vurguladı.

Vitai, Türkiye'nin genç nüfusuna iş yaratması için teknoloji ve Ar-Ge'nin büyük önem taşıdığını kaydederek, ''Son yıllarda birçok parlak fikirli Türk ABD'ye gitti. Çünkü oradaki fırsatlar Türkiye'den daha fazla'' dedi.

Türkiye ile ABD arasındaki farka bakılması gerektiğini anlatan Vitai, ''Bu, altyapı farkıdır. Yalnızca 25 bin mühendis fen ve uygulamalı fen okuyorsa bu yeterli değil'' diyerek, bu konuda önemli gelişmeler kaydedildiğini, ancak ABD'ye bakıldığında rekabete de yatırım yapılması gerektiğini aktardı.

Vitai, şöyle konuştu:

''Bizim Türkiye'de Ar-Ge için bir pazara ihtiyacımız var. ABD'de böyle bir pazar var. Siz ABD'de kendi ürününüzü geliştirebilirseniz, onu satabiliyorsunuz. İlla onu ihraç etmeniz gerekmiyor. Bizim de Türkiye'de bu tarz bir iç pazara ihtiyacımız var. Bence Türkiye dünyada bir Ar-Ge merkezi haline gelebilir.

Turkcell ve Süreyya Ciliv ile 2 yıldır rekabet durumundayız ve Ciliv ile ben burada bir konuda aynı fikirdeyiz. Türkiye üniversitelerinden yeterli mühendis çıkarabilecek mi? Şimdi yatırım yapmaya başlarsak, ben inanıyorum ki Türkiye, 10 yıl sonra dünyanın Ar-Ge merkezi durumuna gelecektir.''

-''YETERLİ MÜHENDİS YOK''-

Avea Üst Yöneticisi (CEO) Cüneyt Türktan da Türkiye'den dışarıya bir beyin göçü olduğunu, beyin göçünün yanında içeride, özellikle de kendi sektörlerinde yetersiz mühendis bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

''Yeterli mühendis ve bilgisayar programcısı yok. Ar-Ge işini istihdama doğru yöneltmemiz lazım. Üniversite-kurum işbirliği çok önemli. AB'nin fonları var. Maalesef projeleri yapamıyoruz, bu kaynakları kullanamıyoruz. Bunun üzerinde de hassasiyetle durmamız lazım.''

Sektörün hızla geliştiğini ve liberalleştiğini ifade eden Türktan, ''Sektörde yazılımlar konusunda dışa bağımlı olduk, kendi kendimizi geliştiremedik. Açık kaynağa dönüşmemiz lazım ve kendi bilgisayar kaynaklarımızı yaratmamız gerekir'' dedi.

Türktan, Ar-Ge'nin ''cihaz üretelim'' biçiminde olduğunu, yeni gelişen dünyada bilgisayar programlarını da Ar-Ge olarak düşünmeleri gerektiğini söyledi.

-''BİR KAMUOYU VAR Kİ AR-GE'DEN MUCİZELER BEKLİYOR''-

Bilkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Atalar da Türkiye'de Ar-Ge yapmanın avantajlarına değinerek, bunun için uygun bir ortam olduğunu ve vergi avantajları bulunduğunu anlattı.

Atalar, Ar-Ge yapmanın zorluklarını ise; Ar-Ge kültürünün gelişmemiş olması, ilköğretim ve lisede araştırmaya dayalı eğitimin bulunmaması olarak sıraladı.

''Sanayide Ar-Ge'miz henüz emekleme çağında'' diyen Atalar, proje yazma tecrübesinin eksik olduğunu, patent sayısının dünya standartlarının çok altında yer aldığını söyledi.

Atalar, araştırmaya verilen paranın büyük ölçüde riskli yatırım olduğunu anlamayan yöneticiler bulunduğuna da dikkati çekerek, ''Bir kamuoyu var ki Ar-Ge'den mucizeler bekliyor. Bunun sonucunda sık sık kendi kendine enerji üreten devir daim makineleri icat ediliyor'' dedi.

İlk ve orta öğretim sisteminde yaratıcılığın önünü açmak için merkezi müfredat yerine okulların çeşitliliğine izin vermek gerektiğini ifade eden Atalar, ''Ar-Ge'de eskisine göre çok daha iyi bir ortam var, ama alacak çok yolumuz bulunuyor'' diye konuştu.

AA

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious