Türkiye dünyanın en önemli ülkelerinden birisi olabilir!

Türkiye dünyanın en önemli ülkelerinden birisi olabilir!.6020
  • Giriş : 07.09.2007 / 15:34:00

Serdar Turgut bugünkü yazısında Türkiye'nin önündeki büyük fırsatları yazdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bu yeni gelişme Türkiye’ye süper güç olmak imkanını verebilecek potansiyele sahiptir.Serdar Turgut bugünkü yazısında Türkiye'nin önündeki büyük fırsatları yazdı.

Eğer Türkiye bugünkü ekonomik gelişme istikrarını sürdürürse, enerji oyunculuğu rolünü de katarak kısa sürede dünyanın en güçlü ve önemli ülkelerinden birisi olabilir.

Enerji liginde dünya oyuncusu olarak ortaya çıkmak her ülkeye büyük imkanlar sağlayabilir

Türkiye dünya enerji politikasında büyük bir oyuncu olma yolunda hızla yürüyor. İran’la yapılan doğalgaz anlaşması ülkemizi hem üretici hem de dağıtıcı ülke konumuna götürüyor. Üstelik o alandan sağlanan doğalgaz ile Avrupa’nın da ihtiyacı sağlanacak. Bunun altyapısı hazır. Doğalgazın yanı sıra Türkiye petrol piyasasında da önemli bir oyuncu durumunda şimdi. Türk şirketi Genel Enerji’nin (bu şirket gazetemizin de bünyesinde bulunduğu Çukurova grubu bünyesindedir) Kuzey Irak’ta Taq-Taq sahasında yapmakta olduğu çalışmalar sonucunda kuyuların üretim kapasitesi daha şimdiden gündelik 100 bin varili aştı.

Görüldüğü gibi bugüne kadar enerji konusunda sadece tüketici- ithalci durumunda olan ülkemiz, kısa sürede üretici ve dünya piyasasında ciddi bir oyuncu olmaktadır.

Bu yeni gelişme Türkiye’ye süper güç olmak imkanını verebilecek potansiyele sahiptir. Eğer Türkiye bugünkü ekonomik gelişme istikrarını sürdürürse, enerji oyunculuğu rolünü de katarak kısa sürede dünyanın en güçlü ve önemli ülkelerinden birisi olabilir.

Enerji liginde dünya oyuncusu olarak ortaya çıkmak her ülkeye büyük imkanlar sağlayabilir ancak büyük problemlere de neden olabilir. Bu gerçeği de unutmamak gerekiyor. Emperyalist sistemin merkezinde yer almayıp da enerji sektöründe gücü oluşan çevre konumundaki ülkeler de güç sattığı zaman başları dertten kurtulamamıştır. Bu tarihi bir gerçektir. Enerji dalında büyük çıkarlar, büyük oyuncular var ve bunlar piyasa paylarını korumak için ellerinden gelen her şeyi yapabilirler. Kapitalizmin tarihinde büyük petrol şirketlerinin çevre ülkelerde hükümetleri değiştirme ve askeri darbelere yol açmak gibi yöntemlere başvurdukları görülmüştür.

Türkiye böylesine dış manipülasyonlara açık olacak kadar güçsüz bir muz cumhuriyeti değildir. Türkiye merkez-çevre dünya sisteminde yarı-çevre diye adlandırılabilecek ülke konumundadır. Yani çevre ülke özellikleri taşıyan ama merkezleşme yolunda yürümekte olan bir yarı-çevre ülkedir Türkiye.

Ekonomik gelişmemizi istikrarlı sürdürdürsek, enerji oyunculuğumuzdan gelecek büyük itiş ile Türkiye kısa süre sonra bir merkez ülke konumunu alabilecektir kapitalist dünya sistemi içinde.

Bu gidişatı engellemek isteyen dış güçler gayet tabii ki vardır. Enerji sektöründe güçlü oyuncu olmaya başlamamız nedeniyle, bu tür dış güçler sayısını ve çalışmalarını artıracaktır mutlaka.

Türkiye potansiyel gücünün mutlaka farkına varıp tuttuğu yoldan çıkmasına ve hatta devrilmesine yol açabilecek gelişmelere imkan vermemek için dikkatli olmalıdır.

Artık devlet içinde kısır çekişmelere ve kavgalara dur denilmeli ve iktidarıyla, askeriyle, cumhurbaşkanıyla tüm yönetenler, Türkiye için büyük düşünmeye başlamalılar. Çünkü büyümeye başlayan ülke, büyük düşünceye de ihtiyaç gösterir. Bunu yapmak yerine, türban takıldı mı takılmadı mı, içki ikram edildi mi edilmedi mi, asker törene katıldı mı katılmadı mı türünden tartışmalar Türkiye’ye yakışmıyor. Süper güç olabilecek bir ülkeye, bu tür itişmeler ayıp da kaçıyor. Türkiye artık kendi potansiyeline layık güçlü yöneticilere ve vizyona ihtiyaç duyuyor.

Şimdi yazacaklarımız kısa geçiştirilecek bir dip not düzeyine düşürülecek şeyler değil. Bunlar daha sonra uzun uzadıya mutlaka tartışılmalı diye düşünüyoruz.

Türkiye’nin yeni edinmeye başladığı güç, kuzeyimizdeki süper güç ve dev enerji oyuncusu Rusya ile ilişkilerimizi baştan aşağıya yeniden gözden geçirmemizi zorunlu hale getirmiş durumunda. Bu zorunluluğun dev petrol şirketlerinin çıkarları doğrultusunda politika belirleyebilen ABD’nin de dikkatini çektiğine eminiz.

Türkiye geleneksel müttefiklerini küstürmeden Rusya ile yeni bir politika oluşturmak zorunda. Rusya’nın tekrar süper dünya gücü olarak rol üstlenmeye başladığı bir dönemde bu daha da aciliyet kazanmış durumda. Son günlerde gelen dış haberler arasında en önemlisi Rusya’nın Antarktika üzerinde tekrar devriye uçuşlarına başlamış olmasıydı. Bu uçuşlar soğuk savaşın bitmesiyle durdurulmuştu ama şimdi yine başlatılıyor. Anlayacağınız Rusya, ABD ile tekrar bir güç dengesi oluşturmaya kalkışmış durumda. Bu soğuk savaş koşullarının ideoloji olmadan tekrar başlaması anlamına geliyor. Bu arada Rusya efsanevi KGB’yi tekrar canlandırdı da. Türkiye hemen başının üstündeki dev güce kayıtsız kalamaz. Hele enerji oyunculuğundan sonra hiç kalamaz ama ABD’den bir tür tepki geleceğini de unutmamak zorunda.

Askerler bu gerçekleri çoktan görmüş durumdalar. Unutmayın ki Milli Güvenlik Kurulu eski Genel Sekreteri Tuncer Kılınç, ulusal çıkarları gereği olarak Türkiye’nin artık NATO’dan çıkması gerektiğini ve Rusya ve İran’la yeni arayışlara yönelmeli diye bir açıklama yapmıştı.

Bir fikir egzersizi olsa bile bunun düşünülmesi bile coğrafyamızda büyük siyasi depremlerin olması ihtimaline işaret eder. Gelişmeler güzel de, dikkatli de olmalıyız bu da kesin.

Serdar TURGUT /AKŞAM

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious