'Türkiye için demokrasi lüks'

  • Giriş : 23.11.2006 / 00:00:00
  • Güncelleme : 08.09.2016 / 20:28:50

MGK Eski Genel Sekreteri Emekli Org. Tuncer Kılınç, emekliliği ardından yaptığı ilginç açıklamalarına bir yenisini ekledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yeni Aktüel Dergisi'nin son sayısında yer alan 'Tayyip Bey eşinin başını açarsa, başımla beraber otursun' başlıklı haberde Orgeneral Kılınç, "Türkiye demokrasicilik oyunu oynuyor, Türkiye'de demokrasi yok" derken, "Türkiye için demokrasi lüks." iddiasında bulundu. Kılınç'ın çıkışı bununla da sınırlı değil. Emekli orgeneral, askeri darbelerin demokrasiyi engellediğini ancak bazı askeri darbelerin demokrasinin daha iyi işleyebilmesi için ortaya konduğunu belirtiyor.

Emekli orgeneral Kılınç, darbeleri şöyle yorumluyor: "Ülkedeki bir takım kargaşalar devam ediyor, sol sağ efendim birbirini öldürüyor ama siyaset tedbir alamıyor. İşte bilmem ne seçilemiyor, Cumhurbaşkanı seçilemiyor falan filan.. Bu durumlarda el koymak durumunda kaldığını.. Yani ben taraftar olduğum için söylemiyorum.. demokrasi yapısında yok zaten. Ne fark eder ki? Fert Türkiye'de bu iki yapı nedeniyle iradesini tam kullanamıyor." İki yapı derken aşiret ve tarikatı kastettiğini açıklayan orgeneral, "Üçüncü bir yapı da yeteri kadar ekonomik refaha erişemediği içindir. Yani bu üçü sağlanamadığı zaman, demokrasi bir lüks idaredir. Birçok şeyini, eğitimini, refahını belli düzeye çıkaran toplumların kullanabileceği bir rejimdir. Onun dışında demokrasicilik oynuyorsunuz Türkiye'de. Aşirete bağlı insanın iradesi sandığa nasıl yansıyor? Reisin de tutumuna bağlı. E bu demokrasi mi? Tarikata mensup insanın iradesi tarikatın, şeyhin ağzına bağlı." diyor.

Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile bugünkü Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ı karşılaştıran Tuncer Kılınç, ülkenin çıkarları söz konusu olduğunda ikisi arasında fark olmadığı görüşünde. "Tek üslup, duruş farkı." diyen Kılınç, şöyle devam ediyor: "Bir önceki Genelkurmay başkanının kişisel tarzı, olaylara bakış tarzı vardır; daha dingin, daha belki ağırbaşlıdır. Birbirimizin diğerinden ülkenin milli menfaatleri konusunda daha toleranslı olma lüksü yok. Siyasi partileri idare edenler, başbakanlar, hükümet olanlar hep birazcık ulusal çıkarları da kollarlar ama kendi geleceklerini, kendi partilerinin menfaatini zaman zaman biraz daha ön planda tuttukları görülmüştür. Onun için Silahlı Kuvvetler'in zaman zaman ulusal çıkarlar aleyhine tecelli eden bazı tutumlar dolayısıyla, gericiliğe veya çağdaşlaşma konusunda sıkıntıları olan yönetimlere karşı tutumu, her zaman bir yerde siyasete karışma sonucunu doğurur."

"Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı Türkiye'yi gerer"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yasal olarak Cumhurbaşkanı seçilebileceğini söyleyen orgenaral Kılınç, "Ama Türkiye'yi çok geniş şekilde gerer, toplumu son derece sıkıntıya sokan bir durum yaratır." diyor. Kılınç'ın tavsiyesi ise şöyle: "Tayyip Bey eşinin başını açıp, bu tutumdan vazgeçer, gider oraya oturursa, başımla beraber, otursun. Anlariz ki Türkiye gerçek Atatürk çizgisinde, çağdaşlaşma yolunda bir Cumhurbaşkanı tarafından idare edilecekler. Ama kamusal alanda birlikte olamadığı, eşiyle resepsiyonlara katılamadığı bugünkü ortamda son derece değişik yorumlar yapılacaktır. Orada rahat oturamayacaktır. Ama ne var ki bugünkü konjoktür onu sanki zorluyor oraya. Çünkü partinin son dönemdeki değerlendirmelerine bakıldığında, yoklamalarda ciddi oy kayıpları görülüyor. Böyle bir şansı ileride yakalama fırsatı elden kaçıyor gibi düşünülebilir.."
 

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious