Türkiye ile ABD'nin çatışacağı mesele

Türkiye ile ABD'nin çatışacağı mesele.10608
  • Giriş : 20.01.2009 / 15:15:00
  • Güncelleme : 20.01.2009 / 15:19:01

Akademi Çalışma Grubu'nun konuğu tarihçi Erhan, ABD'nin İsrail'e ne gözle baktığını örnekleriyle anlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türk Ocakları bünyesinde, Kenan PALALI başkanlığında faaliyet gösteren “Akademi Çalışma Grubu'nun bu haftaki konuğu siyasetçi ve siyasi tarihçi öğretim üyesi Doç Dr. Çağrı Erhan'dı.

“Filistin Sorunu ve Obama Döneminde Türk-Amerika İlişkileri” üzerine görüşlerini ifade eden Çağrı Erhan, tüm dünyada Obama'ya umut bağlayanların sükût-u hayâle uğrayacaklarını belirtti.

ABD'yi trene benzeten Erhan, başkanları koltuğa taşıyan lobilerin varlıklarına vurguda bulundu. Çağrı Erhan konuşmasını şöyle sürdürdü:

KÜRESEL KRİZ OBAMA'YI BAŞKAN YAPTI

Obama'yı küresel kriz başkanlığa getirmiştir. Fakat aynı kriz kendisine büyük engel teşkil edebilir. Obama'nın bunu çözmeden ikinci kez seçilmesi garanti değildir. ABD'de başkanın alınacak kararlarda kongrenin onayının alma zorunluluğunun olmasından dolayı, Obama kendi döneminde Türk-ABD ilişkilerine münferit olarak etkide bulunamayabilir. Obama Türkiye ile ilgili alınan kararlarda kongrenin durumunu göz önüne almak zorundadır. Kongrede Obama gibi demokrat üyelerin olması dahi başkan ile ortak kararın alınacağı anlamına gelmemelidir. Obama'nın geçmişinde dış siyasetle ilgisinin olmadığı görülmektedir. Bir hukukçu olan Obama herhangi bir kamu sektöründe çalışmadığı gibi devlete karşı sivil oluşumlarda yer almıştır. Obama'nın dış siyasette yardımcısı konumunda bulunan Jo Baydin'in olması Türkiye açısından bir dezavantajdır. Bu kişinin Türkiye karşıtlığı ise Ermeni lobisinin etkisi altında olmasından dolayıdır. Obama üçüncü adam konumundaki Hillary Clinton'ı ise ikinci seçim döneminde karşısında güçlenmesini istemediğinden kendi safına çekmiştir. Bayan Clinton, Türkiye'ye karşı ılımlı siyaset izleyen eşi Bill Clinton'dan farklı olarak mesafeli bir politika izleyebilir. Obama'nın imzalı yazıyla Ermeni soykırımını tanıyacağını vaat etmesi, 24 Nisan tarihi yaklaştıkça Türkiye-ABD ilişkilerini gerginleştirebilir. Bu tanıma neticesinde Türkiye travma yaşayabilir. Bir sonraki adım ise tazminat tartışmaları olacaktır. Şahsi olarak Ermeni soykırımını ABD meclisinin kabul edeceğini düşünüyorum.”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Ermenistan'a gitmesini de doğru bir adım olarak değerlendiren Erhan, bunun topu karşı tarafa atılması anlamına geldiğini belirtti.

FİLİSTİN SORUN TÜRKİYE-ABD ÇATIŞMASI DOĞURACAK

Son olarak “Filistin Sorunu” na da temas eden Çağrı Erhan, Türkiye Birleşmiş Milletler nezdinde, İsrail ile ilgili gündeme gelecek her konuda ABD ile çatışacaktır” dedi. İsrail'in yaptıkları konusunda Çağrı Erhan düşüncelerini şu şekilde ifade etti:

“İsrail'in 24 gündür yaptığına ister facia, isterse linç deyin neticede savaş suçudur, insanlık suçudur. İsrail'i bu suçundan ötürü yargılayacak bir merci yoktur. Bunu bildiklerinden tercihlerine göre savaşı başlatıyorlar ya da ateşkes ilan ediyorlar. Eski Yugoslavya için Hollanda`nın Lahey kentinde kurulan BM Savaş Suçları Mahkemesi'nin kurulması kararında zaten İsrail'in imzası bulunmamaktadır. ABD ise Clinton döneminde imzaladığı bu kararından Bush döneminde geri çekilmiştir. Dünya gündeminde her zaman sorun olarak var olan İsrail ile ilgili bugüne kadar hiçbir karar dahi çıkmamıştır. ABD'deki en büyük lobinin Musevi lobisi olması bu kararların alınmamasının en önemli sebebidir.”

Erhan, 6-7 milyon kişiden müteşekkil Museviler bu kadar etkin politika sürdürürlerken, milyonlarca ABD vatandaşının Filistin'deki bebek katliamlarına neden ses çıkaramadıkları, 6-7 milyon insandan daha fazla olmalarına karşın tepkilerini neden gösteremedikleri sorunu için de “Çünkü hiçbir etkin ABD görsel ya da yazılı basını bunları gündeme getirmemektedir” diye konuştu.

ABD MEDYASI BUNLARI VERMEDİ

“Ne BBC, CNN ne de Washington Post, New York Times gibi basın kuruluşlarında Filistin'deki çocuk, kadın ve masum sivillere karşı düzenlenen saldırılardan en ufak bir kare dahi gösterilmemektedir. Buna karşın en ufak bir Hamas saldırılarında ise çıkan bulutlar, tozlar olduğundan fazla gösterilmektedir. Dolayısıyla ABD vatandaşları sorunun Filistinlilerden kaynaklandığı kanaatine varmaktadırlar ve Filistin'deki faciadan bihaberdirler. Yani Amerikalılar haber alma özgürlüğünden mahrum bırakılmaktadırlar”

ARAP CAMİASİ TİMSAH GÖZYAŞLARI DÖKTÜ

Erhan, İslam coğrafyası içinse şunları söyledi: İslam dünyası diye bir âlem siyasi anlamda yoktur. Arap dünyasında tepki koyan hiçbir şahıs ya da devlet bulunmamaktadır. Buna son yüzyılda sadece Kral Faysal cesaret edebilmiştir. O da öz yeğeni tarafından öldürülmüştür. Tüm Arap camiası timsah gözyaşları dökmektedir.”

Filistin seçimlerinde gözlemci olarak görev aldığını söyleyen Doç.Dr. Çağrı Erhan, demokrat bir şekilde başa gelen Hamas'ın takip eden süreçte El-Fetih, İsrail ve diğer birçok Arap ülkeleri tarafından seçime hile karıştırdığı yönünde suçlandığını ve meşru olarak görülmediğini ifade ettikten sonra konuşmasını şöyle tamamladı: “İsrail, Şubat ayındaki seçimden sonra yeni bir barış girişimlerinde bulunacaktır. Fakat bu durum Filistin'in lehine olmayacaktır. Bütün bu acılar çekildikten sonra belki Ramallah merkezli bir Filistin devleti kurulabilir”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*