Türkiye kardiyolojide dünyadan geri değil

Türkiye kardiyolojide dünyadan geri değil.12409
  • Giriş : 14.06.2009 / 10:15:00

Türk Kardiyoloji Derneği (TKD) Başkanı Prof. Dr. Çetin Erol, Türkiye'de bilimsel anlamda kardiyolojinin, dünyanın hiçbir ülkesinden geri olmadığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Erol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ölümlerin yarısının, kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığına dikkati çekerek, bu nedenle dernek olarak doktorların kalp hastalıkları konusundaki bilgilerinin artırılmasına ve halkın bilinçlendirilmesine büyük önem verdiklerini söyledi.

Bilimsel kongreler ve toplantılar düzenlediklerini ifade eden Erol, halka yönelik yaptıkları kampanyalara değindi. Türkiye'de kalp damar hastalıklarındaki en önemli faktörlerin, sigara, hipertansiyon, kan kolesterolündeki yükseklik veya iyi kolesteroldeki düşüklük ve şeker hastalığı olduğunu belirten Erol, bu nedenle de halka yönelik kampanyaları, bu risk faktörleri çerçevesinde yaptıklarını kaydetti.

Erol, kampanyalar hakkında şu bilgileri verdi:

''Mesela 4 yıldır devam eden, 12-8 dediğimiz hipertansiyona karşı kampanyamız var. Bu kampanya vesilesiyle Türkiye'nin hemen her yerinde hipertansiyonun önemi anlatıldı. Hipertansiyon kan basıncı ölçümleri yapıldı. Kan basıncı yüksek olan, yani hipertansiyonu olan hastalar doktorlara yönlendirildi, takip edildi. Ve halkın kan basıncının önemi hakkındaki fikri artırıldı, bilinçlendirildi ve bu işin ciddiyeti, önemi kendilerine gösterildi. Kampanyamız halen de devam ediyor. İkinci bir kampanya, kalp-damar hastalıklarındaki riski belirlemeye yönelik ve birinci kademedeki hekimlerimizi, özellikle bu risk tayinini yapmakta daha ehil kılmak için yapılan bir kampanya, 'Kalbini Koru İçinde Sevdiklerin Var' kampanyasıydı. Çok güzel bir televizyon filmiyle bu kampanya tanıtılmıştı ve birçok doktor bununla eğitildi. Ve şu anda da halka yönelik olarak da belediyelerle işbirliği içerisinde halk toplantıları yapılıyor.''

-''KALBİNİ SEV, KIRMIZI GİY'' KAMPANYASI-

En son kampanyalarının ise yaklaşık 1 yıldır devam eden ''Kalbini Sev, Kırmızı Giy'' kampanyası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erol, bu kampanyaya halkın ''Kırmızı Kampanyası'' dediğini söyledi.

Bu kampanyanın derneklerine çok büyük bir tanınırlık sağladığını, aynı zamanda halkta 'Niçin Kırmızı?' diye merak uyandırdığını anlatan Erol, ''Kırmızı, renk niye tercih edildi? Çünkü kırmızı kanımızın rengi, kalbimizin rengi, aşkın rengi, bayrağımızın rengi ve aynı zamanda da tehlikenin rengidir. Biliyorsunuz her zaman ambulansların rengi, herhangi bir yerdeki yangın işareti, her zaman tehlikeli olan şeyler kırmızıyla gösterilir. Onun için kırmızı tercih edilmiştir'' diye konuştu.

Kırmızı rengin ''Eğer siz üzerinize kırmızı bir şeyler giyiyorsanız, evet Türkiye'deki kalp ve damar hastalıklarının ciddiyetini, önemini biliyorum ben, bu bir tehlikedir ve ben bunun bilincindeyim, bunun için gereken tedbiri aldım, size de bunu üstüme giydiğim bu kırmızıyla bildiriyorum'' anlamına geldiğini ifade eden Erol, o nedenle bu kampanya kapsamında kırmızı rengin televizyon reklamlarında ve diğer aktivitelerle yaygın bir şekilde sunulduğunu, kampanyanın değişik tarzlardaki aktivitelerle devam edeceğini söyledi.

-''YENİ KAMPANYA: KALBİNİZ NE KADAR GENÇ?''

Kırmızı rengini, Dünya Kalp Federasyonu, Avrupa ve Amerika kardiyoloji derneklerinin sadece kadınlardaki kalp damar hastalıklarına yönelik kullandığını anlatan Erol, şunları söyledi:

''Ama biz oraya bir kravat ilave ederek bunu hem kadınlarımıza, hem erkeklerimize yönelik hale getirdik. Bunu bütün halkımıza yaymış olduk. Şimdi bundan sonraki süreçte Dünya Kalp Federasyonunun yeni kampanyasına sanıyorum biz de katılarak 'Kalbiniz Ne Kadar Genç?' diye bir kampanya uygulayacağız. Böylece o risk faktörleriyle beraber, aslında bulunduğunuz yaşa göre kalbiniz daha mı yaşlı sizden, yoksa kalbiniz bulunduğunuz yaşa göre daha mı genç, bunun hesaplamaları yapılacak. Bu kampanyayı da önümüzdeki dönemde uygulamaya koyacağız.''

Erol, Kalp-damar hastalıklarının ana faktörlerinden biri olan sigaraya karşı getirilen yasağın kalp-damar hastalıklarının azalmasında çok büyük bir adım olduğunu kaydetti.

-TÜRKİYE'NİN KARDİYOLOJİ ALANINDAKİ DURUMU-

Türkiye ile gelişmiş ülkelerin kardiyoloji alanındaki durumunu kıyaslayan Erol, ''Türkiye'de bilimsel anlamda kardiyoloji, dünyanın hiçbir ülkesinden, ne Amerika'ndan, ne Avrupa'dan geri değil. Gerek tanı bakımından, gerek tedavi bakımından kesinlikle ve kesinlikle Türkiye'de her şey yapılıyor, o yönde hiçbir şüphe yok'' dedi.

Pdof. Dr. Erol, Türkiye'deki hastanelerin birinci sınıf hastane konumuna geldiğini, ''bakım, sağlık personeli'' gibi eksikliklerin de zamanla mutlaka karşılanacağını anlattı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*