Türkiye PKK için somut cevap bekliyor

  • Giriş : 09.10.2006 / 00:00:00

ABD -2020 Projeksiyonu Küresel Güvenlik Gelişmeleri NATO-AGSP panelinde Türkiye-ABD ilişkileri masaya yatırıldı. ASAM Başkanı Loloğlu Türkiye’nin beklentisini açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Faruk Loğoğlu, Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (ASAM) düzenlediği ’’Stratejik Öngörü: 2023 Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılında Dünya ve Türkiye’’ konulu sempozyum çerçevesinde, "ABD-2020 Projeksiyonu, Küresel Güvenlik Gelişmeleri: NATO-AGSP’’ konulu panele başkanlık yaptı. Türkiye-ABD ilişkilerinin 2020’de de öneminin korunacağını belirten Loğoğlu, iki ülke arasında siyasal, stratejik, ekonomik, ticaret ve enerji alanlarında işbirliğinin gelişeceğini söyledi. İlişkilerin sağlam kalması için karşılıklı özen gösterilmesinin önemine işaret eden Loğoğlu, Türkiye’nin, kısa vadede terör örgütü PKK ile mücadelede somut, elle tutulur adımlar beklediğini’’ bildirdi.



Loğoğlu, 2023’te de Türkiye’nin demokratik ve laik yapısıyla dünyada ilgi odağı olmayı sürdüreceğini sözlerine ekledi. -PANEL- DYP Genel Başkan Yardımcısı emekli büyükelçi Nüzhet Kandemir, panelde yaptığı konuşmada, ABD’nin Türkiye için bir müttefik ve dost olarak önemli olduğunu belirterek, Türkiye’nin de konumu itibariyle ABD için önem arzettiğini kaydetti.



Son zamanlarda Türkiye’de ABD’ye karşı halkta görülen olumsuz tepkilere dikkati çeken Kandemir, bunun iki tarafın da çabası sonucu çözümlenebileceğini, tek taraflı adımlarla bu sorunun giderilemeyeceğini anlattı. Kandemir, bu çerçevede ikili ilişkilerde günlük gelişmelere kapılınmaması gerektiğini, bunun kimseye yarar sağlamayacağını, ancak, Türkiye-ABD arasında stratejik ortaklık olmadığını da kaydetti.



NATO’nun ABD tarafından alan dışı kullanıma açıldığını belirten Kandemir, örgütün küresel bir örgüt olabileceği görüşlerine katılmadığını, NATO’nun yeniden yapılandırılması sürecinde Türkiye’ye geniş söz hakkı verilmesi gerektiğini dile getirdi. Irak’a müdahaleye başından beri karşı olduğunu belirten Kandemir, ülkenin 3’e bölünmesinin kimseye yarar sağlamayacağını, terör örgütü PKK ile mücadelede de ABD’nin beklenen desteği Türkiye’ye veremediğini vurguladı.



Sempozyum çerçevesinde gün içinde yapılan konuşmalara da atıfta bulunan Kandemir, Türkiye’nin stratejik bağlamda siyasal karar üretmede geri kaldığı değerlendirmesinde bulunurken, ’’dış telkinlerle hareket edildiğini’’ söyledi.

Dış politikanın iç politikaya endeksli olmaması gerektiğine işaret eden Kandemir, dış politikada risklerin iyi hesaplanmasının önemine dikkat çekti.



Kandemir, Türkiye’nin, kendine güveni olan, gücünü ve tarihten gelen büyüklüğünün bilinci içinde hareket edecek hükümetlere ihtiyacı olduğunu vurguladı. Asker-sivil ilişkisini de değerlendiren Kandemir, Türkiye’de askerin tarihten gelen özel bir yeri olduğunu ve bugüne dek bu yere uygun hareket etmeyi bildiğini kaydederken, bu çerçevede AB’nin gösterdiği çabaların boş olduğunu bir an önce farketmesi gerektiğini dile getirdi.



ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson’ın ABD’deki açıklamasının hatırlatılması üzerine Kandemir, son zamanlarda Türkiye’de akredite bazı büyükelçilerin bir büyükelçinin davranması gerektiğinin ötesinde davranış sergilediklerini savundu. ABD Büyükelçisi’nin daha önceki konuşmalarında daha dikkatli olduğunu ifade eden Kandemir, Wilson’un, ABD’de yaptığı konuşmayı onaylamadıklarını ifade ederek, ’’konuşmayı ayaküstü yapılmış, yanlışlığı anlaşılmış bir açıklama olarak’’ değerlendirmek istediklerini kaydetti.



Programları nedeniyle panelin sonuna katılabilen CHP Genel Başkan Yardımcısı emekli büyükelçi Onur Öymen ile CHP İstanbul Milletvekili emekli büyükelçi Şükrü Elekdağ da kısa birer konuşma yaptılar. Türkiye’nin 2023’teki stratejik durumunun yalnızca Türkiye’ye bağlı olmayacağını belirten Öymen, dünyanın durumunun ve Türkiye’nin iç yapısının da etken olacağını kaydetti. 21. yüzyılın Asya yüzyılı olacağını dile getiren Öymen, Türkiye’nin en önemli ihracat kaleminin demokrasi olduğunu, demokrasinin bölgeye ihraç edilmesi gerektiğini anlattı.



Öymen, Türkiye’nin bölgeye demokrasi ihraç etmesinin herkes için yararlı olacağını, bölgede barış ve istikrarın sigortası olacağını kaydederken, gerekli reformların yapılması durumunda da Türkiye’nin bölgesinde güçlü bir ülke olarak ortaya çıkacağını bildirdi.



Şükrü Elekdağ da, dünyanın yapısının değiştiğini ve güç merkezinin Asya’ya kaydığını belirterek, ABD’nin de birkaç yıl içinde mevcut bazı uluslararası politikalarında değişiklik yapacağını ileri sürdü. Türkiye’nin ABD ile bağlarını ileride de koparmayacağını ifade eden Elekdağ, ancak Türkiye’nin, ilişkilerini uzun vadeli şablona oturtmaması gerektiğini sözlerine ekledi. Panel sonunda katılımcılara plaket verildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious