Türkiye şaha kalkacak

Türkiye şaha kalkacak.16244
  • Giriş : 27.10.2008 / 18:11:00

Krizler gelir, krizler geçer. Kutsal kitabımız üst üste vurgu yapıyor, "Zorlukta kolaylık vardır." diye. Bu zorluktan yeni destanlar çıkacak.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kriz ve Anadolu'nun psikolojisi

Son on gündür Mersin-Gaziantep-Kahramanmaraş hattında yoğun bir konferans trafiği içindeydim.

Anadolu insanını sakin ve mütevekkil buldum. Belli ki konuğuna şikâyette bulunmayı, o toprakların misafirperverliğine yakıştıramıyorlar. Son lokmasını ibadet hazzıyla sofraya indirirken, yüzünde derin bir geleneğin, engin bir coğrafyanın bin bir gülleri tomurcuk açıyor. Kan ağlarken, "kızılcık şerbeti içtim" diyen, kendi yanarken çevresini aydınlatan o büyük ruh devrede. Umudumu yeşerten de bu sağlam ruh ve dokudur.

İnsanımızın bu sükunetini içine sindiremeyenler var. Hep de olacak. Tam 30 senelik bir profesör sabahın köründe bir 'kadınlar matinesine' katılmış, canlı propaganda yapıyor. Şeytani bir sırıtma ile "Şimdi döviz alma zamanı, durmayın." diye kadınlardan başlamak üzere toplumu tedirgin edip, psikolojiyi çökertip, sözde bankalara tahaccümü, döviz büfelerinin önünde kuyruk oluşmasını istiyor.

Ergenekon canileri PKK terörü ile, büyük sermaye ekonomik terör ile, halksız bir 'halk partisi' ise atanmışlar kamçısıyla bir milletin şahlanışını rotasından çıkartmaya çalışıyor. Oysa benim gibi ülkeyi gezseniz, bütün bu beyhude çabalara güler geçersiniz. Zor dönemde Anadolu'ya büyük bir yatırım yapılmış, yer yerinden oynuyor, Anadolu umut ve inanç kaynıyor.

Matmazel, "Hükümet ve iş âlemi olarak yaptığımız toplantılarda aldığımız kararları dışarıya sızdırmama kararı aldık." diyor. Onların bilip de halkımızdan gizledikleri, nedir ki!

Bakın, körle yatan şaşı kalkar. Bir hafta TÜSİAD-merkez medya tesiri altında kalsanız, feleğinizi şaşırır, sanki bir avuç sermayedarı kurtarmanın en esaslı milli görev olduğunu zanneden bir körlüğe teslim olursunuz. Baksanıza, Ayşe Teyze'nin görmüş geçirmiş iktisatçısı, geçmişte her yazısında 'IMF'ye teslim olduk, bindik bir alamete' türünden vaaz verirken, şimdi 'IMF de IMF' korosuna katılmış. Krizlere büyükler sebep olur, sonrasında ise ne hikmetse yine onlar palazlanır. Kriz hep onların lehine çözülür.

Oysa kurtarılmayı bekleyen ve bunu hak eden Anadolu KOBİ'leri. İstihdam onların sırtında. Türkiye'nin görevi, büyümeyi 2009 yılında kesinlikle yüzde 4'ler civarında tutmak. Yoksa 2002 yılından beri dünyaya sunduğumuz en büyük hikâye rafa kalkar, yeni yeni tedavi edilmeye başlanan yaraların nasırları ortaya çıkar. Takdir edersiniz ki, bu büyümeyi de bir avuç zengin savurganlığı sağlamaz. Anadolu'da halkın beklentilerini düzeltip, KOBİ'leri çalışır kılmak gerekiyor.

Zaten hükümet, daha doğrusu itiraf edeyim Başbakan'ımız, bu durumun farkında. Bu yüzden hükümet mali tedbirleri artırıyor. Alınması gereken kararları üst üste açıklıyor. Küçük esnafın vergiden muaf olması, vergi borçlarının yeni bir takvime bağlanması, KOSGEB destekleri vs. bu türden. Yine Körfez sermayesi için gelir ortaklığı senedinin çıkartılması ve yurtdışındaki kaynakların içeriye çekilmesi için iki büyük hamle daha yapılıyor.

Bir an evvel, KOBİ'lere verilen KOSGEB, ihracat ve ithalat kredilerinin sabit orandan bir kurdan dondurulması gerekir. Devlet bankalarına tam da bu günler için ihtiyaç var. KOBİ'lerin kredi kanalları açık tutulmalı, kredilerin geri çağrılmaması için devreye girilmeli. Bu dönemde kredi almak her KOBİ'nin haddine değil. Yara-bere içindeler. Bu yüzden kredi garanti fonunun etkinlikle devreye sokularak ipotek sorunlarının hafifletilmesi gerekiyor.

Krizler gelir, krizler geçer. Kutsal kitabımız üst üste vurgu yapıyor, "Zorlukta kolaylık vardır." diye. Bu zorluktan yeni destanlar çıkacak. Krizde hırpalansa da sonrasında Türkiye şaha kalkacak. Anadolu insanı büyük bir hizmet seferine çıkmış durumda. Dayanışma içinde oluk oluk dışarıya açılıyor. Bu son dünya krizi, Anadolu'yu çökertme operasyonuna dönüşmemeli.

ZAMAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*