Türkiye'de 1.6 çalışana bir emekli düşüyor

  • Giriş : 10.03.2006 / 00:00:00

Türkiye'de 1.6 çalışana bir emekli düşüyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, Türkiye'de aktif - pasif dengesinin 1.6 çalışana bir emekli şeklinde gerçekleştiğini belirterek, "Almanya'da aktif pasif dengesi dörde bir olarak gerçekleşiyor ve bu oranı sabit tutabilmek için emeklilik yaşını yükseltiyorlar" dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen 'Türkiye'de Sosyal Diyaloğu Değişim ve Yenilik İçin Güçlendirme' projesinin açılış törenine katıldı. Bakanlık'ta Reşat Moralıoğlu Salonu'nda gerçekleştirilen törene BASK Başkanı Resul Akay, Memur Sen Başkanı Ahmet Aksu, KESK Başkanı İsmail Hakkı Tombul, Kamu Sen Başkanı Bircan Akyıldız, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, Hak- İş Başkanı Salim Uslu, ILO Uluslararası Eğitim Merkezi Genel Müdürü Francois Tremeaud ve çok sayıda davetli katıldı.

Açılışta bir konuşma yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, toplumsal ilişkilerini uzlaşma zeminine oturtan ülkelerin medeniyet yarışında önemli mesafeler katettiğini söyledi. 'Türkiye'de uzlaşma kültürü mü, çatışma kültürü mü hakim' diye sorulduğunda, gönül rahatlığı içinde 'uzlaşma kültürü hakim' denilemediğini ifade eden Başesgioğlu, "Bu anlamda Türkiye geçmişte enerjisini boş yere heder etmiştir. Bugün de çatışmacı kültürün bazı olumsuz yanlarını görüyoruz. Gerginlik politikası, suni gündem maddeleri bizi bu kötü almış olduğumuz mirastan vazgeçirmiyor. Bencilliğin hakim olmaya yüz tuttuğu, birbirimizi anlamakta zorluk çektiğimiz, elektrikli bir zemindeyiz" diye konuştu.

Sosyal diyaloğun işletilerek karar verilecek bir kaç önemli konu olduğunu söyleyen Başesgioğlu, bunların 2821 ve 2822 sayılı sendikalar yasası ve grev-toplu sözleşme yasası olduğunu kaydetti. Kanunların mutfak çalışmalarının bir hayli ilerlediğini dile getiren Başesgioğlu, şöyle devam etti: "2821'i konfederasyonlara dağıttık. 2822'yi de kısa bir süre sonra konfederasyona dağıtacağız. Arzu ediyoruz ki, 2821 ve 2822 eş zamanlı olarak değerlendirilsin, birbirlerine olan yansımaları birlikte görülsün ve sendikal örgütlenme, sendika içi demokrasi anlayışının hakim olduğu bir mevzuat hayata geçirilsin."

2821 Sayılı Yasa ile ilgili tepkilerin olumlu olduğunu kaydeden Başesgioğlu, "Umarım 2822'yi de aynı şekilde değerlendirip kısa zamanda yasal mevzuatımıza katacağız" dedi. Başesgioğlu, sonraki adımın ise kıdem tazminatını tartışmak olduğunu kaydetti.

"Bundan sonra da 4688 var" diyen Başesgioğlu, "Ancak orada işimiz o kadar kolay değil. Ama el birliği ile meseleye objektif bakarak ve memur sendikacılığının da artık kendini ispat ettiğini düşünerek onda da uluslararası standartlar çerçevesinde daha ileri adımlar atmamız gerekiyor" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin gündemindeki diğer önemli bir konunun ise sosyal güvenlik reformları olduğunu dile getiren Başesgioğlu, yasa üzerinde geniş bir katılım ile yaklaşık 3.5 yıldır çalıştıklarını aktardı. Tasarının önümüzdeki günlerde yasalaşma ihtimali olduğunu söyleyen Başesgioğlu, "Düzenleme ile ilgili 60'a yakın toplantı gerçekleştirdik. Bu tasarıyı alabileceğimiz tüm katkıları aldık. Bütün bunlarla birlikte hala, elbette sorgulanması gereken, tereddüt edilmesi gereken hususlar olabilir. Ama sosyal güvenlik reformu bu ülkenin geleceğini yapabileceğimiz en hayırlı işlerdendir" şeklinde konuştu.

Başesgioğlu, "Biz bunu yapmazsak bir gün bu reform yapılacak. İşte o gün bu reformu yapmanın maliyeti hem yaşayanlara hem de gelecek kuşaklara çok ağır olacak. Şu anda biraz daha elimiz serbest. Biraz daha esnek davranma imkanımız var" dedi.

Sosyal güvenliğin önemli parametrelerinde dar ve kısıtlayıcı düşünmediklerini vurgulayan Başesgioğlu, şöyle devam etti: "Örneğin yaş konusunda çok geniş düşünüyoruz. Ama bizimde Avrupa toplumları gibi nüfusumuzun yaşlanma riski ile yüz yüze geldiği zaman, bizim sosyal güvenlikteki işimiz zor olacak. Bugün dahi, bazı dengeler açısından işimiz zor. Örneğin aktif-pasif dengesi itibariyle nüfus genç olmasına rağmen, 1.6 çalışana karşılık bir emekli düştüğünü görüyoruz. Bu, sosyal güvenlik sistemi içinde tahammül edilemez, sürdürülemez bir dengedir. Almanya'da bütün yaşlanan nüfusuna rağmen, aktif-pasif dengesi dörde bir dir. Bu oranı korumak için uğraşıyorlar, emekli yaşını yükseltiyorlar. Diğer pek çok Avrupa ülkesinde de bu böyle."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious