Türkiye'de anten kirliliği

Türkiye'de anten kirliliği.15722
  • Giriş : 28.11.2007 / 16:35:00

Haberleşme Teknolojileri ve Uygulamaları Sempozyumu sona erdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yıldız Teknik Üniversitesi ile Telekomünikasyon Kurumu tarafından düzenlenen Haberleşme Teknolojileri ve Uygulamaları Sempozyumu’nda “vergi indirimi, tam rekabet, devlet teşviği, kamu ihalelerinde pozitif ayrımcılık, markalaşma, Türkiye’de geliştirilen teknolojilere güven, yeni nesile ve karasal- sayısal yayınlara geçiş” gibi gerekliliklere vurgu yapıldı. Sempozyumda tarafların görüş birliğine vararak ortaya koyduğu atılması gerekli somut adımlar ise, Sonuç Bildirgesi’nde sıralandı.

Yıldız Teknik Üniversitesi ile Telekomünikasyon Kurumu (TK) tarafından düzenlenen Haberleşme Teknolojileri ve Uygulamaları Sempozyumu, 21 – 24 Kasım 2007 tarihlerinde gerçekleştirildi.

Üniversitenin tarafsız ortamında sektörü temsil eden tüm kesimlerin özgürce fikirlerini ortaya koyma fırsatı bulduğu sempozyumun sonuç bildirgesi şöyle özetleniyor:

Şu anda anolog yayınların yapıldığı Türkiye’de anten kirliliği yaşanmaktadır. Yoğun vericilerin olduğu bölgelerde baz istasyonlarının taşıdığı risklerden daha büyük riskler mevcuttur. Bu nedenle, karasal-sayısal yayıncılığa geçişin hızlandırılması gerekmektedir.

Mobil kapsama alanı ile ilgili sıkıntılar devam etmektedir. İleri teknolojinin hizmete sunulabilmesi için öncelikle kapsama alanı ile ilgili bu sorunların giderilmesi gereklidir.

Şu anda nüfusu 10 bini aşkın olan yerlerdeki kapsama oranı yüzde 98’ler seviyesindedir. Ancak 10 bini aşkın yerleşim yeri sayısı yalnızca 645’tir. Türkiye’deki toplam yerleşim yeri sayısı 38 binden fazladır. Bu bölgelerdeki kapsama alanı sorunu hala devam etmektedir.

İstanbul ile Anadolu’daki yerleşim yerlerinin aynı seviyedeki kapsama alanlarına sahip olması öncelikli konudur. Bununla ilgili altyapı çalışmalarının başlaması zorunludur. Sayısı 300 ila 500 arasındaki bölgelerdeki altyapı fonları için Evrensel Hizmet Fonu kullanılacaktır.

Türk kullanıcısının Türkçe karakterlerle ilgili mağduriyeti söz konusudur. Operatör ve ithalatçıların bu konuda daha duyarlı davranmaları gerekmektedir. Türkçe karakter sorununun uluslararası alanda kabul görmesi için ciddi çaba gerekmektedir.

İhalelerde öne sürülen şartlar yerli üreticinin önünü kesmektedir. Bu konuda bir pozitif ayrımcılığa gidilmesi gerekmektedir.

İç pazarda yerli ürünlere yönelik yeterli destek bulunamadığında yurtdışı ticari faaliyetlerde referans sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu da Türk firmalarının yurt dışı satışlarındaki kar marjlarını önemli miktarda aşağıya çekmektedir.

Hindistan’ın ‘bir yazılım merkezi’ olduğu algısı, Avrupa ile arasında bulunan saat farkları nedeniyle giderek azalmaktadır. Bu durum, Türkiye’nin bu avantajı kendi lehine çevirebilmesi için önemli bir fırsattır.

Türkiye’de teknolojinin istenilen ölçüde gelişmesi ve ilerlemesi için farklı bakanlıklara görev paylaştırmak yerine tek bir Teknoloji Bakanlığı kurulmalıdır.

Telekomünikasyon sektöründe yaşanan sıkıntıların çözüme kavuşturulması için devlet iradesinin ortaya konarak politikaların belirlenmesi gerekmektedir. Tek başına yasal düzenlemelerle ve kurumların tekil çabalarıyla varolan sorunlar giderilemez.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious