Türkiye'de bilirkişi sorunu var

  • Giriş : 06.12.2006 / 00:00:00

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, cezaevlerine gittiğinde herkesin kendisine, ''Baba yakında af var mı?'' diye sorduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TBMM Genel Kurulunda, temel yasa olarak ele alınan ceza mevzuatına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik öngören yasa teklifinin ikinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Acarİstanbul'da yasalara aykırı rapor veren bilirkişiyle ilgili işlem yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine Bakan Çiçek, Türkiye'de bilirkişilik sorunu olduğunu, bunu göreve geldiği günlerde de dile getirdiğini söyledi.

Bunun, doğrudan insanla ilgili bir konu olduğunu ifade eden Cemil Çiçek, vicdanıyla, hassasiyetle karar veren bilirkişiler olduğu gibi, ''işini bilerek'' rapor veren bilirkişiler de bulunduğunu kaydetti.

Adalet Bakanı Çiçek, bilirkişi sorununun bedelini yargının çektiğini, faturanın yargıya çıktığını dile getirdi.

Bilirkişilerin, en üst düzeyde eğitim gören kişiler olduğuna işaret eden Çiçek, ''Yolsuzluğun en önemli ayaklarından bir tanesi budur'' dedi.

Bakan Çiçek, konuyla ilgili düzenleme yaptıklarını ancak düzenlenmesi en zor alanlardan biri olduğunu belirtti.

Bu tür raporları verenlerle ilgili işlem yapmakta ciddi zorluk bulunduğunu anlatan Çiçek, ''bu benim kanaatimdir'' denildiğini, zorluğun buradan kaynaklandığını söyledi.

''TİRYAKİLİK''

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, çok sayıda af yasaları çıkarıldığını da anımsatarak, ''Yargı kararlarını etkisiz hale getiren, cezaların caydırıcılığını ortadan kaldıran birkaç yanlışı, geriye dönük siyaset kurumu olarak biz yaptık'' diye konuştu.

Her 1.5 yılda bir af çıkarıldığını, bunların sayısını bilmekte bile zorlandıklarını vurgulayan Çiçek, şöyle konuştu:

''Böyle af çıkarıp, adam öldürmüş insanı 5-6 yıl sonra sokağa bırakırsak, bugün karşılaştığımız üzücü durumlar, bu sıkıntılardan dolayıdır.

Ne zaman cezaevlerine gitsem, herkesin bana söylediği 'baba yakında af var mı?' Çünkü alışmış, bu iş tiryakilik haline gelmiş. İçerde sorulan soru budur.'' CHP Niğde Milletvekili Orhan Eraslan'ın tepkisi üzerine Çiçek, geriye dönük 8 kez pişmanlık yasası çıkarıldığını, bunların AK Parti'nin değil, devletin ihtiyacı olarak geldiğini vurguladı.

Bakan Çiçek, CHP'li Eraslan'a, ''20 milletvekili kapalı oturum isteyin, pişmanlık yasası olarak adlandırılan bu yasaların, hangi zaruretle, ne zaman, ne için parlamentonun önüne geldiğini, burada izah edeyim. Kapalı oturum dilekçeni ver, anlatayım'' önerisinde bulundu.

''İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONUNDA GÖRÜŞÜLSÜN''

İkinci bölüm üzerinde CHP grubunun görüşlerini dile getiren Çorum Milletvekili Feridun Ayvazoğlu da ceza hukukunda, mağdur, sanık ve kamu vicdanının tatmin edilmesi gerektiğini, bu teklifle, ''pazarlık hukukunun'' ceza sistemine gireceğini savundu.

ANAVATAN Mersin Milletvekili Hüseyin Güler ise teklifin yasalaşması halinde Cumhurbaşkanından geri döneceğini öne sürdü.

AK Parti adına konuşan Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ ise dolandırıcılık suçunun da katalog suç kapsamında yer almasını önerdiğini buna rağmen ''YİMPAŞ'ı korumak için mi koymadınız?'' şeklinde eleştiriler yöneltildiğini söyledi.

CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin de Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Kanununda yapılacak değişikliklerin, öncelikle TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda görüşülmesi gerektiğini, aksi halde insan hakları ihlallerine ve bu konuda şikayetlere neden olacağını belirtti.

Konuşmaların ardından teklifin 2. bölümünün maddelerine geçildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious