Türkiye'de Çince'ye ilgi artıyor

Türkiye'de Çince'ye ilgi artıyor.15536
  • Giriş : 04.02.2007 / 00:00:00

Çin'in dünyanın önde gelen ekonomileri arasında yer alması, Türkiye'deki üniversitelerde ''Çince Mütercim Tercümanlık'', ''Çin Dili ve Edebiyatı'' ile ''Sinoloji'' bölümlerine ilginin artmasına neden oluyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ankara Üniversitesi (AÜ) Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nde Sinoloji, Erciyes Üniversitesi ile Fatih Üniversitesi Fen-Edebiyat fakültelerinde Çin Dili ve Edebiyatı bölümleri, Okan Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesinde ise Çeviribilimi Bölümü Çince Mütercim Tercümanlık lisans programı bulunuyor. 4 üniversitedeki bu bölümlerin toplam kontenjanı ise 130.

Kayseri Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Doğan Bulut, Çin Dili ve Edebiyatı bölümünün 1999-2000 öğretim yılında eğitime başladığını, bölümde şu anda 113 öğrencinin eğitim gördüğünü söyledi. Bulut, bölümde bir doçent, bir öğretim görevlisi ile Çinli 2 okutmanın görev yaptığını anlatarak, şunları kaydetti:

''Bölüm kurulduğunda, laf olsun diye kurulmuş gibi gözüküyordu ve mezunların çok endişesi vardı iş bulma konusunda. Ama şu anda belki inanmayacaksınız, hepsi çalıştığı için asistan olacak öğrenci bulamıyoruz. Genellikle direkt ekonomiyle bağlantılı alanlar, Çin'de üretim yapan Türk firmaları, Çin ile çalışan ithalat-ihracat firmalarında çok iyi işler buluyorlar. Şu anda mezunlarımızın belki büyük bir kısmı Çin'dedir.'' Doğan Bulut, bölümün kontenjanının tamamının dolduğunu dile getirerek, Çin dilinde lisansüstü eğitimi vermeyi planladıklarını bildirdi.

ATATÜRK'ÜN TALİMATIYLA KURULAN BÖLÜM
AÜ Sinoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bülent Okay da, Sinoloji'nin ''Asya'nın merkezi kültür alanı olan Çin'i konu eden bir bilim dalı olduğunu ve Çin dili ve uygarlığını incelediğini'' ifade ederek, bölümün Türkiye'de bu alandaki en eski bölüm olduğunu belirtti.

Okay, ''Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi 1935 yılında kurulduğunda, Atatürk'ün talimatıyla Sinoloji bölümü de oluşturulmuş'' dedi.

Prof. Dr. Okay, bir Çinli öğretim üyesi ile 2 araştırma görevlisi bulunan 4 yıllık eğitim veren bölümde 120 öğrenci bulunduğunu kaydederek, bölümün özellikle son yıllarda Çin'in dünya ekonomisindeki ağırlığının artması ve Türkiye-Çin ekonomik ilişkilerinin gelişmesiyle daha çok ilgi görmeye başladığını bildirdi.

Fatih Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Uslu ise Çin Kuzey Batı Normal Üniversitesi'nden 3 öğretim üyesinin ders verdiği Çin Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde şu anda 1. ve 2. sınıflarda yaklaşık 45 öğrencinin bulunduğunu belirtti.

Uslu, bölüme 1996'dan bu yana öğrenci alındığını, ancak mütevelli heyeti kararıyla bir süre öğrenci alınmasına ara verildiğini dile getirerek, ''Günden güne bu branşa ilgi daha çok artıyor. Bu artış, iki ülke arasındaki özellikle ekonomik ilişkilerin daha bir aktif hale gelmesinden kaynaklandı. İkincisi, insanlar bölümden mezun olduğunda boşta kalmayacağını bildiği için, turizm sektörü, Türkiye'de veya Çin'de çalışma imkanları çok geniş olduğu için tercih ediyor'' diye konuştu.

ÇİNCE MÜTERCİM TERCÜMANLIK
Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadık Kırbaş da çok yakın bir zamanda ekonomik açıdan dünyanın en güçlü ülkeleri arasında yer alması beklenen Çin'in Türkiye ile ilişkilerinin giderek arttığını hatırlatarak, şunları kaydetti:

''Üniversite olarak siyasal ilişkilerin gelişmesinde, ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesinin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Bu ilişkilerde yazılı ve sözlü çeviri yapabilecek uzman çevirmenlere gereksinim var. Bunlar yetişirken aynı zamanda işletme, turizm, muhasebe, finansman gibi dersleri de almalarında yarar var. Çünkü sadece mütercim tercüman olarak değil, gerekirse yönetici de olabilsinler. Biz bu ihtiyacı karşılamak için Çince Mütercim ve Tercümanlık programını açtık. Çin ile ticari ve ekonomik ilişkilerde gerekli olan yazılı ve sözlü çevirileri yapacak teknik bilgilere sahip eleman yetiştiriyoruz.'' Sadık Kırbaş, bölümde Pekin Dil ve Kültür Üniversitesi'yle yaptıkları iş birliği çerçevesinde Çin'den öğretim üyelerinin ders verdiğini belirterek, bu alanda öğretim elemanı ihtiyacını karşılamak üzere Çeviribilim Yüksek Lisans Programı'nı açtıklarını, Çin dili ve kültürünün yayılmasında önemli katkısı olan Konfüçyüs Enstitülerinden birini de Okan Üniversitesi'nde kurmak istediklerini kaydetti.

Çeviribilim Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Elif Daldeniz de, Çince Mütercim ve Tercümanlık programında hazırlık ve birinci sınıfta toplam 27 öğrencinin bulunduğunu söyledi.

Bölümün Türkiye'deki tek Çince Mütercim ve Tercümanlık programı olduğunu vurgulayan Daldeniz, ''Türkiye'de çok az uzmanın yetişmiş olduğu Çince bölümünden mezun olanların önleri çok açık. Gerek resmi kuruluşlarda, gerekse de şu anda yoğun olarak Çin ile iletişime geçmeye, ticari bağlantılar kurmaya çalışan büyük ve orta ölçekli şirketlerde yer alabilirler'' dedi.

TÜRKÇE BİLEN ÖĞRETİM ÜYESİ...
Bölümün Türkçe bilen Çinli öğretim üyesi Wei Lili de Türkçe'yi, 2003'te öğrenci olarak geldiği İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu'nda öğrendiğini, ülkesinde ''Çin dili ve edebiyatı öğretmenliği'' yaptığı için Türkiye'de ders vermeye başladığını anlattı.

Lili, Çince'nin başta öğrencilere yabancı ve zor geldiğini belirterek, ''Genellikle telaffuz ederken zorlanıyorlar. Bir de yazma konusunda çok zorluk çekiyorlar. Çünkü Türkçe, Latin harfiyle yazılıyor, fakat Çince'de biz çizgilerle, daha görüntülü olarak yazıyoruz. Hafızayı daha güçlü şekilde çalıştırmak gerekiyor. 17-18 yaşından sonra sonra yeni bir dili öğrenmek çok zordur, fakat çalışarak çok başarılı olan, çok güzel yazan, konuşan öğrencilerimiz de var'' diye konuştu.


Programda eğitim gören öğrencilerden Esra Yabız, Çince'yi Türkiye'de sadece 28 kişinin profesyonel anlamda bildiğini belirterek, bu nedenle Çince öğrenmeyi tercih ettiğini söyledi.

Derslerde zorlandıklarını belirten Yabız, ''Bir Fransızca'da sadece o kelimeyi öğrenmek varken, Çince'de hem tonunu, hem karakterini, hem okunuşunu öğreniyorsunuz. O karakterlerin de bir yazılışı var, onu da öğrenmek zorundayız. Çok zor kesinlikle. Sıfırdan başlıyoruz. Ama pişman değiliz. Mezun olduktan sonra ithalatla ilgilenen bir şirkette mütercim tercüman olabileceğimi düşünüyorum'' dedi.

Ergin Şakoğlu da, Çince öğrenmenin, harf yapısının Latin harflerinden farklı olması nedeniyle zor olduğunu, yazarak çalıştıklarını belirtti. Şakoğlu, mezun olduktan sonra ticaret ya da turizm alanında çalışmayı düşündüğünü ifade etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious