'Türkiye'de emeklilik sistemi iflas etmiştir'

  • Giriş : 29.04.2006 / 00:00:00

Türkiye'nin çok genç bir nüfusa sahip olmasına rağmen emeklilik sisteminin iflas ettiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı'nca Dedeman Otel'de düzenlenen, Doğu Karadeniz Bölge Toplantısı'nda konuşan Müsteşar Enis Yeter, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı hakkında bilgiler verdi. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ve Bağ-Kur'un hazine tarafından finanse edilir hale geldiğini vurgulayan Yeter, "Bunun bir çok nedeni var. Ama en önemli nedeni; 1990'lı yılların başında insanlar 38 yaşında emekli oluyorlardı. Yani 20 yıl pirim ödeyecek ama 40 yıl devletten maaş alacak. Böyle bir sistemin ayakta kalması mümkün değildi. Geldiğimiz bu noktada, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı reformun bir an önce çıkarılması zorunluluğu ortaya çıktı. Hazırlanan sosyal güvenlik reformu, tüm nüfusu yoksulluğa karşı koruyarak genç nüfusumuzun dinamizminden de yararlanarak sürdürülebilir bir finansman yapısı oluşturmayı hedeflemektedir." dedi.

Yeter, Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle kıyaslama yapıldığında Türkiye'nin çok genç bir nüfusa sahip olduğunu hatırlattı. 'Buna rağmen emeklilik sistemimiz iflas etmiş durumda' diyen Yeter, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Halbuki bizim önümüzde demokratik bir fırsat penceresi var. Çok genç ve çalışabilir bir nüfusumuz var. Ama Avrupa ülkelerinde gördüğümüz gibi nüfus oranı geriye giden, yaşlı bir nüfusa sahipmişiz gibi sosyal güvenlik sisteminin çöktüğünü görüyoruz. Bu bir çelişkidir. Bu reformun en temel yaklaşımı çalışanı, işvereni, vatandaşı odak noktasına almasıdır. Mevcut çalışanların kazanmış hakları, mali hakları korunacak. Kimsenin terettüt etmesine gerek yok. Bu yasa 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. O tarihten sonra sisteme dahil olan ya da mevcut çalışanların çalışmalarını bağlayacağı için kazanılmış hakların korunmasında hiç bir sorun yoktur."

Reformun getirmiş olduğu bir ayağının da sağlık sigortası olduğunu ifade eden Yeter, "Tüm nüfusun kapsama alınması, herkesin eşit ve haklara sahip olması ön görülmektedir. Şu andaki mevcut yapı belli bir sistem ön görmemekte, insanlar her gün hastahaneye gidip aynı konuda değişik doktora muayene olabilmekte, değişik ilaçlar alabilmektedir. Getirilecek sistemde insanların öncelikle sağlık durumunu yakından bilen, takip eden aile hekimi müessesi olacak. O aile hekiminin kontrolünde kişinin sağlık hizmeti yönetilecektir. Yani hizmette tek zincir olacaktır." diye konuştu.

Yeter, AB'liği sürecinin önemli bir bölümünü sosyal politikaların oluşturduğunu ifade etti.





Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious