'Türkiye'de ilaç pazarı büyüyor'

  • Giriş : 02.12.2006 / 00:00:00

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Başkanı Mehmet Domaç, Türkiye'de ilaç pazarının gittikçe büyüdüğünü söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Adana Eczacı Odası'nın 50. kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde Seyhan Oteli'nde düzenlenen "Geçmişte ve Gelecekte Eczacılık" konulu panelde konuşan Domaç, ülkede tüm kurumların değiştiğini, eczacıların da bu sürece ayak uydurmasını istedi. Bu doğrultuda TEB'in önümüzdeki dönemde 3 enstitü ve 1 araştırma merkezi açma kararı aldığını açıklayan Domaç, hızla değişen koşullara karşı bu tedbirlerin zorunlu hale geldiğini vurguladı. Ülkede 2005 yılında 6 milyar 600 milyon dolarlık ilaç tüketiminin gerçekleştiğini kaydeden Dolmaç, sektörde 1 milyar 212 kutu ilacın alındığını dile getirdi. Dolmaç,"Türkiye'de ilaç pazarı iseter istemez büyüyür. Bu herkesin görmesi gerekir" dedi.

Kişi başına sağlık harcaması ile ilaç tüketimi arasında ciddi bir ilişkinin bulunduğuna dikkat çeken Dolmaç, 2004'te fert başına düşen 36 dolar ilaç tükemi miktarının son iki yılda daha da arttığını ifade etti.

Türkiye'de ilaç ithalatının da yükseldiğine işaret eden Mehmet Domaç, ithal ilaç pazarının kutu bazında yüzde 12'lik bir paya; ciro açısından yüzde 38'lere ulaştığını aktardı. Giderek daha fazla ithal ilacın hastaya verildiğini ve eczacıların kar paylarının düştüğünü anlatan Domaç, ülkenin ilaç ve ilaç hammadesi bakımından dışarıya bağımlı hale geldiğini bildirdi. Domaç, daha sonra şunları söyledi: "İlaç sanayisi ciddi şekilde jenerik üretmek ve dünya pazarı ile rekabet etmek zorunda. Ayrıca, Ar-Ge yatırımlarına yönelmeli. Bunu yapmazsa küçülmek durumunda kalacak. Dünya ilaç tekeleri bu sektörü işgal ettikçe, ithal ilaca göç başlıyor. Karlılık düşüyor. Sonuç olarak eczacıların ekonomik yaşam alanı daralıyor."


ECZACIBAŞI: "TEZGAH ÜSTÜ İLAÇLAR KONUSUNDA BEKLENTİLERİMİZ VAR"


Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı da sağlıkta aksaklıkların yaşandığı ülkede eczacıların hastalara yönelik danışmanlık hizmetlerinin büyük önem kazandığını belirtti. Hastaların ilaç konusundaki güvenliğinden öncelikle eczacıların sorumlu olduğunu hatırlatan Eczacıbaşı, Avrupa Birliği'ne (AB) uyum sürecinde eczaneler ve eczacılara ilişkin reform düzenlemeleriyle mesleğin yapısının değişeceğine değindi. Bu kapsamda eczane açılmasının belli kriterlere bağlanacağını ve piyasadaki dağılımda dengeli bir sistemin oluşturulacağını anlatan Eczacıbaşı, AB uyum süreci ve Sosyal Güvenlik Reformu'ya eczacıların yapısal olarak dönüşüme geçeceğini söyledi.

Özellikle tezgah üstü ilaçlar hususunda bir takım adımların atılmasını beklediklerini vurgulayan Eczacıbaşı, bu doğrultuda ürünlerin ruhsatlandırılmasını ve fiyatlarının serbet bırakılmasını önerdi. Reçeteli ve reçetesiz her ilacın mutlaka eczanede satılmasını gündeme getiren Eczacıbaşı, eğitiminin 5 yıla çıkmasıyla daha donanımlı eczacıların yetişeceğine dikkat çekti. Türk ilaç sanayine yaptıkları katkıların öyküsünü de aktaran Eczacıbaşı,"Eşdeğer ilaç kullanımı teşvik edilmeli. Böylece kamu yararı sağlanacağı gibi rekabet ortamı da oluşmuş olacak. Eşdeğer ilaç kullanımı konusunda resmi otoritenin ve hastaların bilgilendirilmesi gerekir" diye konuştu.


BARUT: "İLAÇ ÜLKEDEKİ EN STRATEJİK SEKTÖR"


Abdi İbrahim İlaç Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut ise yerli ilaç sanayinin geriye gitmesinden yakındı. Abdi İbrahim'in üçüncü kuşak temsilcisi Barut, sektörde daha ileri gitmek istediklerini kaydetti.

Dedelerinin Türk ilaç sanayinin gelişmesine koydukları katkıyı sinevizyon gösterimiyle sunan Barut, yerli ilaç firmalarının Avrupa standartlarında üretim yaptığını ifade etti. Bir ülke için en stratejik ürünün ilaç sektörü olduğunu dile getiren Barut, şu bilgileri verdi:

"Türk yerli sanayinin fazlası var, eksiği yok. Biz sadece Türkiye için üretim yapmıyoruz. Avrupa standartlarında çalışıyoruz. Ne yazık ki çok uluslu firmalar, eşdeğer ilaçları devamlı karaladı. Ama şimdi hepsi jenerik ilaç üretmeye karar verdi. Daha bunun arkası gelecektir. Biz şimdi 40 yabancı firmayla çalışıyoruz. Her ilacın eşdeğeri var. Biz bundan hiç rahatsızlık duymuyoruz. Çünkü pazarda rekabet etmek zordur. Son zamanlarda çok trajik bir şekilde yerli ilaç fabrikaları ya kapatılıyor veya el değiştiriyor. Maalesef ulusal sanayi yok oluyor."

TEB Genel Sekreteri Erdoğan Çolak'ın yönettiği programda Selçuk Ecza Deposu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Keleşoğlu'da 1958'de kurdukları firmalarının alanında Türkiye'nin en büyüğü haline geldiğini ifade etti. 1990'larda ülke genelinde 400 bulan ecza deposu sayının 1999'lara gelindiğinde yüzde 90'nın battığını açıklayan Keleşoğlu, batan depolarla sanayinin büyük zarar gördüğünü anamsattı. Şu anda 500 çalışanı, 2 bin hizmet aracı ve 100'den fazla eczacı istihdamıya Türkiye genelinde faaliyet gösterdiklerini bildiren Keleşoğlu, ecza depolarının hizmet kalitesi bakımından Amerika ve Avrupa standartlarını yakaladığını sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious