'Türkiye'de Kürt sorunu yok, terör sorunu var'

  • Giriş : 26.11.2005 / 00:00:00

NIGDE - Büyük Birlik Partisi(BBP) Genel Baskani Muhsin Yazicioglu, Türkiye'deki terör olaylarinin arkasinda uluslararasi güçler bulundugunu ve Ortadogu'yu ele geçirmek istediklerini belirterek, "Bu ülkede nerede Kürt sorunu varmis.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Partisinin Nigde Teskilati tarafindan düzenlenen "Emperyalizmin Himayesindeki Bölücülük ve Terör" konulu konferansa konusmaci olarak katilan BBP Genel Baskani Mühsin Yazicioglu, konferansin düzenlendigi Belediye Dügün Salonu'na giriste "Basbakan Muhsin" sloganlari ile karsilandi.

Millet olarak artik fedakarlik yapilmadigini, degerlerin kayboldugunu, durusun gittigini, ilkenin yok oldugunu, ilkesiz, ölçüsüz, kimliksiz bir varlik haline gelindigini belirten Yazicioglu, siyaset adina yola çikmis olanlarinda durusunun olmadigini, kendi kabahatini baskasina atma, kendi döneminde yapamadiklarini unutturma ve her dönemin sartlarina göre renk degistirme, her dönemde suyun üstünde kalma anlayisiyla ve kendi bulundugu noktaya göre dava tabir etme, kendinin bulundugu noktadan tarif ettigi her seyi dava olarak görme nedeniyle bir yozlasma ile karsi karsiya oldugumuzu söyledi.

Türkiye de halkin sahipsiz birakildigini, vatandasin güven duygusunu kaybettigini, artik vatandasin asker deyince tereddüt içinde kaldigini ifade eden Yazicioglu, "Iste Semdinli de bir olay olmus provokasyon olabilir mi deyince herkesin sustugunu görüyoruz. Hayir yapmaz demiyor. Hayir böyle olmaz demiyor. Neden çünkü zamaninda derin devlet görmüs, düz devlet görmüs. Derin iliskilerin tezgahlarina düsmüs. Bu ülkede 27 mayislari, 12 martlari, 12 eylülleri 28 subatlari görmüs bütün bunlarin yasandigi dönemlerde hep milletin zarar gördügünü tespit etmis. Sonunda bütün temel kurumlarimizin istismar edilerek kullanildigini fark etmis. Sonuçta milletimiz kontipiye de birakilmistir. Bunlarin hepsi bilinçli yapilmistir kimileride alet olmustur. Bu ülkede kimisi cumhuriyet, kimisi devlet, kimisi Islam, kimisi Atatürk adina siyaset yapti. Iktidara geldikten sonra iddia ettikleri degerleri ilk önce kendileri çignediler ve üzerinden siyaset yaptiklari degerlere zarar verdiler ve gittiler. Biz Islam'i temsil etmiyoruz. Biz Türk milletini temsil etmiyoruz. Çünkü Türk milleti ve Islam herhangi bir siyasi parti tarafindan temsil edilemez. Islamlik ve Türklük ugruna feda olunur, ugruna can verilir. Biz bu degerleri temsil etmeyiz. Bu degerlere teslim oluruz. O degerlerin hizmet kari oluruz" diye konustu.

Ülkede degerlerin alt üst olmasi, durus kaybolmasi nedeniyle meydanin bosta kaldigini öne süren Yazicioglu, "Türkiye, iste bu bosluklardan dolayi bu noktaya geldi. Türkiye'nin en önemli sorunu terördür. Terörün arkasinda uluslararasi güçler var. Islamci, Türkçü, Kürtçü, demokrat, Atatürkçü olabilirler, her kiliga girebilirler ve girmislerdir. Birileri dün Türk polisine fruko, Türk askerine oligarsinin bekçileri diyorlardi. Arkasindan gittiler Apo'nun yalakaligin yaptilar, simdi gelip Atatürkçülük yapiyorlar. Iste bu sahtekarlarin yüzünden kimse bir seye güvenemez hale gelmistir bu memlekette. Bu uluslararasi güçler dün Sevr'i önümüze dayatti. Bugün da PKK'yi önümüze getirdi onu masa olarak kullanip ikinci Sevr'i imzalatmak istiyorlar. Bölgemizdeki enerji koridorlarina sahip olmak, petrol kaynaklarini elinde tutmak, Israil'in güvenligini saglamak ve hegonomik anlayislariyla cografyayi sekillendirmek amaciyla Ortadogu da at oynatanlar var. Bunlarin maksadi demokrasiyi getirmek insan haklarini getirmek degildir. Bütün bunlari görüyoruz ve biliyoruz. Çözümü Kürt sorunu falan diye korsaniz. Eger sen sorunu etnik bir sifatla konsan, çözümünü de etnik yaptirirlar sana. Kürt sorunu dersen masaya Kürt sorunu diye getirirler. Iste o zaman PKK'nin kucagina bütün Kürtleri itmis olursun. Nerde Kürt sorunu varmis, niye Kürtler sorun Türkiye'de ben Kürtleri sorun kabul etmiyorum. Onlari kardes kabul ediyorum" seklinde konustu.


YAZICIOGLU: VATAN IÇIN PARTIM VE CANIM FEDA OLSUN


Ülkenin zor bir dönemden geçtigini, iktidariyla, muhalefetiyle, basiniyla, sivil toplum örgütleriyle, askeriyle, kadiniyla, erkegiyle bir kere daha basimizi ellerimizin arasina alarak Türk milleti ve gelecegi için ne yapilabileceginin düsünülmesi gerektigini kaydeden Yazicioglu, söyle konustu; "Iktidarin günü kurtarmak adina, muhalefette olanlarin ise sadece iktidari karalamak adina hakikatleri görmezden gelirlerse, içinden geçtigimiz sartlarin zorluklarini ve olumsuzluklarini birbirinin üzerine atarak sorumluluklari, sadece avantaj saglamak amaciyla olaylari degerlendirirlerse tarih kirildiginda, bu gelen çigin altinda hep beraber kalacagiz. Iste bu sorumluluk içerisinde meseleleri degerlendirmek durumundayiz. Sahsen ben bu sorumluluk çerçevesi içerisinde bakiyorum ve bana ne düser diye bakiyorum. Ben ne yapabilirim diye bakiyorum. Ben hangi sorumlulukla karsi karsiyayim, bana düsen fedakarlik nedir diye bakiyorum. Bu anlayis içinde baktigim için diyorum ki, eger vatanim bölünecekse, eger milletim parçalanacaksa, eger son Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti yikilacaksa, eger bayragim düsecekse, eger bi yurdun üzerinde ezan seslerim susacaksa ne partisi, ne pirtisi, ne canim hepsi seda olsun. Geçin bunlari diyorum. Eger bunlarla karsi karsiya oldugumuz idrakine varirsak, ben yapmam gereken bir seyle karsi karsiyayim da siyasi hesap yapiyorsam, eger ben yapmam gereken bir sey varda sahsi ikbalimi düsünüyorsam, eger yapmam gereken bir sey varda canimi düsünüyorsam Allah beni kahretsin."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious