Türkiye'deki tıp fakülteleri kadavra ithal etmek istiyor

Türkiye'deki tıp fakülteleri kadavra ithal etmek istiyor.19629
  • Giriş : 28.01.2008 / 11:28:00

Türkiye'de kadavra bağışının yetersiz olması nedeniyle anatomi eğitimi aksayabilir.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Anatomi ve Klinik Anatomi Derneği Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Hamdi Çelik, anatomi eğitiminde kadavra üzerinde eğitim ve araştırma yapılmasının büyük önem taşıdığını, hem öğrencilerin hem de uzmanlık sonrası tıp doktorlarının bu konuda hemfikir olduğunu söyledi.

Öğrencilerin insan vücudunu her yönüyle tanımasının amaçlandığı anatomi dersinde kadavra üzerinde inceleme yapılamaması halinde ideal bir tıp eğitiminden söz edilemeyeceğini anlatan Çelik, bütün teknolojik gelişme ve imkanların bu ihtiyacı ortadan kaldırmadığını, maketle yapılan eğitimde insan vücudunun karmaşık yapısının tam olarak kavranamayacağını vurguladı.

''Anatomi bilgisinden yoksun tıp adamları bir köstebeğe benzerler ve belirsizlikler içerisinde karanlıkta çalışan elleriyle bir çok mezarlar kazarlar'' sözüne dikkati çeken Çelik, ceset üzerindeki çalışmanın aynı zamanda tıp öğrencilerinin ölümü kavrayıp bu duruma saygı göstermeleri için bir deneyim olduğunu da bildirdi.

İnsan kadavralarının tıp biliminin gelişmesi için kullanılmasında dini ve etik açıdan hiç bir sakınca bulunmadığını vurgulayan Çelik, ''İnsana olan saygıdan dolayı gerek kadavra üzerindeki çalışmalar esnasında gerekse sonrasında son derece özenli davranılıyor ve cenaze dini vecibelere uygun olarak defnediliyor'' diye konuştu.

Çelik, Türkiye'de hukuki ve dini açıdan şartların uygun olmasına rağmen kadavra bağışının çok yetersiz olduğunu belirterek, tıp eğitiminin vazgeçilmez unsurlarından birisi olan anatomi eğitimi için kadavra temininde büyük sıkıntı çektiklerini söyledi. İdeal bir anatomi eğitimi için en fazla 10 öğrenci bir kadavra üzerinde çalışması gerekirken Türkiye'de bu oranın istenilenin çok üzerinde olduğunu anlatan Çelik, ''Hatta bazı fakültelerde kadavra dahi bulunamıyor. Artan tıp fakültesi ve tıp öğrencisi sayısıyla yasaların uygulanmasındaki çekinceler bu sorunun temel nedenlerinden birini oluşturuyor'' diye konuştu.

Kadavra ihtiyacının halkın bağışlarıyla karşılandığı gelişmiş Ülkelerde onlarca kişinin bedenlerini eğitim ve bilimsel amaçlı tıp fakültelerinin anatomi bölümlerine bağışladığını kaydeden Çelik, ''Gelişmiş toplumların bilime olan inanç ve desteğinin önemli bir göstergesi olan bu bağışlar maalesef ülkemizde yok denecek seviyede'' dedi.

-''MEVZUAT UYGUN AMA UYGULAMADA SORUN VAR''-

Bir kaç yıl öncesine kadar anatomi anabilim dallarının kadavra ihtiyacının büyük oranda adli tıp kurumlarındaki sahipsiz ölülerle karşılandığını anlatan Çelik, tıp fakültesi sayısındaki artış ve AB'ye uyum amacıyla çıkarılan bazı düzenlemelerin yanlış yorumlanması nedeniyle böyle bir sorunun ortaya çıktığını söyledi.

Çelik, sahipsiz ceset ve insan bedeni parçalarının tıp fakültelerinde eğitim amaçlı kullanılmasının 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Kanunu'na uygun olduğunu ancak bunları yüksek öğrenim kurumlarına verecek adli otoritenin çekingen davrandığını söyledi. Cumhuriyet savcıları tarafından belediyelere teslim edilen sahipsiz cenazelerin tıp fakültelerinin bilgisi olmadan defnedildiğini belirten Çelik, yaşanan sıkıntının bir başka nedeninin de yasal düzenlemelerin hala uygulanmamasından kaynaklandığını bildirdi.

-ÖNERİLER-

Çelik, tıp fakültelerinde kadavra temini konusunda yaşanan sıkıntının çözümü için şu önerilerde bulundu:

-''Sahipsiz cenazeler cumhuriyet savcılığının ön incelemesini tamamlamasını takiben 2238 sayılı kanun uyarınca 6 ay süreyle olay mahalline en yakın tıp fakültesinde koruma altına alınıp, bu sürenin sonunda sahibinin çıkmaması veya kimlik tespiti yapılamaması durumunda savcılık bilgisi dahilinde tıp fakültelerinde eğitim amaçlı kullanılabilir. İncelemenin tamamlanmasının ardından cenaze belediyeye teslim edilerek defnedilir.

Sorunun çözümü için büyük bir duyarlılık gösteren Adalet Bakanlığı 22 Aralık 2007 tarihinde Cumhuriyet savcılıklarına yeni bir duyuru ileterek tereddütleri ortadan kaldırdı.

-Ölü doğan ceninlerle doğumdan kısa süre sonra vefat eden sahipsiz bebeklerin cesetleri de yine olay mahalline en yakın tıp fakültesinde koruma altına alınıp 6 ay süreyle bekletildikten sonra tıp fakültelerinde araştırma materyali olarak kullanılabilir. Bu cesetler de yine inceleme sonunda defnedilmek üzere belediyelere teslim edilir.

-Yeni hazırlanan Organ, Doku ve Hücre Nakli Hizmetleri Hakkındaki Kanun taslağında ölüm sonrası bağış ve sahipsiz ölülerin kadavra olarak kullanılmasına ilişkin detaylı bir düzenleme yer almalıdır. Bu konuda derneğimizin sunduğu görüşler tıp eğitiminin geleceği açısından mutlaka değerlendirilmelidir.

-Kadavra ithalinin bu sorununun aşılmasında nihai bir sonuç olacağını düşünüyoruz. Yurt dışından sağlanacak kadavralar Türkiye'ye getirilerek tıp fakültelerinde inceleme amacıyla kullanılmalıdır. Ulusal ve uluslararası mevzuatta konuyla ilgili netlik bulunmaması nedeniyle yeni yasal düzenlemeye ihtiyaç var. Sağlık Bakanlığı'nın bir üniversiteye Avrupa'dan hibe yoluyla kadavra getirilmesine izin verdiğini biliyoruz. Burada insan bedeninin ticari bir meta olarak kullanılmasının kesinlikle söz konusu olmadığını özellikle vurgulamak istiyorum. Bu, iki ülkenin bilimsel bir çalışma için işbirliği yapması olarak görülebilir. Azerbaycan, Ukrayna ve Hindistan'ın yanı sıra Uzakdoğu ülkelerinden bu yönde bir katkı alabileceğimizi düşünüyoruz.

-Ancak, uzun süreçli bağış kampanyaları ve ithal kadavradan ziyade çözülmesi gereken esas sorun, adli tıp kurumlarındaki sahipsiz cesetlerin eğitim amaçlı çok acil olarak alınabilmesidir.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious