'Türkiye'nin AB'ye üyeligi istenmiyor'

  • Giriş : 27.10.2005 / 00:00:00

ANTALYA - Demokratik Sol Parti Genel Baskani Zeki Sezer, Türkiye'nin AB'ye üye yapilmak istenmemesinin altinda tarimsal kaynak kullaniminin yattigini ileri sürdü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Fransa ve Ingiltere anlasmazliginin altinda da tarimsal desteklerin paylasiminin yattigini iddia eden Sezer, "Fransa, birlige yaptigi katkinin büyük bir kismini tarimsal destekle geri almaktadir. Türkiye'nin birlige girmesi ile bu geri dönüsüm büyük oranda azalacaktir." dedi.

AB ile Türkiye arasindaki tarimsal yapi farkliliklarinin giderilmesinde büyük sorunlar yasanacagini ifade eden Sezer, tarim müktesebatinin uyumlu hale getirilebilmesi için kirsal dönüsümün gerçeklestirilmesi gerektigini vurguladi.

AB'nin ileride tarima ayirdigi kaynagin azalacagini kaydeden Sezer, Türkiye ile AB arasindaki tarimsal uyum farkliliklarini da söyle anlatti: "Tarimda istihdam Türkiye'de yüzde 39 iken AB'de bu oran yüzde 6. Tarim Türkiye'de GSMH'nin yüzde 14'ünü olustururken AB'de GSMH'deki orani ancak yüzde 2,1. AB hektar basina 775 Avro destek verirken Türkiye'de verilen destek 161 Avro'yu geçmemektedir. AB yilda sekere 1,7 milyar dolar destek saglarken Türkiye de tarima verilen toplam destek 2 milyar Avro."

Türkiye'nin AB'ye girmesi için genis kapsamli bir tarim reformu yapmasi gerektigini vurgulayan Sezer, "AB, özellikle gida güvenligine önem veriyor. Bizdeki 39 laboratuvarin sadece 3'ü akredite. Yeterli laboratuvara sahip olamadigimiz ve uluslararasi standartta analiz yapmadigimi sürece AB'ye ihracat yapamayacagimizi görmeliyiz. Üretimi engelleyici politikalar uygulanmasi halinde Türkiye ile AB arasindaki yapisal uyum sorunu çözümlenemez bir hal alacaktir. Bu gerçekler karsisinda Türkiye bir tarimsal strateji olusturmalidir. Tarimsal sanayilesme hamlesi yapmalidir." diye konustu.

Antalya Ticaret Borsasi Baskani Ilhami Kaplan ise, Türkiye'nin AB üyeligi sürecinde pazar odakli ve rekabete dayali tarim anlayisina geçmesi gerektigini kaydetti. Tarim kesiminin temel sorunlari olarak, kayit disilik, arazi parçalanmisligi, veri tabani ve raporlama eksikligi, rekabet, standartizasyon, verimlilik ve egitim düsüklügü, analiz yetersizligi ve planlama yoksullugunu sayan Kaplan, "Son dönemlerde hizla gelisen bio-yakit bitkileri özellikle soya ve kanola ön plana çikiyor. Kanola bitkisinin kotasyona alinmasi için müracaat eden ilk borsayiz. Birkaç yil içinde ciddi sorunlarla karsilasmamak için bu günden üretim planlamasi yapmak durumundayiz." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious