Türkiye'nin adı '2 kere darbe' ile anılıyor

Türkiye'nin adı '2 kere darbe' ile anılıyor.16610
  • Giriş : 24.06.2009 / 20:40:00
  • Güncelleme : 24.06.2009 / 20:37:14

Avrupa'da 'darbe'nin iması bile suç kabul ediliyor, şakasına bile gülünmüyor. İşte dünya 'darbe' tarihi;

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye`de 1960 – 71 ve 80 darbelerine imza atanlar hâlen yargılanmadı, hatta 80 darbesini yapanlar için anayasada yargılamaya engel geçici 15. madde bile bulunuyor.

Askerî darbeler açısından komşumuz Yunanistan ile Türkiye`nin durumları birbirine benziyor. En azından darbe süreçleri açısından.

Fark, Yunanistan`ın darbecilerini yargılayıp cezalandırmış olmasında. Yunanistan`da askerî yönetim, 21 Nisan 1967 sabahı gerçekleştirilen darbe ile başladı ve 1974 yılının Temmuz ayında sona erdi. Bu dönem Yunan yakın tarihinde, Albaylar Cuntası`nın iktidarı olarak da biliniyor. 1974 Temmuz`un da Türkiye`nin gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekâtı, cunta iktidarının sona ermesindeki önemli etkenlerden kabul ediliyor. İktidarın tekrar sivil yönetime geçmesinden hemen sonra yargılanan cuntacı albaylar, ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Dünya tarihindeki darbeci generallerin en ünlüsü kuşkusuz, Şili`deki 1973 darbesini gerçekleştiren General Pinochet`dir. 11 Eylül 1973`te, Amerika`nın onay ve desteğini de alarak, sosyalist başkan Salvador Allende`yi devirip iktidara gelen Pinochet, 17 yıl bu Güney Amerika ülkesini diktatörlükle yönetmiştir. 1973 seçimlerinden yüzde 43 oyla birinci çıkan Allende başkanlığındaki hükûmet, General Pinochet yönetimindeki Ordu birlikleri tarafından devrildi. Allende`nin direnmesi üzerine Şili Hava Kuvvetleri başkanlık sarayı La Moneda`yı bombaladı. Bu esnada Başkan Allende öldü. Bunun intihar mı yoksa suikast mı olduğu ise ülkede hâlâ tartışılıyor. Darbenin ardından Şili kara kuvvetleri komutanı ve darbecilerin başı Augusto Pinochet devlet başkanı ilan edildi. Böylece Şili`de Pinochet`nin 1990`da iktidardan ayrılmasına kadar sürecek olan diktatörlük dönemi başladı.

General Augusto Pinochet, Ekim 1998`de Londra polisi tarafından tutuklandı. Tutuklamak için gerekli `arama` duyurusu İspanya`dan gelmişti. İngiliz mahkemeleri eski diktatörün yargılanmak üzere İspanya`ya `iade` edilebileceğine karar verdi. Pinochet 17 yıllık dikta yönetimi sırasında yaşanan 2 bin ortadan kaybolma ve öldürme olayıyla ilgili olarak yargılanacaktı. Söz konusu suçların çoğu Arjantin ve Şili`de işlenmesine rağmen, İspanyol mahkemesi, evrensel yargı hakkını ve bu ülkelerdeki yargı yollarının kapalı olduğu gerekçesini kullanarak yargılamanın İspanya`da yapılabileceğine karar verdi. Bunun üzerine Pinochet tutuklandı; ancak yargılanamadı. Mart 2000`de, akli kapasitesinin yargılanmayı kaldıramayacağına karar verilerek serbest bırakıldı ve ülkesine gönderildi. Pinochet`nin yargılanmaksızın Şili`ye dönmesi bir başarısızlık olsa da davanın bir başka ülkede açılabildiği gerçeği insan hakları savunucuları için önemli bir başarıydı. Darbeci general 2006 yılında ülkesinde kalp krizinden öldü.

İSPANYA`DA İMASI BİLE SUÇ

Avrupa Birliği üyesi ülkelerden İspanya`nın yakın tarihi de darbe deneyimleriyle dolu. 1936`dan 1975`e kadar, darbeyle iktidara gelen General Franco`nun askerî diktatörlükle yönettiği İspanya`da, son darbe girişimi 1981`de gerçekleşmişti. Albay Antonio Tejero`nun, komutasındaki jandarmalarla parlamentoyu bastığı darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Bu girişimin ardından AB ile üyelik müzakerelerine başlayan İspanya, kısa sürede toparlanarak birliğin önemli ekonomik güçlerinden biri hâline geldi. İspanya`da son darbe tartışmaları 2006 Ocak ayında yaşandı. Darbe imasında bulunan Kara Kuvvetleri Komutanlığı`nın ikinci adamı General Jose Mena Aguado, Savunma Bakanı`nın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile görevinden alındı.

Aguado`ya darbe açıklamasını yaptıran ise, Katalonya Özerk Yönetimi`nin, özerklik statüsüyle ilgili yeni bir tasarı sunmasıydı. General Aguado askerî bir kutlama sırasında yaptığı konuşmada, İspanyol Parlamentosu`nu Katalanların yeni özerklik statüsünün olduğu şekliyle kabul edilmemesi konusunda uyarmıştı. Kuvvetlerin İspanya`nın egemenliğinin, bütünlüğünün ve anayasasının güvencesi ve koruyucusu olarak gösterildiği anayasanın 8. maddesini hatırlatan General, `Herhangi bir statü anayasal sınırları aşarsa Silahlı Kuvvetler müdahale etmek zorunda kalır.` demişti. Konuyu değerlendiren İspanya Başbakanı Zapatero, General`e verilen cezanın normal bir demokraside temel ve doğru olduğunun altını çizmişti.

Avrupa ülkelerinde iması bile artık suç sayılan askerî darbeler, siyasi ve ekonomik istikrarın olmadığı çok sayıda Afrika ülkesi ve bazı Uzakdoğu ülkelerinde yaşanmaya devam ediyor. Kara kıtada 1952–2004 yılları arasında 73 askerî darbe gerçekleşmiş, başarısız olanlar da eklendiğinde sayının yüzü aştığı belirtiliyor. Afrika`nın yanı sıra, Pasifik ve bazı Uzakdoğu ülkelerinde de darbeler hâlen gündemden kalkmış değil. Darbecilerle yüzleşme ve hesap sorma noktasında Avrupa ülkelerinin diğerlerine kıyasla çok önde olduğunun altını çizmek gerekiyor.

DARBEYLE İŞBAŞINA GELEN LİDERLER

Türkiye'yi listedeki ülkelere mi benzetmeye çalışıyorlar?

Cemal Gürsel Türkiye 1960

Georgios Papadopulos Yunanistan 1967

Saddam Hüseyin Irak 1968

Muammer Kaddafi Libya 1969

K. bin Seyd El Ebu Seyd Umman 1970

Augusto Pinochet Şili 1973

Ziya ül Hak Pakistan 1978

T. Obiang N.Mbasogo Ekvator Ginesi 1979

Kenan Evren Türkiye 1980

Lansana Conté Gine 1984

Blaise Compaoré Burkina Faso 1987

Zine el Abidin bin Ali Tunus 1987

Than Shwe Myanmar 1988

Ö. Hasan Ahmet el Beşir Sudan 1989

Yahya Jammeh Gambia 1994

Hamad bin Khalifa Katar 1995

Pervez Müşerref Pakistan 1999

François Bozizé O. Afrika Cum. 2003

J. V. Bainimarama Fiji 2006

Ould Abdel Aziz Moritanya 2008

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*