Türkiye'nin beş ayıbı

  • Giriş : 14.01.2007 / 00:00:00

'Uyum yasalarını kabul ederken gösterdiğimiz hassasiyeti, uygulamada göstermiyoruz.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kadını işte, Meclis'te görmek zor, mezarda bulmak kolay
Geçen yıl 25 kadın 'namus', 150 kadın ev içi şiddet nedeniyle katledildi. Daha dün bir kadın, 'makarna pişirdiği için' öldürüldü. 10 kadından altısı istismar ediliyor. Cinsiyet ayrımcılığı her yerde. 1935'ten beri Meclis'e 8 bin 294 erkek, 186 kadın girdi...

Çocuklarımız haklarını daha 1929'da talep etmişti...
1929'un Türkiye'de çocuklar için çok özel bir anlamı var. 23 Nisan ilk kez bu tarihte kutlandı. Nisan 1929'da, yani tam 78 yıl önce örgütlenen 4 bin çocuk ilk kez TBMM'den haklarını talep etti. 'Çocuk Hakları Sözleşmesi'yse 1995'te uygulamaya geçti.

Yeryüzündeki çileli dostlarımızla biz lafta eşitiz
"Bütün hayvanlar saygı gösterilme hakkına sahip" diyen Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi 1978'de ilan edildi. Türkiye Hayvanları Koruma Yasası'nı 2004'te çıkardı. Ancak hâlâ her gün bir yerden bir katliam ya da bir işkence haberi geliyor...

'Ya yıldızlara hayatı götüreceğiz Ya dünyamıza inecek ölüm...'
Bitki ve canlı türleri bakımından dünyanın en zengin ülkelerindeniz, ama yok etme yarışında da varız. Bakanımız, bir çocuğa şu yanıtı veriyor: "Sana bunları kim sorduruyor!" Ömer Madra: 2006 çevre bakımından uyanış yılıydı, 2007 umut ve eylem yılı olsun.

Engelliye karşı ulusal tutum: Görmezden gelmek
Türkiye'de 8,5 milyon özürlü var, aslına bakarsanız, gerçek sayı bilinmiyor. Örneğin, terörün kaç kişiyi sakat bıraktığı meçhul.
Özürlülerin nüfusa oranı yüzde 12.29; yüzde 36'sı okuryazar değil. Yasayla verilen haklar, yönetmeliklerle imha ediliyor...

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious